"Yazmadım seni daha,
sevmeye ayırdım tüm zamanları,
yazmaya bu yüzden vaktim olmadı.
ben düşünmeye başlayınca seni
-ki bu bir önceki düşünmenin sonundan çok
öncedir-
inan ki dağlar, taşlar,
inan ki bulutlar, yağmur ve kar
toprakla su ve gökyüzü,
güneş ay ve yıldızlar
onlar da benimle birlikte
ve onlar da benim kadar seni düşünürler...
hep dalgınım bu günlerde
bir gün takvime bakmasam yılı unutuyorum.
aklım başıma gelmiyor,
başıma çarpmadan dallar
yolda yürürken dalıp dalıp gidiyorum.
nisan'a kaç var diyorum saati sorarken.
hiç böyle olmamıştım.
bilenlere sordum;
'aşk bu' dediler..."
Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil onlar kendi yolunu izleyen hayatın oğulları ve kızları diyen Cibran'a inat çocuklarımızdan bir biz yaratmaya veya kibir kulelerimizden çocuklarımızı tanımlamaya çalışarak onlara zarar veriyoruz. Bu zorlu süreçte bir şeyler ters gittiği zaman da topu okula atıyoruz.