Baş karakterimiz Alimcan.
Alimcan bana kimi hatırlattı biliyormusunuz? Bizim köyümüz de bir ağabey var ve boyunun kısalığı olsun ailesinin olmayıp tek başına yaşaması olsun ve sonra bekar olması tamamen o ağabeyi hatırlattı. Ve icimde bir an ona karşı da farklı bir bakış açısı oldu galiba benzetmemden kaynaklı tüm kitabı o ağabeyi düşünerek okuduğumdan olmali sjsjsj.
Cengiz Dağcının hayal gücü uzak olduğu yerleri anlatırken coşuyor ve betimlemelerine hayran kalıyorum. Hasretlik taşidiği çok belli yüreğinde.
Kitabımızda alimcan hem öksüz hem yetim ve tek başına yaşıyor. Hic evlenmemiş, çok istese de şimdilik evlilik hayali veya planı yok. Kendine yetim ekiyor, biçiyor ve paylaşıyor ve yiyor. Birilerine zararı olan bir insan değil. Konumuz da ise alimcanin hayatından bir kesit ve anasına olan özlemi rüyasında anlatıyor Cengiz Dağcı. Okumadığım tarzda bir eserdi. Güzeldi.
İlk defa moliere'den bir eser okuyorum.
Tiyatro konusunda iyi bir yazar gibi duruyor. Duruyor diyorum çünkü kendi açımdan okuduğum sayılı tiyatro eserlerinden. Henüz tiyatro eserleri hangi açıdan iyidir kötüdür bilmiyorum. Neyse konumuz bu değil 'hastalık hastası'. Hastamiz "Argan". Bizim toplumumuzda da sıklıkla görülen tipik aile babası " Benim kararlarım kızımın kararlarıdır" diyengillerden. Moliere'in de bu kimseleri tiyatro olarak eleştiriyor. Okunabilir. Okunmaz ise de okunmayabilir bir eser.
Dünyaya ait her bir ilgi, insanın eteğine farkına varılamayacak kadar ince ve gizli bir çengel atar. Evlatlar, arzular, mal mülk kaygısı,varlığa hükmetme iftirası, benlikler, yönetme ve emretme
Kitabı 13/14 yaşlarımda okumuştum. Yaşımın toyluğuna derin bir bakış açısı,tarih ve inanılmaz bir edebiyat katmıştı. Kitapların beni ne kadar tatmin edebileceğini, şaşırtabileceğini, başka dünyalara gidilebilecek kolay bir yol olduğunu göstermişti. Şimdi hala birisi bana en çok etkilendigim kitapları sorduğunda aklıma gelen ilk beş kitaptan biri olur. Iskender palaya ve kalemine o zamandan beri derin bir saygı ve sevgi duyarım.
İyilik,aklın değil kalbin doğurduğu bir olgudur. Lennie'nin masumiyeti ve dünyalar kadar büyük,sevgi dolu kalbinin etkilememis olduğu bir okur yoktur diye düşünüyorum.
George ve Lennie iki