1. sone
"Artmasını isteriz en güzel varlıkların
Güzelliğin gül yüzü solmasın diye asla,
Bir güzel, yaşlanıp da göçünce bugün yarın
Anısı yaşar yine körpecik yavrusuyla;
Ama can yoldaşındır kendi parlak gözlerin,
Kendi ateşin besler ruhunun alevini;
Kıtlığa çevirirsin bolluğunu her yerin,
Kendi düşmanın gibi, ezersin canevini.
Şimdi sen yeryüzünün taptaze bir süsüsün,
Varlığın çiçek dolu bahardan müjde taşır,
Ama kendi koncanda ruhunla gömülüsün,
Pintiliğin arttıkça kendi sonun yaklaşır.
Dünyaya acımazsan, oburlar gibi ancak
Varlığın da mezar da güzelliği yutacak."
Belli ki sanatı ve özellikle de izlenimciliği seviyor gibisiniz. Keşke böyle sanat tablolarının varlığı artabilseydi, tabloların güzelliğinin hiç solmamasını isterdik böylelikle. Bir sanat galerisinde düşündüm kendimi sizin profilinize bakınca. Yeryüzünün taptaze bir süsü olmak için çabalayan ve çiçek dolu bahardan müjde taşımak isteyen o renklerin cümbüşünü ancak ve ancak sanatçılar böyle dile getirebilir zaten. Mezarın bile bir anlamı oluyor böyle düşününce, onu da yaptıklarımızla biz resmediyoruz aslında. Değil mi?