Beni Vur Beni Onlara Verme
Oysa ben bu gece yüreğim elimde, 
Sana bir sırrımı söylecektim. 
Şu mermi içimi delmeseydi eğer, 
Seni alıp götürecektim! 

Ş.Y, bir alıntı ekledi.
13 saat önce · Kitabı okuyor

Bir kadına duyduğun sevgi arttıkça yüzüne doğrudan bakabilme gücün azalır; gerçek aşıklar ölmemek için uzaktan bakarlar. Zaten aşktan ölecek hale geldiklerinde, sevgilinin yüzüne bir kez doğrudan bakmaları yeterli olur.

Beni Onlara Verme, Tarık TufanBeni Onlara Verme, Tarık Tufan
Büşra, bir alıntı ekledi.
 19 saat önce · Kitabı okuyor

"Bir kadın evden gidince, oraya artık ev demek doğru değil.Kadın evden gidince geriye yalnızca duvarlar kalır.Kadının ayrıldığı evi ısıtamazsınız.Kadın evden gidince geriye yalnızca üşümek kalır.Kadının terk edip gittiği evi aydınlatmaya lambalar yetmez.Kadın evden gidince geriye yalnızca karanlık kalır.Kadın gidince yalnızca suskunluk kalır."

Beni Onlara Verme, Tarık Tufan (Sayfa 74 - Profil Kitap)Beni Onlara Verme, Tarık Tufan (Sayfa 74 - Profil Kitap)
Büşra, bir alıntı ekledi.
19 saat önce · Kitabı okuyor

"Kuyular var, derin ve fakat ben Yusuf değilim."

Beni Onlara Verme, Tarık Tufan (Sayfa 54 - Profil Kitap)Beni Onlara Verme, Tarık Tufan (Sayfa 54 - Profil Kitap)
Büşra, bir alıntı ekledi.
18 Kas 23:51 · Kitabı okuyor

"Aşk, evvela aklından başlayıp ne var ne yok her şeyini birer birer terk ettiğin uzunca bir yoldur."

Beni Onlara Verme, Tarık Tufan (Sayfa 20 - Profil Kitap)Beni Onlara Verme, Tarık Tufan (Sayfa 20 - Profil Kitap)
Rıfat ÇELEBİ, Beni Onlara Verme'yi inceledi.
18 Kas 09:45 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Taksicilerin bile girmek istemediği yerler, arka semtler...Şehrin kıyısında şehrin şatafatından uzak sürülen boktan hayatlar... Birini vurmuş yaralamış da olsa, sağda solda olay çıkarmış da olsa hükümlü ama kötü olmayan adamlar... Bu adamların düştüğü aşk belası, aldatılanlar, aşkından geberenler, saplantılı sevenler, yarım insanlar... Asık suratlı yüzlerin altında pırıl pırıl parlayan kalpler...Gecekondular misali varoşların kırık dökük hikayeleri... Güzel alıntılık cümleleri olmasına rağmen yer yer sıkıldım ve bitirmek için zorladım kendimi. Kitap bittiğinde nedense zihnimde Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın şu sözü canlandı:
"Harabat ehlini hor görme zakir
Defineye malik viraneler var... "

"Bir yıldız kaydı gökyüzünden. Ben bir yıldız daha büyüdüm. Ama bu defa kayan yıldız umutlarımı da beraberinde götürmek yerine bana bir papatya bahşetti. Giderken yüreğime bir papatya bıraktı daha sonraysa, vazgeçme dedi fısıldayarak. Vazgeçme... İnsanların seni üzmesine, duygularını yok etmesine izin verme dedi. İlk defa kayan bir yıldız bana umut verdi bugün. İlk defa yok olan bir şey yerini daha güzel bir şeye bıraktı. Vazgeçmedim. Umutlarımın beni bırakmasına izin vermedim. Tüm kırık dökük yanlarımı çöpe attım. Her gece yıldızları izledim. Gecenin karanlığında penceremin önünde büyülenmişcesine yüreğimi onlara teslim ettim. Geri de kalmalarına izin verdiğim kötülüklerin kalbimde bıraktığı boşluğunu yıldızlar doldurmaya başladı. Her gece bana nasıl güzel sevilir onu öğrettiler. Meğer ben hep yanlış düşünmüşüm. Sevgiyi hep ikinci planda tutup diğer hislerimi fazlasıyla önemsemişim. Ama dediğim gibi ben hep yanlış düşünmüşüm. Her şey sevgiymiş aslında. Sevgi olmadan hiçbir şey olmazmış. İnsanın ruhuna ne kötülük gelirse sevgisizlikten gelirmiş. Yıldızlar öğretti bana bunları. Her gün yorulmadan yüreğimi yaktılar. Ama bu yanış beni yok etmek yerine daha da var ediyordu sanki. Evet yüreğim yanıyordu ama yüreğimi yakan acılar değil sevgiydi. Sevgiyle alevlendi kalbim. Yıldızlar yüreğimi tutuşturdu. Artık göğüs kafesimin içinde bir alev topu vardı. Ve bu alev gün geçtikçe tüm ruhumu kaplıyordu. Kalbim vücuduma kan pompalarken, alev topum ise ruhuma sevgi pompalıyordu. Nasıl ki vücut kalp olandan yaşayamazsa, ruhum da yangını olmadan yaşayamazdı. Yalnızca bedenimle değil ruhumla yaşıyordum ben. Benim içinse önemli olan ateşti. Çünkü kalbim durduğunda alev topum yanmaya devam edecekti."