Bahaneler üretiyorum dedeciğim…
Çalışmamak için, eğlenmemek için, gezmemek için.
Sanki her şeyin önüne bir duvar örmüşüm de, adına “sebep” demişim.
Oysa biliyorum, bahane değil bu — korkularımın kılıfı sadece.
Kendimi kandırmanın en zarif yolu belki de…
Bir işe başlamamak için “yorgunum”, gülmemek için “keyfim yok”,
dışarı çıkmamak için “hava soğuk” diyorum.
Hatta şu bardağı bile içmemek için bir bahanem var,
ama işte dedeciğim, bahaneler bitmiyor, ben tükeniyorum.