• 35 yıllık otobüs şoförüyüm.Emektar Kazım kimlere bağrını açtı,kimleri yüreğinde misafir etti saymakla bitmez.Onur konuğu bendim tabiki.En cok ben sürünce sevinirdi,rahatlardi cünkü.Hürmet ederdim kilometrelerce gittiklerine.Taşıdıklarına.En cok o anlardi ,en cok o dinlerdi beni.Simdiki kıytırık sözüm ona gıcır otobüsler çıkınca hurdaya gömdük cenazesini.Hırıltılarına,boğuk boğuk öksürüklerine tahammülü yok şimdiki konfor düşkünlerinin.Yok kliması çalışmazmış,yok sular sıcakmış,yok bilmem neymiş.Ne anlarlar ki derdiyle değerlenenlerin , hatıralara kucak açanlarin eskimeyen ve de eksilmeyen kıymetini . Yeniledikce silinmez ki yüreğimize dokunanlarin parmak izleri.

    Anons veriliyor .

    "1K Turizm'in Sayın Yolcuları 5 dakika içinde otobüsteki yerlerinizi alınız lütfen.Otobüsünüz 5 dk içinde hareket edecektir.Bizi tercih ettiginiz icin tesekkur eder,iyi yolculuklar dileriz."


    Otobüsteki yerimi aldım.5 dakikanın dolmasını beklerken otobüse binen yolculara tebessüm edip,direksiyonu vesaire kontrol ettim.Isıldayan gözlerle "Kolay Gelsin Kaptan" selamlarını işitince yüreğime esenlik veriyor bazı yolcular.Sükür ,kedersiz bir yolculuk geçecek belli diyorum o zaman .Cok geçmeden burnunu sürekli çekip,ellerindeki mendille içli içli gözyaşlarını gizlemeye çalışan yolcularla göz göze gelince "kalbimin kalbine dokunurcasına sakladığım acılarım" yeniden günyüzüne çıkacakmışcasına korkarım,akordum da bozulmaya başlar.Ayrilik,hasret gibi duyguları kalbim de onlarla beraber yüklenerek, kaldırması güç bir bavulla yığılırım ben de koltuğuma .


    Gece yolculuklarını çok severim.Bundan dolayi hep de geceyi tercih ederim yapacagim seyahatlerde.Gece olunca yolcular uykunun kucağına emanet bırakırlar çoğu zaman yüklediklerini.Bazı zaman otobüse bebekli bir aile binince iş değişir tabiki.Sessizligin büyüsünü bozmak için yarişan cıyak cıyak bağırtılı ağlayislari yok mu çileden çıkarır insanı.O zaman direksiyona yüklenirim de yüklenirim,vitesi yükseltirim.Ayağim gazda. Yakarım bir cigara üç-beş...Püfletip dururum sıkıntıdan.Bebek cıyakladıkca kafam zonk zonk ağrımaya başlar.Zavallı annelerine tövbe ettirirler,bir daha uzun yolculuk yapmayacaklarina dair.Etraftaki yolcular bakışlarını onlara yöneltip göz taciziyle öf'leyip püf'lemeye başlayınca garibim anneler ne yapacaklarını şaşırıp, saklanacak bir köşe aramaya başlar.Otobüsün koridorunda bir ucundan annesi,diğer ucundan da babası dört elle sallayarak susturmaya çalıştıkları battaniyeyle kafalarına kadar çekip gizlenmek ister aileler, başkaları daha fazla rahatsız olmasın diye.Yolcular muavini başıma gönderip gönderip şikayetlerini hiç eksik etmezler.Söylenmeye başlarlar bu tarz bir yolcuyu otobüse aldığım icin.Yahu benim ne günahım var, anlayış göstersenize biraz.Yahu ben koca otobüsümle onca insanı şikayet dahi etmeden beşik sallar gibi piş pişş pişliyorum bunlar minnacık bebeğe garez edip ,asabımı bozuyor.Soför değil miyim arkadaş indireceksin en yakın molada.Yakalarından silkeceksin.Cekilmiyor bu tiplerle yolculuk.

    Kimi yolcular da tepelerindeki cılız ışığa aldırış göstermeksizin hoplaya zıplaya çevirirler okudukları kitabın sayfalarını.Kendilerini kitabın sayfalarına bırakıp, tabelaların yönünü çevirmeye çalışırlar kendi kalbi derinliklerine doğru .Kulakliklarindaki müziğin sesini açıp ,etraftan soyutlamaya başlarlar kendilerini.Kimi yaşlı teyzeler çantalarına sakladıkları elmalarla olmayan dişleriyle gacır gucur ettirerek midemin iştahını kabartirlar.Yahu insan bana da bir ikram eder.En önde oturan yolcular pür dikkat sabitledikleri bakışları ile ablukaya alırlar kelimelerimi çok konuşup da kaza yapmayayım diye.Hele sevdiğim müziğin sesini birazcık açınca,içtiğim sigaranın dumanı gayriihtiyari esen rüzgarla yüzlerini yalayinca yalandan öksürmeye başlarlar rahatsızlıklarını belirtirler yüzlerini ekşiterek.

    Kimi yolcularsa sırtını koltuğa yaslayıp, görünürde pencereden disarıyı seyrediyor gibi gözükse de çok uzaklara, bambaşka duygularla yaptıkları seyahatle kalbinin yollarını hor kullanır, aşındırır kendilerini.Daldıkları kuyudan çıkarmasını beklerler otobüsün onları.Aşmasini bekler aşılmazlarının.Otobüsün geride sektirmeyip ağaclari,dağları hızla geçişi gibi yollara emanet bırakırlar hatıralarını,özlemlerini ,
    hüzünlerini.Pırıl pırıl bir güne neşeyle uyanmanin özlemiyle yollardaki beyaz çizgileri ucu ucuna ilmekleyip bağlayarak,onlara sımsıkı tutunarak gönüllerinin istirahat edeceği tabelayla cıkışın,insirahin izini sürerler kayboldukları zifiri kuyudan.

    Muavin çay ,kahve servisine başlar.Yolcular silkelenip bir yudumda canlanmaya başlar.35 yıllık şoförlük hayatımda şu dikiz aynası ne hikayelere şahitlik yaptı bir bilseniz.Onlarin hikayesiyle kalbi irtibat kurup,kendi hikayemi mayalayıp her zamanki gibi yollara sığınırım ben de.

    -Kamiiiiiiiiiil...
    -Bir okkalı kahve bana da.
    Dertler koyu,yıllar boyu ...

    Kamil getirir kahvemi.Cigaram düşmez elimden üst üste iki, üç,dört.Radyoyu karistiririm.Bir frekansta cakılı kalır arabesk yüreğim aniden.Ah be Müslüm Baba'dan...

    "Ne çabuk tükendi olduğun günler
    Yine mi hasretler yaşayacağım
    '
    '
    '
    Gitme gitme gitme ne olursun"

    Ah be Nalan seninle hayaller kurarken nasıl da beni sensizliğe ittin.Senden sonra tabelalar küstü bana.Yönümü kaybettim.Sen beni sensiz bıraktın başka bir adamla evlenerek.Duydum ki çocukların da olmuş.O günden beri bıraktım kendimi yollara.Düsürdüklerimizi toplasa da getirse,seni bana diye.'Hayalle yaşarken gerçek dünyada ,zamanı içmisiz haberimiz yok'.

    Harcanıp gitmisiz,acı günlere gözyaşı ekmisiz haberimiz yok.Yaktın be Müslüm Baba .Yeter yollara akıttığımız gözyaşları.Ömür geçiyor be Nalan.Meğer aynı kitaba bakıp farklı hayallerin sayfalarını çevirmişiz seninle. Eriyip gidiyoruz.Gözlerimden süzülen yaşlarla,yüzüme yüzüme vuran güneşin ışıklarıyla kavrulan yüreğimle birlikte ızdırap çeken ruhum gökkuşağına kavuşsun istedim çok mu ? Şunu unutma ama Nalan seni seven kalbim otobandan hiç sapmadi,istikametini şaşırmadı. Çok geç.Gitme,gitme ne olursun.Gidersen bir daha dönmeyeceksin.

    Gizlemeye çalıştığım el hareketiyle yanağımda süzülen gözyaşlarımı hızla silerek,muavini çağırdım yanıma.Saatime baktım.Epey zaman geçmiş.Hatiralarimda boğulmusum resmen.Evladim mola anonsu verir misin?Muavin mikrofonu burnuna ve ağzına yapıştırarak boğuk boguk çıkardığı kalın sesiyle ;

    -"Sayın Yolcularımız otobüsümüz yarım saat yemek ve ihtiyaç molası verecektir.Lutfen degerli eşyalarınızı otobüste bırakmayınız.Kaybolan eşyalarınızdan firmamız kesinlikle sorumlu değildir.İyi yolculuklar dileriz.Tesekkurler."

    diye papağan gibi sıralamaya başlar talimatları ezberinden Kamil ...

    ~Bizim kayıplarımız ne olacak peki evlat dedim sessizce mırıldanarak...~

    Ben ise kendi hikayemi kucaklayıp dikiz aynasindan yüzleştiğim hikâyelerin üstüne beyaz bir şerit çekip yollara bırakırım hislerin mezar taşlarını.Yollar yutar çünkü geçmişin enkazını.Lavobaya gidip yüzüme soğuk su serperek çıkmaya çalışırım gömüldüğüm gecmisimden,tatlı hatıralarımdan.

    Mola bitti.Hangi durakta kalmis olursa olsun yureginiz, yolculuk ve hayat devam ediyor.Sonu mutsuzluk bile olsa sırf beraber yürümek ,beraber yolculuk yapmak için bile birkaç tatlı anıyla idare edersiniz buruk bir gülümsemeyle.İcimiz guzel goruntulere muhtaç.Anilarla teselli oluyorum ben de. Gönlümüzün istirahat edeceği yüreklerle icimizin yollarının kesişmesi dileğiyle.Aynı yönde seyir eden,plakası belli olan gönüllerle karsilasmak dilegiyle.Rabbim kalp kazalarından muhafaza etsin bizleri.Onun etkisi çok daha feci.İyi yolculuklar.
  • Nedensizce bir sızı düşüyor yüreğime, içimi yakıp kavuran bir sızı var.
    Ölüm sessizliğinden de beter bi sızı...
    "Ruhumun salıncaklarından değmezken ayaklarım yere hammışım sallana sallana sürgün ettiğim onca boş zamanlarım geçerken kendimi yakmışım ama sen yine sarıp sarmalamışsın Rabbim beni...🌼
    Kalp yaratılıştan pırıl pırıl parlayan bir aynaya benzer derler ama ben öyle bir bataklığin içindeyim ki ; galu beladan bu yana pırıl pırıl parlayan kalbim gel gör ki şimdi pas tutmuş, acz ve naçiz bir halde...
    Ben başkalarına ahkam kesip senin yolunda yürürken her defasında ayağım taşa takılıp tökezliyorum.Öyle bir ezâ ki ki Rabbim ben savaşmaya çalıştıkça yeniliyorum sanki...Her seferinde yere kapaklanıp ağzımın payını alıyorum "İŞTE BENİM IZDIRABIM, YEGANE IZDIRABIM BUDUR..!!

    < Mavi Gece >
  • Ebru Ince doğum günün kutlu olsun arkadaşım :)) Rabbim mutluluk Bahşetsin sana, ebedi güzellikler Versin güzellikle :)) Sana hediye olarak bu güzel duâları ve birkaç şarkı yolluyorum :))

    https://www.youtube.com/watch?v=2mGHBn-n8cc

    Bugün özel bugün güzel bir gün

    İçim de tarifsiz bir huzur var

    Bütün gece dua ettim yine

    Ne güzelmiş seninle yaşananlar

    Bu sabah çok erkendi uyandım

    Karanlıktı hala tüm sokaklar

    Yağmur yağdı yıkandı tüm şehir

    Güneş açtı bütün hatıralar

    Takvimlerden bir gün daha düştü

    Bir gün daha, gidişinden sonra

    Ben iyiyim ağladığıma bakma

    Alışmak zor sensiz yaşamaya

    Doğum günün kutlu olsun canım

    Mutlu olsun benim diğer yarım

    Doğum günün kutlu olsun canım

    Sana ait benim tüm hayatım

    Doğum günün kutlu olsun canım

    Mutlu olsun benim diğer yarım

    Doğum günün kutlu olsun canım

    Yanındayım, yerim senin yanın...


    https://www.youtube.com/watch?v=MTUsIRYeKIQ
    Mutlu Yıllar

    Benim için, siler misin geceyi gökyüzünden?
    Benim için, tutar mısın kendi ellerinden?
    Benim için, okşar mısın saçının her telini?
    Kendin için, yakar mısın mumları bu gece?..

    Mutlu yıllar, mutlu yıllar sevgilim... :))
    Sensiz kutlar, bu gece tüm aşıklar.
    Çok yalnızlar,
    Ellerinde yıldızlar.
    Bekliyorlar,
    Bizim için bir şarkı çal...

    Mutlu yıllar, mutlu yıllar sevgilim... :))
    Sensiz kutlar, bu gece tüm aşıklar.
    Çok yalnızlar,
    Kalplerinde umutlar... :))
    Bekliyorlar,
    Bizim için bir şarkı çal...

    Sessizliğin içindeyim,
    Çok karanlık bir yerdeyim,
    Uzat bana ellerini!
    Korkuyorum, derindeyim...
    Nefesim biter, sesim yetmez, çıkmaz sana yollar!
    Güneş doğar güneş batar, kayıp bize yıllar.
    Şarkı susarsa, bir gün yine başlar
    Kim bilir, bir gün güneş, yine bizim için doğar...
  • Nedensizce bir sızı düşüyor yüreğime, içimi yakıp kavuran bir sızı var.
    Ölüm sessizliğinden de beter bi sızı...
    "Ruhumun salıncaklarından değmezken ayaklarım yere hammışım sallana
    sallana sürgün ettiğim onca boş zamanlarım geçerken kendimi yakmışım ama sen yine sarıp sarmalamışsın Rabbim beni...🌼
    Kalp yaratılıştan pırıl pırıl parlayan bir aynaya benzer derler ama ben
    öyle bir bataklığin içindeyim ki galu beladan bu yana pırıl pırıl parlayan kalbim gel gör ki şimdi pas tutmuş, acz ve naçiz bir halde...
    Ben başkalarına ahkam kesip senin yolunda yürürken her defasında ayağım taşa takılıp tökezliyorum.Öyle bir ezâ ki ki Rabbim ben savaşmaya çalıştıkça yeniliyorum sanki...Her seferinde yere kapaklanıp ağzımın payını alıyorum "İŞTE BENİM IZDIRABIM, YEGANE IZDIRABIM BUDUR..!!
  • Benim sana heybemde verecek çok şey var desem yalan olur Rabbim ne verirse bölüşürüz
  • Kuran’ı Kerim’de ibadetin gizli yapılması konusunda bulduğum birkaç ayet şunlar:(başka bildiğiniz varsa yoruma yazabilirsiniz)
    1-)
    “Rabbini sabah akşam yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle,yalvara yalvara ve için için zikret.Gaflete kapılanlardan olma. Şüphesiz Rabbinin katında olanlar ona ibadet etmekten büyüklenmezler...”(Araf 205-206)
    2-)
    Rabbimiz, şüphesiz sen, bizim saklı tuttuklarımızı da açığa vurduklarımızı da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.(İbrahim süresi,38)

    Naçizane birkaç bir şey paylaşmak istiyorum.Bu iki ayet üzerine herkesin kendi yorumu olacaktır. Çünkü Rabbimin verdiği her akıl bunu sorgulamak dini araştırmakla yükümlüdür. O yüzden ayetleri yorumlama kısmına gitmeyeceğim..
    Son zamanlarda ibadetin sessiz yapılması gerektiği konusunda ve de bu konuyu biraz da olsa farklı yerlere çektiğimiz için yazıyorum...
    Neyden mi bahsediyorum? Şöyle açayım konuyu:
    Bildiğimiz üzere biz müslümanlar birbirimiz üzerinde sorumluyuz. Birbirimize emanetiz. Kardeşiz
    🍒”Şüphesiz müminler birbiri ile kardeştirler.” (Hucurat suresi 49/10)
    Bundan dolayı ibadetin gizli yapılması konusunda Kuran’ın ayetlerini ele alırsak evet Rabbinle olan şeyler senin ve O(C.C)’nun arasındadır. Fakat konu biraz kayıyo. İslam dini herkese gönderilmiş bir dindir. Ve eğer şu zamana kadar gelebilmişse atalarımızın dedelerimizin bizlere insanlara dinimizi anlatmış yaşamış olmalarından kaynaklıdır çok şükür. Evet; islam İbadeti gizli yapın der. Fakat peygamberine olan sevgi ve saygıyı kendinize saklayın demez. Aksine gizli ve açık her yerde Allah’ın adını anın, peygamberinden selamı esirgemeyin tavsiyesi verir. mescitler inşa ederek bir araya gelin, Allah’ın adını hep birlikte anın...bunun en açık örneği değil midir ki zaten ?
    Ve bence evet gizli de açık da her türlü olur sadece bu konu laikliğe de vuruyo maalesef... Açık bir şekilde islamı anlatmamış olsaydık belki islam olmazdı. Laiklikte De baskı olmamalı bİLDİpİmİz üzere. ve dediğim gibi her ikisi de Rabbimin katında 2. Ayete Üyüyor. Ve laik olduğumuzu düşünüyorum ama açık yaptığımızda veyahut instada bir fotoğrafın altına ayet paylaştığımızda bunu yüzümüze vuranlar var.
    Ama çok garip değil midir ki şuan burda 1K aİLesyLe yaptığımız da bu... bir kitaptaki güzel sözleri paylaşmak. Önce kendimizi geliştirmek ve sonrasında insanlara örnek olmak... evet din ve devlet işleri birbirine karışmamalı... ve evet, İbadeti sessiz de yapsan ; benim içime sinmiyor ben tüm dünyaya duyurmak istiyorum Rabbim benden ilerde bunun hesabını soracak da desen Rabbim nihayetinde içindekileri bilir.
    Bana kalırsa bir hrİştİyan doğan çocuğun bİzİm yanımızDa oLüp Da hak dini (İsLamı) bilmemesi biraz olsun bizi üzmeli. Çünkü belki Ahirette o çocuk : ”Rabbim ben senin gönderdiğin dini bilmek isterdim fakat falanca arkadaşım müslümandı ama bana senden bahsetmedi..”
    demesi ile hakkını soracakken üstelik... üzmemesİ mümkün değil mi sizce de ?
    Konu çok uzadı İnan’ın ne anlattım bilmiyorum 😂 içimdekileri yazdım. Ama bu konuda yanlış düşüncelerim tabiki olabilir. Çok da yoruma girmedim ama 😂olsun.
    Buraya kadar okuduysan HELAL be sana! Koca yürekli İnsan !😁😂
    Saygılar ve sevgilerimle 🌸🌼
  • Ben seni severim sevmesine de toplum buna hazır değil
    Nükleer denemeler kyoto sözleşmesi küresel ısınma falan.
    Belki sen çok küçüksün belki benim ruhum ölü
    Biraz Nietzsche biraz Kant kafan karışmış belki
    Parlıamanet'i de bozdular tutunacak dalımız mı kaldı?
    Pavyonda tanıdığım bilge bir pezevenk vardı!
    Kötü kitaplar okumak kötü yaşamak gibidir derdi.
    İyi kitaplar okudum bir boka yaramadı..

    Ben seni severim aslında da düzenim bozulur diye korkuyorum
    Durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar
    Sinemaya gitmeye ele ele tutuşmaya falan kalkarız
    İşin yoksa çiçek al, saç tara, parfüm sık.
    Küsmesi, barışması, ayılması, bayılması
    Hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması
    Meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı!
    Güzel kadınlar insanın ömrünü uzatır derdi.
    Bir sürü güzel kadın girdi hayatıma
    Hepsi ağzıma sıçtı..

    Ben seni severim belki de rabbim buna hazır değil.
    Her şeyin güzelini sever o ideal birliktelikler ister
    Seninle benim yan yana oturacağımız çekyata
    Ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik..
    İçime çöreklenmiş sığ bir sığır var benim.
    Ben seni severim sevmesine de
    İş çıkarmasana şimdi ne gerek var güzelim..

    -Ali Lidar