İçsel buhrandan sistemin teşekkülüne; hakikatin sadece sayısaldan değil sözelden doğacağı inancıyla okuyorum. Bozuk düzeni değiştirmeyi dava bilen, yarınlara ne anlattığını kanıtlayacak o seçilmiş genç adamın iradesiyle...
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi - Türk Halkbilimi
Bu kitabı, çok tavsiye edildiği ya da kitapkurtlarının okuduğu için değil de... Bir diş hekimi var; kendisi bilmiyor ama onu içtenlikle beğeniyorum. Onun bu kitabı okuduğunu görünce, ben de onun okuduğu dünyaya girmek babında denemek istedim.
Daha önce pek çok kez Jack London okumuştum; ancak Martin’in maceraları, alt tabakadan yükselişe geçmesi, diksiyonunu düzeltmesi, giyimini değiştirmesi ve sadece güçlü olduğu zamanlarda (ekonomik ve sosyal hayat) yanında insanların artması... Biraz kendimi de gördüm diyebilirim. Anadolu'da yaşayıp İstanbullu bir hal alma ve üniversitenin buna etkisi vardı bende de. Ancak Martin, değişimi kafada oluşturmuş ve bir hülyanın peşinden gitmiş, pes etmemişti. Onu vazgeçirenler ve yolundan döndürmeye çalışanlar olmuştu; ancak o yılmamıştı.
Türk siyasetinde Bülent Ecevit’in DSP Genel Başkanı olduktan sonra hiç kimseyi dinlemeyip pes etmemesi, davasını sürdürmesi ve daha sonrasında 1999 seçimlerinde başbakan olması gibi…
Tabii ki başlangıcı 10 üzerinden 10'du. Orta bölümleri ise edebi açıdan o bölümlerde çok kuvvetli olsa da beni biraz yordu. Beklendik bir final oldu, benim için sürpriz değildi; ancak bu şekilde bitmesi üzücüydü. Bu arada, ben yüzmeyi bilmiyorum; o en azından biliyordu…
Bu kültleşmiş eserin okunması gerektiğini düşünüyorum; ancak hayatımda okuduğum en iyi kitap mı? Hayır!