Güzel sözleri güzel söylemenin de bir yolu var,
Öyleyse neden çirkinlik akıyor dilinden?
Tüm bu öyküyü en başından anlatsam da,
İnsan asıl anlaması gereken yerden anlamayınca,
Bir faydası dokunmaz bilirim,
İnsanı insana anlatmamız da artık zarardır,
Ben de bahsetmiyorum ki boyundan eninden.
Sana inanırken seni bana inandıranı aramadım,
Sonuçta her mevsim birbirine benzeyemez,
Cemre de sürekli aynı yere düşemez,
Keşke sen de seni inandıranı aradığın kadar,
Beni arasaydın.
Yağmur hep başını alıp gittiğinden,
Birlikte ektiğimiz tohumların ormanları,
Kuraktır şimdiki zamanın farklılıklarının civarında,
Bunun için ne sızlan, ne ağla için için,
Ceylana verip,
Heyelandan sakladığın bütün sırların için,
Toprak hâlâ aynı toprakken,
Kendini büyük bir dehşetin sularına kaptırdığın için.
Eğer bildiklerimi bilmediklerinle harmanlaştırabilseydin,
Bildiğini bildiğini, bildiğimi bildiğimi,
Bildiğimizi, bildiğimizi bilmediğimizi,
Bilmediğimizi, bazen de uçtuğumuzu, düştüğümüzü,
Unuttuğumuzu, hatırladığımızı,
Bir sel olup birbirimizi alıp götürdüğümüzü de,
Bir daha getirmemek üzere götürebilirdik.