Hangi şey bana onu hatırlatmıyor ki? Şu döşemeye baksam, taşların üzerinde onun yüzünü görüyorum. Her bulutta, her ağaçta o var... Geceleri havayı o dolduruyor, gündüzleri baktığım her şeyde onun hayalini görür gibi oluyorum. Sanki her yanımı onun hayali çevirmiş. Alelade erkek, kadın yüzleri hatta kendi yüzüm bile bana onunkine benziyormuş gibi geliyor. Bütün dünya onun bir zamanlar yaşadığını, benim onu kaybettiğimi gösteren korkunç hatırlarla dolu.
Ne garip bir öldürme şekli bu! Tam on sekiz yıl beni boş bir umuttan öbürüne düşürerek aldatmakla, santim santim değil de milim milim doğramak gibi bir şey!
Beni bir kere daha öp, gözlerini görmeme fırsat verme. Bana yaptıklarının hepsini affediyorum. Katilimi seviyorum ben... Ama, ya senin katilini? Onu nasıl sevebilirim?
Her şey yok olup yalnız o kalsa, benim varlığım gene devam ederdi; her şey yerinde kalıp o ortadan kaybolsa, evren bana büsbütün yabancı olurdu. Ben onun bir parçası olamazdım.