Hızlı okumaya bir zamanlar ilgi duymuştum. Hızlı okumayla günde 2-3 kitap bitiren oluyormuş diye söylentiler olunca iyice aşkım şevkim artmıştı tabi fakat ben bu teknikleri sadece basit yazılarda kullanabildim. Gazete okurken olay odaklı yazılar okurken vs. Belki sıkıntı bende olabilir ama sanki bence yavaş ve yazıyı özümseyerek okumak daha eğlenceli.
Duygu ağırlıklı bir kitap, yarışma sorusu hazırlamak için okumuştum keşke daha önce okusaydım diyorum. Okunması gereken bir kitap. Sayfa sayısı olarak az, tek oturuşta okunabilir :)
1950-1960'lı yıllarının Türkiye'sini anlatan yazar dönemin manevi çöküşünü ele almış. Genel itibariyle roman çok hoşuma gitti. Romanın sevmediğim yönü ise imla kurallarına çokta özen gösterilmemesi. Belki sadece benim okuduğum baskı ile alakalı bir şeydir bilemiyorum ama kitabı okurken dikkatimi çok dağıtıyordu. Fakat açıkçası roman imla dışında oldukça iyi olay bütünlüğünün sağlandığı bir roman tabi eski dönemleri anlatıyor olması günümüz gençliğinin bazen ilgisini çekemiyor. Ancak bence herkesin bilmesi gereken bir dönem ele alındığından okunması gereken bir roman.