• Geceler benim, Ay senin olsun. Uyku tadında bir hikaye anlatmak için sana geldim. İnanmazsın dimi bu yalana, bilirsin uyuyamadığımı; bilirsin elbet. Bırak bir müddet daha karışsın gece ile gündüz, kaybolsun zaman ve sürüklensin ruhum. Yıldızsız gecenin karanlığında ışığım olduğunda gözlerin, uyurum elbet. Sana, senle doğacak yarınlara uyurum. Açma gözlerini, sana hikaye anlatmaya geldim. Güneşin ışıkları aydınlatmadı henüz geceyi, şehrimin soğuğu kırılmadı. Bir bardak sıcak kahve yaptım kendime, biraz sigara sardım parmak uçlarımda. İşte sen olsaydın şuan yatağımda, bunca meziyet yerine saçlarını okşayarak yanaklarında gezdirirdim parmak uçlarımı, sonra parmak uçlarindan öperdim üşümesin diye, sırtının açık kalmış taraflarını yüreğimin seninle ısınan yerleriyle örterdim.O en sevdiği şiiri fısıldardım rüyalarına, çekinirdim belki öpmek için seni. Uyanma isterdim bu karanlık gecelere, sorma isterdim neden uyandın diye, görme isterdim uykusuz gözlerimin gölgesini. Sonra yanımda uyanacak o kişinin sen olduğunu farkeder öperdim büyük ihtimalle hem de birkaç kere. Evet belki zorla, cebren ve hileyle uyandırmış olacağım biraz seni ama sarıl istiyorum bana. Ne yapayım ben de böyle bir duygusalım. Yorulmuşsun benim kar beyazı yanaklım, sonbaharın kahverengi keder yaprakları birikmiş orman gözlerinde. Rahat uyu benim en değerlim, ben geldim.Tek tek tüyleri dökülüyor ve hatta alev alev yanıyor olsa da kanatlarım, umutlar biriktirdim ben senin için. Ateşimde görürsün sen yağmurları, onlar yanar sen ısınırsın deliliğimde, onlar konuşur sen susarsın sessizliğimde. Sen yağmurlarım ol ben gökkuşağın. Sen ol çünkü seni bulurum umuduyla sebepsiz yere çok kere ıslandı benim yüreğim, ne yıldırımlar düştü, kor şimşekler çaktı ruhumda ama ölmedim, ölemezdim. Anlatılacak hikayeler uyutulacak hikâyelerim vardı bilirim. Yorulmuşsun benim haziran gecesi gülüşlüm, bak, açtım sana kanatlarımı. Yat ve dinlen biraz nefes al. Ben yanındayım korkma. Bir hayal et bakalım şimdi yine. Bilirsin severim kitap okumayı yine birgün köşeye çekilmiş kitap okurken bana gülümseyen gözlerini görebilmeyi severim, çok severim. Dalarım bazen kitaplara, sarılır öpersin beni ve sorarsın kahve yapayım mı sana diye. Peki ya sigara? Oh derim, senin işin Cuma akşamı bitiyor ama ben Cumartesi de çalışıyorum, susar gidersin mutfağa. Zaman geçer, afiyet olsun Ömür hanim der ve bir tabak kek koyarsın önüme. Ben senin için, sen benim için çalışırsın bilirim sevdiceğim. Akşam olur canı sıkılır kedi gözlü yarimin, hadi derim kalk gidelim. Ararız birkaç arkadaşı, hadi deriz gelin. İleri bir saat veririz ki önce biz oturmalıyız o masaya, ilk biz tokuşturmalıyız şişeleri ve ilk geyiği biz çevirmeliyiz. Neden hep sarhoş oluyorsun ve ben olmamaya çalışıyorum diye sessizce sorarım belki sana. Yine böyle bir gece duyarsın içimdekini ve gülümsersin bana. Çünkü dersin, bu esnada asıl sarhoş olan sensin ama o kadar kıymetliyim ki senin için, ruhunu saran geceye direnirsin, kanına karışan alkole direnirsin ama her şeyden önce kendine direnirsin.Yanında kalmalıyım ayık durmalıyım ki eve sağ salim gidebilelim istersin.Ve ben bu halini bu çabanı bu sevimli uğraşlarını hiç sıkılmadan her defasında izlemeyi çok severim bilmezsin.O zaman derim ki; haydi tekilalar benden içelim dostlar, içelim. Yavaşça kulağına fısıldarım hayallerimde okadar güzeliz ki keşke.. ;) Benim senli hikâyelerim hiç bitmeyecek. İyi uykular 😉
  • Belki bir sabah kalkar,
    Seni sonsuza kadar yanımda bulurum.
    Saçların parmaklarıma dolanır,
    Çözemem.
    Sarılır uyurum.