“Peki sen nasıl şeyleri seviyorsun?”
“Evet, sorunun diğer tarafı da bu. Bilmiyorum. Gerçekten bilmiyorum. Ben sadece… yolumu kaybettim. Ya da aslında şunu fark etmeye başlıyorum, benim eskiden de bir yolum yokmuş.”
Nathan onun sırlarını hak etmiyordu. Yaptığı her şeyi bilmeyi hak etmiyordu. Nathan’ın kendi öncelikleri, kendi sırları vardı. Onun neden olmasındı ki?