mısra, bir alıntı ekledi.
16 saat önce

Bu yürek sevgi yüreği beyim
Benim en büyük yüreğim
Boğuldu kan denizlerinde
Ay ve güneş sürülerim
Ak güvercin yolladım size
Sığmadı göklerinize
Irgalayın kavak ağaçlarını
Özgürlüğümü toplayın yerden
(1969)

Boyundan Utan Darağacı, Ali Yüce (Sayfa 47 - Bilgi Yayınevi)Boyundan Utan Darağacı, Ali Yüce (Sayfa 47 - Bilgi Yayınevi)
Batu Han, bir alıntı ekledi.
 21 May 20:49 · Kitabı okuyor

Öç !
"Bu muhteşem olacak beyim! O sarayın duvarlarından aşağıya atılan Di savaşçılarını görür gibiyim.Çığlıklar,kan ve her yeri saran Uyguri öcünün sert rüzgârları...Bu muhteşem olacak!"

Börü, Çağlayan Yılmaz (Sayfa 128)Börü, Çağlayan Yılmaz (Sayfa 128)
Saydek °¿°, bir alıntı ekledi.
20 May 20:57

+Biliyorum beyim sen de onlardansın emme.
- Onlar kim?
+ Aha, Kemal Paşa'dan yana olanlar…
- İnsan Türk olur da, nasıl Kemal Paşa'dan yana olmaz?

Yaban, Yakup Kadri KaraosmanoğluYaban, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Sefer Fındık, bir alıntı ekledi.
19 May 23:04 · Kitabı okuyor

Sefer’in sesindeki güven Kâmil Bey’in yüreğini umutla doldurmuştu.
“Mustafa Kemal Paşa’yı bilir misiniz sahi?”

“İyi biliriz! Önce Çanakkale’de gördük. O zaman daha paşa olmamıştı, paşa oldu, Büyük Cemal Paşa’yla görüşmek için Şam’a geldi. Bize komutanlık etmedi ama, yamandır gayet... Çanakkale Boğazı’mız Alaman’ın paşasına kalsaydı, yandıktı Beyim. Alaman’ın paşası İngilizlerin çıkacağı yeri büsbütün yanlış hesaplamış. Askeri beriye biriktirmiş. Mustafa Kemal Paşa, Alaman paşasının iyice şaşırttığını görmesiyle kumanda mumanda dinler mi! ‘Ben Arıburnu’nu tutarım,’ demiş bereket! Tutmasaydı, İstanbul daha o zamandan gitti giderdi.”

Esir Şehrin Mahpusu, Kemal TahirEsir Şehrin Mahpusu, Kemal Tahir
Hakan Arık, Yüzüklerin Efendisi - I - Yüzük Kardeşliği'yi inceledi.
 17 May 16:54 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

J.R.R. Tolkien ile ilk tanışmam Silmarillion ile olduydu. Bilmiyorum, şuanda kim kime neyi nasıl okuması gerektiği konusunda ne diyordur; ancak zamanında bu konu hakkında çok çok uzun araştırmalar yaptıydım. Bir çok insan evreni iyi tanımam için sırasıyla: Silmarillion, Hurin'in Çocukları, Hobbit ve Yüzük üçlemesini okumamı tavsiye ettiydi. Bende büyük bi hata yapıp Silmarillion ile başladım Tolkien okumaya... İlk 150 sayfayı okudum ve sonuç ? Sadece ve sadece Arda diye bi herifin olduğunu öğrenebildim. Meğersem Arda da bu evrenin tanrısıymış... Wow!... Kitabın ilk kısmının özetini okuduğum sırada bu yazıyı görünce kendimi hızlı okuma kursuna gitmiş Woody Allen gibi hissettim : Olaylar Orta dünyada geçiyordu... 150.sayfada artık daha fazla dayanamayıp fırlattım kenara. O zamanlar 1000 Kitap'a yeni katılmıştım. Silmarillion'u aratıp başladım incelemeleri okumaya... Bilinçli olarak yapmadım, biliçli olarak yapsam da bu kadar denk getiremezdim büyük ihtimal: Silmarillion incelemesi yapan iki kişiye mesaj yolladım; Acaba benim mi kafa basmıyor ? Yoksa Silmarillion kötü bir tercih mi ? Bana sorarsanız ikisinede evet derim; ancak ikincisine 5 kat daha fazla evet derim . Her neyse konuyu yine çok dağıttım. Mesaj attığım kişiler Mithril / Danny ve mithrandir21 | Uğur idi. Sağolsunlar kendileri bu sitede hem ilk dostluk kurduğum insanlar hem de dolaylı yoldan bana bu evreni sevmemi sağlayan insanlar. Bir konuda işin ilmini bilen birisi gördüğüm zaman çok fazla soru sorarım dostlar; huyum bu, kendimi değiştiremiyorum(Yine konudan çok sapıyorum). Neyse sormam gereken konuları ikiye böldüm ve başladım Ceren Abla ve Uğur Abime sormaya :D Ya siz ne kadar iyi insanlarsınız ! Total de kaç soru sorduğumu bilmiyorum ama sonuç olarak atıldım Hobbit ile bu güzel evrene... Hobbit ile başladım, Yüzüklerin Efendisi üçlemesi, sonrasında ise kafama göre. Henüz daha bu evrene atılmamışsanız sizin de bu sıra ile okumanızı tavsiye ederim. Tanışma faslımızı halletiğimize göre, artık başlayabilirim incelemeye...(Evet daha yeni başlıyor)

************************************************************************************************

HİKAYE:
Spoiler içermez(sanırım)

Bilbo Baggins, 13 cüceyle yaptığı ''Beklenmedik Yolculuk'' sırasında kafilemiz Goblinlere tutsak düşüyor. Bilbo arada sıvışıp kaçarken Gollum' un takıldığı mekana düşüyor. Düştüğünde Gollum'un yüzüğü düşürdüğünü görüyor ve yüzüğü alıp cebine atıyor. Bilbo'nun yüzükle tanışması bu şekilde oluyor...

Bilbo Baggins' in cücelerle yaptığı yolculuğun üzeründen 60 yıl geçmiştir. Artık yaşlanmış ve yüzüğün etkisi altında kalmaya başlamıştır. Karanlığın Efendisi Sauron, yüzüğün bulunduğunu öğrenince, yüzüğü kendisine getirmesi için Kara süvarileri, bizimkilerin oraya yollamıştır. Olaylardan haberi olan yakışıklı-havalı- ihtiyar Gandalf, yüzüğün yalnızca Hüküm Dağında yok olabileceğini söyler. Bilbo'dan yüzüğü, varisi Frodo alır ve böylece maceramız başlar...

************************************************************************************************
Yüzüklerin Efendisi ilk başlarda benim açımdan okunması zor bir kitaptı. Bir çoğumuz Y.E. nin ilk önce filmini izlemiş ve sonradan kitabına merak sarmışızdır. Filmde o kadar alışmışız ki her anın bi ekşın ile geçmesine ; kitapta direk bi ekşın göremeyince ilk başlarda biraz sıkıldım doğrusu(Sadece ilk başlarda ekşın yok ve sadece ilk başlarda sıkıldım). Ne zaman ki Moria' ya geldik işte o zaman kitap benim için efsaneleşmeye başladı.

Tolkien favori yazarım değil yada Y.E. favori kitabım değil; ancak hayal gücüne en çok güvendiğim adam Tolkien : Bu kadar büyük bi evren tasarlayıp, güzel bir hikaye oluşturup, binlerce karakter üretip, türlerin kendine has lisanlarının olması ve bunların hepsinin birbiriyle tutarlı olabilecek bir fantastik kitap yazmak her baba yiğidin harcı değildir. Bu yüzden yaptığı iş diğer tüm yazarların yaptığına göre çok çok daha zor(bana göre) ve zoru başardığı için bu başarıya ulaşmıştır...

************************************************************************************************
Sevdiğim Alıntılar:

''Yaşayanların birçoğu ölümü hak ediyor. Ve ölenlerin bir kısmı da yaşamayı hak ediyor. Yaşamı onlara verebilir misin ? O halde öyle hak, hukuk adına ölüm buyurmakta çok acele etme. Çünkü en bilge olanlar bile her şeyin sonunu göremez.''

En mahir örümcek bile zayıf bir ip bırakır.

"Sakalınla, makalınla kelleni uçururdum Cüce Efendi, eğer yerden biraz daha yüksekte olsaydı," dedi Éomer.
"O tek başına değil," dedi Legolas gözden hızlı hareket eden ellerle yayına bir ok yerleştirip gererek. "Eliniz daha inemeden düşer kalırsınız."

Önce ben içeyim Bay Frodo,"dedi.
"Tamam, ama ikimize yetecek kadar yer var."
"Ben onu kastetmedim," dedi Sam. "Ben şöyle düşümdüm: Eğer zehirliyse veya kötü etkisini hemen gösterecek bir şey varsa, işte o zaman bana olması sana olmasından iyidir beyim, bilmem anlatabildim mi."

Dünya, savaşlar olmadan da yeterince acılara ve talihsizliklere sahip.

************************************************************************************************
BONUS:

Uyanın, uyanın, Théoden'in Süvarileri!
Kötülükler kapımızda: Ateş ve katliam!
Mızrak savrulacak, kalkan parçalanacak,
Kılıç günü geldi, kızıl gün geldi daha günes doğmadan!
Sürün atlarınızı, sürün! Haydi Gondor'a!

https://www.youtube.com/watch?v=MCX3ZLyTLgA

Vaktiniz olursa Yüzüklerin Efendisi'nin oyununa da bakmanızı tavsiye ederim :D

Etkinlik sayesinde kitapları daha erken okumamı sağlayan NigRa ile Ebru Ince' ye teşekkürü bir borç bilirim.

Saygı ve Selametle




DİPNOT: Silmarillion' u okumak için sabırsızlanıyorum!

Hakan kahraman, bir alıntı ekledi.
15 May 00:28 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Son
Roman fena bitmedi beyim! Yeraltından hayır gelmedi ama yeryüzünün keyfini süreceğe benziyorsun.

Gurbet Hikayeleri - Yeraltında Dünya Var, Refik Halid Karay (Sayfa 358 - İnkılap yayınları)Gurbet Hikayeleri - Yeraltında Dünya Var, Refik Halid Karay (Sayfa 358 - İnkılap yayınları)

Afrika açlıktan ölüyor,
Kudüs sessizlikten.
Sorulur beyim, elbet sorulur.
Bunun hesabı evvela bizden sorulur.

Kitapları Fazla Seven Kadın, bir alıntı ekledi.
14 May 13:51 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Beyim, her şey yerinde ve zamanında güzel..." (...)

Kefensizler Mezarlığı, Kayahan Demir (Sayfa 99 - Carpe Diem Kitap)Kefensizler Mezarlığı, Kayahan Demir (Sayfa 99 - Carpe Diem Kitap)

Nedir şu anneler günü hengamesi?
Her reklamda annecilik hassasiyetini bir pazarlama unsuru eden şu kalleş kültür endüstrisi(!)
Yok beyim yok. Ben henüz annesinin mezarına bir mutfak robotu götüreni görmedim.

Mustafa Büyüksoy, bir alıntı ekledi.
12 May 15:01 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Toplum Bir Hapishanedir (Bunu Atay'dan başka kim böyle anlatabilir.)
İşte yoruldum baylar bayanlar! Salih Efendi'ye döndü, "Başıma güneş geçti galiba," dedi, "Biraz bozuldum." "Bir şapka giyseydin beyim," dedi bekçi, "Buranın güneşini unutmuş olmalısın." Şapka mı? Bu sakalın üs­tüne bir de şapka giyersem, beni deli diye, Allah gösterme­sin, deliğe tıkarlar Salih Efendi, kasabamızın başkanlar ve dernekler dışında kalan bütün kuvvetleri, işte meşhur zabı­ta müdürü, işte kolcu kuvvetleri, işte toplumun güvenliğini sağlayan güçlü kuvvetler, işte onun için Salih Efendi, bana müsaade. Bacaklarından çok, kafasından gelen bir güçsüz­lükle ayaklarını sürükleyerek uzaklaştı. İşte Tuzcuların Bekir Efendi'nin oğluna yakışmayan lastik ayakkabılarım, işte Salih Efendi şimdilik hoşça kal.

Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay (Sayfa 147 - İletişim Yay.)Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay (Sayfa 147 - İletişim Yay.)