Yaradanın yüreklerimize, geçmiş kazanımlarımızın hep önemsiz ve hedefin her zaman uzakta gözüktü biçimde yargıladığımız sınırsız bir başarı ölçütü yerleştirmesi bizim için belirlenmiş bir yazgının güvencesidir.
Mücadeleye eşlik eden ruhsal ve fiziksel Istırap ile yenilgiye uğrayanları ve onlara bağımlı kişileri ezen sefalet söz konusu olduğu sürece, bu tür bir mücadeleyi gerçek savaşla kıyaslamak bir nebze olsun hayal ürünü değil.
Sonuçta herkesi eğitemeyecek durumda olsaydık, verebildiğimiz eğitimi alsınlar diye doğuştan en zekileri değil en yontulmamış ve kalın kafalıları seçmemiz gerekirdi.