Ninemin ifadesine göre sahaf dükkanı on binlerce ölü, diri yazarın ayrım gözetmeden kümeler halinde yan yana durduğu, nüfus yoğunluğu yüksek bir yerdi. Gelgelelim kitaplar sessizdi. Sayfaları açılmadan önce ölüyken; açılmaya başlandığı andan itibaren canlanarak içlerindeki hikayeleri boşaltırlardı.
Anneler ve babalar, çocuklarından çok şey isterler. Bunlar gerçekleşmeyince de sıradanlığı isterler. Bunun temel bir öğe olduğunu düşünürler. Gelgelelim sıradanlık, aslında gerçekleştirilmesi en zor olan niteliklerden biridir.
“Her ne olursa olsun, birkaç kez tekrar edilince anlamsızlaşır. İlkin gelişiyormuş gibi görünür; biraz zaman geçtikten sonra da ya değişir ya da rengi solmuş gibi gelir. En sonunda anlamı yok olur gider.”