Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz, o bilmeden başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona. Onsuz olamıyor. (Sustu. Bir sigara yaktı.) Bakın, şimdi adımdan daha önemli bir şey biliyorsunuz: Sigara içtiğimi. İşte bir başkası: Bütün bu "siz"ler, "iz"ler, "uz"lardan sıkılırım ben. Yapmacık, fazlalık gibi gelirler bana. İkinci konuşmamda 'sen' diyemeyeceğim biriyle bir daha konuşmam. Ne dersin(iz)?
Nobel ödüllü ekonomist Amartya Sen, hükümetlerin halkları tarafından sorgulanabildikleri ülkelerde açlık olmadığı sonucuna vardı. Dünya Açlığı: Yirmi Mit kitabının yazarlarından Frances Moore Lappé de buna katılıyor: "Açlığın temel nedeni gıda ya da toprak eksikliği değil, demokrasi eksikliğidir," "Aile içinde, köy ölçeğinde, ulusal ölçekte, uluslararası ticaret ve finans alanında."
Dürüstlüğün çok az taraftarı vardır. Çoğu insan ondan, sadece başkaları söz konusu olduğunda övgüyle söz eder. Diğerleri bir tehlikeyle karşılaşana kadar dürüstlüğe bağlı kalır, bir tehlike durumunda ise sahtekarlar anında onu inkâr etme, politikacılar ise onun üzerini örtme yoluna saparlar.