• Ben kadınım, dedi Havva, ama bu benim sıfatım.Adımı henüz bilmiyorum. Bana öyle bir isim ver ki senin adının yanında dursun.Seni anan beni de ansın. Seni hatırlayan beni hatırlamadan olmasın.Bir "ile" koy aramıza bizi birbirimize bağlasın.
  • Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı şunları söylerken işittim:

    "Kendisine bir musibet gelen müslüman Allah'ın emrettiği: "İnnâ lillahi ve innâ ileyhi râci'ün, allahümme ecirni fi musibeti vahluf li hayran minhâ. "Biz Allah'ınız ve ancak O'na döneceğiz. Bana bu musibetim için ücret ver. Ve bana bunun arkasından daha hayırlısını ver'' derse Allah o musibeti alır ve mutlaka daha hayırlısını verir."

    Ümm-ü Seleme der ki: "Ebu Seleme (radıyallahu anh) vefat ettiği zaman ben: "Ebu Seleme'den daha hayırlı olan hangi müslüman var? Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a ilk hicret eden hâne, onun hânesiydi'' dedim. Ben bunu söyledikten sonra Allah, onun yerine bana Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı verdi. Şöyle ki: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), bana Hâtib İbnu Ebi Belte'a'yı göndererek kendisi için beni istetti. Ben: "Benim (küçük) bir kız çocuğum var, ayrıca ben kıskanç bir kadınım. (Resulullah'ın ise birçok hanımı var, imtizacsızlıktan korkarım)'' diye cevap verdim. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm):

    "Kız çocuğuna gelince, Allah'a dua ederiz, onu kendisinden müstağni kılar, kıskançlığı için de Allah'a gidermesini dua ederim'' buyurdular.''

    MüsIim, Cenâiz 3, (918); Muvatta; Cenâiz 42, (1, 236); Ebu Dâvud, Cenâiz 22, (3119); Tirmizi, Da'avât 88; (3506).
  • Yıllar geçti, yollar geçti
    Her şey geçti ömrümden
    Bir sen geçmedin
    Bir senden geçemedim
    Ve bugün hala tepiniyorsa
    Şuranda yüreciğin
    Daha da yolun var demektir
    Koş yeni yıllara, yeni yollara
    Ben seni hep beklerim
    Kadınım
    Nice yıllara..
  • .
    😔 k a d ı n ı m
    🎤 t a n j u . o k a n
    🎶 https://youtu.be/Exq2GSeO6CU
    .
    Eşyalar toplanmış seninle birlikte
    Anılar saçılmış odaya her yere
    Sevdiğim o koku yok artık bu evde
    Sen

    Kıyıda köşede gülüşün kaybolmuş
    Ne olur terketme yalnızlık çok acı
    Bu renksiz dünyayı sevmiştik birlikte

    Sen kadınım

    Hatırla o günü karşıki sokakta
    Seni öptüğümü ilk defa hayatta
    Kollarımda benim ilkbahar sabahım
    Sen

    Sönmüş bak ışıklar ev nasıl karanlık
    O ılık aydınlık yuvamız soğumuş
    Geceler bitmiyor ağlıyorum artık

    Sen kadınım

    Masamız köşede öylece duruyor
    Bardaklar boşalmış herbiri bir yerde
    Sanki hepsi hasret senin nefesine

    Sen kadınım

    Bana bıraktığın bütün bu hayatın
    Yaşanan aşkların değeri yok artık
    Ben sensiz olamam artık anlıyorum

    Sen

    Şimdi çok yalnızım
    Ne olur kal benimle o kapıyı kapat
    Elini ver bana
    Dışarda yalnız, yalnız üşüyorum

    Sen kadınım
  • KADIN…
    Dünyaya gelmiş ikinci sınıf insan, Ademin günah işlemesine sebep, tehlikeli, kurnaz, şeytan!

    Daha birçok tanım yazabilirim bunun gibi. Bunların benim düşüncelerim olmadığı aşikar. Peki bunlar kimin düşünceleri?

    Ben İnci Küpeli. Evet bir KADINIM. Bu kitapta tanıştığım kadınlar beni hem tüm dünyaya meydan okuyabilecek güçte bir güçlü hissettirdi hem de inanılmaz bir acziyetle boğdu…
    Bu kitapta kimlerle mi tanıştım? Durun size anlatayım…

    *Dünyanın en ünlü hemşiresi Florance’ı görmediğim yüzüyle, doksan yıllık ömrünün büyük bölümünü Hindistan’ın özgürlüğü için mücadelesiyle gördüm.

    *Tamamen erkek kılığına bürünen ve yirmi yıl Mısır’a hükmedip bolluk ve bereket getiren kadınla, Hatçepsut’la tanıştım.

    *Savaştan savaşa koşan, Fransa Krallığını kurtarmak için fedakarlıkta bulunan ancak Fransa’nın ve Tanrı’nın memurları tarafından yakılmak üzere odunlara götürülen; bugün hem Fransa’nın hem de Hristiyanlığın sembolü olan Jeanne d’Arc’ın mücadelesine şahit oldum.

    *Birçok dil konuşup ekonomiden bahseden, Roma’ya meydan okuyan Kleopatra ile,

    *Bizans İmparatorluğu’nu kürtaj hakkını, kadınlara miras hakkını, dulların ve gayrimeşru çocukların korunduğu ilk yer haline getiren Jüstinyen’in karısı İmparatoriçe Theodora’yı,

    *On dokuz yaşındayken tramvay kazası geçiren, birçok ameliyat geçirmesine ve acılarına rağmen dimdik durup onlarca resim yapan ve inadına kahkahalarıyla Coyoacan’ı inleten kadın Frida ile,

    *Lezbiyenliğin teriminin geldiği yer olan Lesbos’ta yaşamış olan ve bir kadını tercih ettiği için kilise tarafından yazdığı kitapların yakılması emredilmiş olan, günümüze sadece birkaç şiiri ulaşmış şair Sappho ile,

    *Kırsalda sıkılmamak için yazılar, romanlar yazan Brontë kardeşlerle,

    *Hayatını evinde tam bir kadın gibi(!) sessizce yaşamış ve öldüğünde odasında bin sekiz yüz tane şiiri bulunmuş, şiirlerini ve mektuplarını kendine gizli tapınak yapmış olan Emily Dickinson ile,

    Kadınların şarkı söylemesi yasakken şarkı söyleyenlere, dans edenlere, resim yapanlara kadar birçok kadın..
    Hepsi bu bilinen kadınlar güçlü kadınlar değildi maalesef… Güçsüz, zayıf ezilen bir bu kadar daha kadının öyküsü de vardı bu kitapta.
    Erkek egemenliğine karşı yapacak hiçbir şeyi olmamış yüzlerce binlerce milyonlarca kadın…

    Kızlığına zarar gelmesin diye bisiklete bindirilmeyen kızlar, Adem’i günaha soktuğundan yüzünü, gözünü erkeği baştan çıkarmasın diye kapatılmış kadınlar, evinden sadece düğünü olduğu için ve öldüğü için çıkabilen kadınlar, zevki, seksi sadece erkeklere özgü bir hale getirip kadın sünneti yaparak- yasal yoldan veya değil- kadınların klitorisini kesen insanlar( ve bunu yapanlar, kabul edenler sadece erkekler değil emin olun. Ayrıca dünyada tam 29 ülkede yapılıyor bu uygulama!), regl olduğu için kirli sayılan yanına yaklaşılmayıp, dokunduğu şeylere dokununca kirliliğin bulaşacağına inanan kadınlarla da tanıştım ve tüm bunlara ömrü hayatınca katlanan kadınlarla...

    Yaşadığım gezegeni bir kez daha bir kez daha sorguladım. Ve tiksindim!!!

    Erkektir yapar, zihniyeti kadınların da kabul ettiği bir zihniyet.Çoğu kadının çocukluğundan itibaren dünyaya erkeklerin himayesinde yaşamak zorunda olduğu, dünyaya bolca çocuk getirip onlara bakmak ve evinin hanımı olmak zorunda olduğu öğretilerek kodlanıyor.Sorgulamadan, kabul ediyor: sorgulamaya başladığında dayak yiyip boyun eğiyor… Ve hayatını bu şekilde yaşayan, konuşmak için dahi izin alan kadınlar olarak ölüyorlar aslında hiç doğmamış olarak...

    Tüm bunları ne düzeltebilir? Eğitim… Eğitim bir ilaç gibi doğru enjekte edildiğinde bizi iyileştirecek en büyük, en şifalı deva…

    Ben bu dünyaya neden geldim? Evlenip kocamın dediklerini yapmak, ona sorgulamadan itaat etmek, susmak, yemek yapmak, ev işlerini kusursuz yerine getirmek, çocuk büyütmek(erkek olursa tadından yenmez) kimseyle konuşmamak ve kimseye yük olmadan sessizce ölmek için mi?

    Önce bir kadın olarak ve erkek olarak herkes nasıl bir hayat yaşayacağını sorgulasın. Sonra cinsiyeti bir kenara koyup insan olarak sorgulayalım.
    Dünyaya iki cinsiyet gönderilmişse eşit bir şekilde yaşanması için … Ne erkeğin kadına ne kadının erkeğe zulmetmeye hakkı yok.. Beraber adilce, insanca yaşayınca tüm bu dünya daha güzel… Gücümüz birlikte anlamlı, erkek kadını ezince ya da kadın erkeği ezince değil...

    Bu incelemeyi güçlü olan, meydan okuyan yada içindeki güç sayesinde her şeye katlanan ve bir sabır taşına dönüşen ölü, yaşayan ya da hiç doğmamış kadınlara …
    Mücadelemde ve her anımda yanında olup elimi tutan Yıldızıma… (özlem)
    Kitabı beraber okumaya başlayıp bana dost olan biricik Ferda’ya(Ferda Çalışır)
    Hayatımda tanıdığım en çetrefilli ama dayanıklı hemşire olan Sema’ya(Esther. Sema)
    Gücüne hayran olduğum Vaveyla’ya(°° Vaveyla °°)
    Gücü yüreğinin derinlerinde olan ablama,
    ve… anneme ithaf ediyorum…

    Varlığınız nice insana güç veriyor bunu unutmayın… Işığınız daim olsun…
    Okuduğunuz ve okumaya değer gördüğünüz için teşekkür ederim…
    Sevgiyle, barışla, adaletle...

    https://soundcloud.com/hf112233/h56uibuq2jtt
  • Yanlış devirde doğmuş bir kadınım ben, hiçbir şey düzeltemez bunu. Gelecekte hatırlanacak mıyım, bilmiyorum ama şayet hatırlanırsam mağdur bir kadın olarak değil,cesur adımlar atmış ve ödemesi gereken bedeli korkmadan ödemiş biri olarak görülmek istiyorum.
  • Yüzü gitgide suya dönüşen kadınım
    Bir iğne, bir iplik kaldık şu dünyada
    Ancak birbirleriyle bütünlenebilen..
    Düşün ki, senin bütün adlarını söylesem
    Doğa ayaklanır, koşarak gelir yanıma
    Yüzü gitgide suya dönüşen kadınım
    Benzedik birbirine bakan iki aynaya Yaşamak güzel, yaşamak güzel, yaşamak
    Artıları, eksileri yitirsek de boyuna
    Kör bir noktada durup ardımıza baksak
    Sularda pul pul, toprakta tel tel
    Çözülüp dağılsak ve ömür desek buna
    Al yarısını, öbür yarısı bende kalsın
    Öleceğin günü bana önceden haber ver
    İçimdeki, dışımdaki saatleri kurdum
    Yelkovanı kovalayan akrep gibi kaldım buradaYüzü gitgide suya dönüşen kadınım
    Bir gün bütün aynaları kırarsam şaşırma
    Ben aklımı yitirdim yüreğimi buldum.


    Ahmet Erhan 1983