Hayatta yapmamız gereken bazı şeyleri yapamadığımız ya da yapmadığımız zaman etrafımızdaki kişilerden gelen tepkileri neden bu kadar umursarız? Neden onların bize bakacağı bir çift göz, söyleyeceği bir çift söz bizim için bu kadar önemli olur? Kendimizi işe yaramaz olarak gördüğümüz zamanları yok saymak mı isteriz yoksa bu acı gerçeği kabullenmekte mi bu kadar zorlanırız? Çevremizde gelişen bir takım kalıp yargıların değişmez olduğunu kendimize hatırlattığımızda içimizi rahatlatmak mı isteriz yoksa böyle olmasını mı umarız? Neden insanların daha konuşmadan sanki konuşmuşçasına bize yönelttikleri o saçma soruları zihnimizde yanıtlarız? Yanıtımızı beğenmezsek neden daha iyisini bulmak için bu kadar uğraşırız? Onların düşüncelerini bir nebze de olsun değiştirmek mi isteriz yoksa onlara hak ettiği cevabı vermek mi? Onlar neyi ne kadar hak ediyorlar ki? Ya da bizim asıl hak ettiğimiz davranış ne? Ne bekliyoruz ve ne umuyoruz? Ortada olan hiçbir şey yok. Hayat devam ediyor her zaman olduğu gibi. Ne kadar çabalarsan çabala, ne kadar kendini savunursan savun. İstersen haklı ve suçsuz da ol. İnsanlar ne söylemek isterse söyler ve senin yapmanı gerekli gördükleri ne varsa onu senden bekler. O yüzden kendini yıpratma ve çaba gösterme. Kabul et. Yorma kendini. Yapamadım. Yapmadım. Her şey bu kadar. Savaşın da bitti, içinde seni param parça eden o duygular da. Şimdi rahatla. Sen böyle iyisin unutma. Allah ne derse o olacak. Her zaman olduğu gibi.