• "...
    — Korkma!
    Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz;
    Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz!
    Düşer mi tek taşı, sandın, harîm-i nâmûsun?
    Meğer ki harbe giren son nefer şehîd olsun.
    Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa;
    Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa;
    Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar,
    Taşıp da kaplasa âfâkı bir kızıl sarsar;
    Değil mi cebhemizin sînesinde îman bir;
    Sevinme bir, acı bir, gâye aynı, vicdan bir;
    Değil mi cenge koşan Çerkes’in, Lâz’ın, Türk’ün,
    Arap’la, Kürt ile bâkîdir ittihâdı bugün;
    Değil mi sînede birdir vuran yürek... Yılmaz!
    Cihan yıkılsa, emîn ol, bu cebhe sarsılmaz!
    Nasıl ki yarmadan âfâkı pâre pâre düşer,
    Hudâ’yı boğmak için saldıran cünûn-i beşer;
    Nasıl ki nûr-i hakîkatle çarpışan evhâm;
    Olur şerâre-i gayretle âkıbet güm-nâm,
    Şu karşımızdaki mahşer de öyle haşrolacak.
    Yakında kurtulacaktır bu cebhe...
    — Kurtulacak? ..
    Demek yıkılmayacak kıble-gâh-ı âmâlim...
    Demek ki ölmüyoruz...
    Haydi arkadaş gidelim! "

    Berlin: 5 Mart 1331
    (18 Mart 1915)

    •Mehmet Akif Ersoy