“Madem 7 yıldız verdin, bu kadar kalın olmayan bir kitabı nasıl 21 günde okudun?” diye düşünmeyin lütfen. Bir takım yoğunluklar nedeniyle bazı günler hiç okuyamadım maalesef. Yoksa 3-4 günde rahatlıkla bitecek bir kitap gerçekten. Hyunam-Dong Kitabevi her sayfasında insana sıcacık bir his bırakıyor. Ayrıca okurken sürekli kahve içme isteği geliyor. Atmosferi o kadar iyi yansıtıyor ki kendinizi gerçekten o kitabevinde oturuyormuş gibi hissediyorsunuz.
Yazım dili oldukça akıcı. İlk kez Kore edebiyatı okuyacak birisi için gayet güzel bir öneri olabileceğini düşünüyorum. Hikâye, ana karakterimiz Yongju’nun ruh hali gibi sakin, dingin ve yavaş ilerliyor. Eksik bulduğum nokta ise Yongju ve Seungwoo’nun ilişkisini daha net göremememiz oldu. Onların birlikte hâline gerçekten tanıklık edemeden hikâyenin bitmesi içimde küçük bir boşluk bıraktı. Son olarak, kitapta iş hayatına dair oldukça değerli ve düşündürücü tavsiyeler de vardı.
"İyi yaşamanın bitirmen gereken şeyleri bitirerek yaşamak anlamına geldiğini bu defa öğrendim. Ne kadar çok insan korktuğu için, başkaları ne der diye endişelendiği için, ya pişman olursam diye düşündüğü için bitirmeye cesaret edemeyip geçiştiriyor."
"Herkes anı yaşa der ya. Söylemesi kolay, anı yaşamak ne demek ki? Esasen anı yaşamak, şu anda yaptığımız şeye tüm kalbimizi vermemiz demektir. Nefes alırken sadece soluğumuza, yürürken sadece adım atmaya, koşarken sadece koşmaya odaklanmak demektir. Her seferinde tek bir şeye odaklanmak yani. Geçmişi ve geleceği unutmak."