bu suretle Müslüman namazı, kalbin salâh ve taharetiyle beraber bir mi’racı olduğu
gibi harekât-ı bedeniyenin de ta’zımi ve vekar-ü sekineti ifade eden her kısmını
muhtevidir.
Ne demek istediğimi anlıyorsunuz. Emperyalizm, siyasi ve ekonomik dayatmaların ötesinde zihne dair bir yığılımdır yavrum, kişinin dikkatini kendi
toplumuna ait meselelere veremiyor olmasını söyler; hörgücünde taşıdığı
hazinenin farkında olmayan deve sendromu.
Hakk’a, fıtrat-ı iman ile doğ, bu iman ile tarik-ı tecrübeden doğru geç, hakka iman ile öl, O’na rücu et. İşte saadet-i İslâm, işte kalbleri marazlı o münafıkların hud’a yapmak istedikleri nur-i hüda.