yaşama hevesimin damla damla sömürüldüğü bir gündeyim. bir şeyden hevesim kaçınca alın beni öldürün. her konuda geçerli bu heves kavramı benim için. aile olur, ilişki olur, iş olur, okul olur. olur oğlu olur.
bir an çok iyi hissediyorken, bir an ölmek isteyecek kadar mutsuzlaşmamın şu anki sebebi bana göre yetersiz. ama neden böyle hissettiğimi biliyorum, tepki verememek beni bu hale getiren. hatta tepki verme fırsatımın bile olmaması.
normal şartlarda alınma potansiyelimin olduğu bir durum içindeyken, zaten tepki veremiyorum. sünepe sünepe susuyorum. dinliyorum, dinliyorum ve konu kapandıktan sonra ani bir hızla hevesim kaçıyor. o duruma karşı, karşımdaki kişiye karşı, bulunduğum ortama ve hatta dünyaya karşı, hevesim kaçıyor. tepki versem böyle mi olacak? hiç sanmıyorum birşeylerin değişeceğini. onun için uğraşmıyorum bile. nasılsa hiç birşey değişmiyor.
sanırım yıldırılmışım ben. hiiiç ama hiiiç hevesim yok birşeyleri başarmak için, birşeylere emek harcamak için. hem de her konuda.
öyle de bölük pörçük toparlayamadığım bir yazı oldu ki bu, okuyabildiyseniz tebrik ediyorum. başımın ağrısından kelimeleri seçemiyorum doğru düzgün. anlatmam lazım, beceremiyorum.
başım şu anda beynimi patlatıp ekrana yapıştıracak kadar ağrıyor. ve benim başım hiç ama hiç ağrımazdı. ilaç kullanmaktan nefret ederim,ağrı kesici bile fayda etmedi. başım ağrıyor diye öleceğimi düşünüyorum.
ölsem epey güzel olurdu.