Acıları böyledir. Acısı en az olan insan, acısının bitmeyeceğini düşünür, acısı çok olan insan ise yeni bir acı geldiğinde, o acının baskısıyla tüm acıları sineye çeker.
"O bir ayna değil, o bir uçurum"
"Hayır, Mania. O bir ayna."
"Değil, o bir uçurum. Ben orada çiçekler topladım, orada düştüm, orada öldüm."
"Bunu bana nasıl kanıtlarsın? Karşımdasın, yaşıyorsun."
"Karşındayım, bir ölüyüm."
"Iyi değilsin sen, yaran da kanıyor üstelik."
"Kanamıyor, kan yok orada."
"Görmüyor musun, kan orada"
"Onun yüzünü bir kez göreyim, göğe asacağım gözlerimi."
"Hani ölüydün sen? Ölülerin gözleri görür mü ki?"
"İnsanların gözleri yalnızca ölünce görür."
Sırtım sevgilim, senin bıçaklığın mı?
Benim yaramın senin sesinden okunmuş besteleri var.
Bir kadın sevince nasıl da üç. gününü cehennemde geçiren bir kelebek,
Oysa yaşamak isterken bir adamda sadece severek.
Bana üç yıllık bir cehennemdi, seni sevdiğim o üç gecelik müebbet.
Keşke seni içimden üç kez üflesem, iki kez geçsen, bir kez kalsan ama şu acıyı dindirsen.