İnsanların kodlanarak alfa beta epsilon gibi tabakalara göre üretildiği bir sistemde değerler, ilişkiler, sosyal hayat ve dinin nasıl şekillendiğini gördüğümüz distopik roman.
"Herkes herkes içindir" mottosuyla herkesin istediği kadar kişiyle cinsel ilişkiye girebildiği. "Bizim Fordumuz" deyişiyle Tanrı'nın yerine bilimin ve sosyal düzenin konumlandığı bir dünya.
Eski yaşam tarzına sahip insanlardan biri olan Vahşi'nin bu dünyaya gelip yeni dünya değerlerini sorgulamasını okuyoruz.
Özetle yeni dünya, (şu an bizim dünyamıza oldukça benzer şekilde) "özgür irade" yi insanların elinden almış ama kimse bunun farkında değil. Hatta kendilerinin böyle irade ettiğine inanıyorlar.
Tüm sosyal düzen ve tabakalar(işçi sınıfı, beyaz yakalı, yönetici vs.) planlanarak Tanrısız, ailesiz, ahlaksız bir sosyal düzen kurulmuş. Her türlü acının yerini sadece mutluluk almış. (En ufak bir düşüşte mutluluk veren soma hapı içiliyor).
Bütün bunlara Vahşi şöyle diyor :
“Ama ben rahatlık istemiyorum.
Tanrı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum, günah istiyorum.”