Bir trenin hafızası çok zayıftır, hemencecik herşeyi ardında bırakır. Mısır tarlalarını, köprüleri, gölleri, vadileri, çiftlikleri acılar ve neşeleri unutur. Onları arkasında dağıtır ve ufkun ötesine atıverir.
Yalnız olmak on iki yaşındaki bir çocuk için yeniliktir. Etraftaki insanlara o kadar alışıktır ki. Yalnızca zihninde yalnız kalabilir. Etraflarında çocuklara neyi ve nasıl yapmaları gerektiğini söyleyen o kadar insan vardır ki, kendi dünyasında bir başına kalabilmek için bir oğlan çocuğu yalnızca kafasının içinde bile olsa, bir kumsalda koşmak zorundadır.
Bu gece yeni fikirlere yer bırakmamaktan, düşünmeyi bırakmaktan, bir şeye bana korkma zamanı bırakmayacak kadar çok inanmaktan başka bir şey istemiyorum dedi kadın.