Bir yetimhanede doğdum. Orada doğmadım elbette ama dünyada olduğumun bilincine orada vardım. Başlarda bana doğal görünüyordu bu durum, hayatın böyle olduğunu sanıyordum, büyüğüyle küçüğüyle, iyisiyle kötüsüyle bir sürü çocuk ve bizi daha büyüklerden korumak için orada bulunan birkaç yetişkin. Başka yerlerde, anası babası, kız ve erkek kardeşleri olan, şu aile denen şeye sahip çocuklar olduğunu bilmiyordum.
Ve yalnızlığım gitgide daha da ağır, daha da ezici bir hal alıyor, çevremi sessizlik kaplıyor, boşluk her yere siniyor, evim pek de büyük olmadığı halde.
Bu hayatta mı olur artık, yoksa başka bir hayatta mı? Evime döneceğim. Dışarıdaki fırtınadan ağaçlar çatırdayacak ama artık içime korku salamayacak, ne kırmızı bulutlar ne de şehir ışıkları.