Kitap en başta Türkiye’de yaşanan olayları çok basit ve açık bir şekilde anlatıyor. Kadınların daha genç yaşlarında zorlandıkları evlilikler aile tarafından çekilen sıkıntılar çok güzel yansıtılmış. Tabiki aldatmak hiçbir koşulda hak verilecek bir durum değil. O masum genç kızlar da sonrasında iğrenç insanlara dönüşüyorlar adeta. Hepsinin yaşanmış olaylar olması da cabası. Fakat aklıma takılan bir kısım var. Her bölümden sonra psikolog tarafından yapılan bir değerlendirme kısmı var. En sonda da psikolog, kitap hakkında genel bir değerlendirme yapmış. Ve orada geçen cümle şu:” Aldatmalara bu kadar şahit olmamızın kökeninde tabii olarak başka nedenler de vardır. Kadının iş hayatında daha fazla söz sahibi olması, güç kazanması, erkeğin karşı cinse daha çabuk ulaşması(tabi burada sosyal medya ve mecraların da çok büyük katkısı vardır) kadının erkeğe karşı çıkma özgürlüğü ve toplumun, kadının aldatması ile ilgilenmesi gibi nedenlerden dolayı artışlar kaçınılmaz olmaktadır.” Yani eğitim seviyesi yüksek olan bir kadının(ki bu kadın psikolog) aldatmaları kadınların çalışmasına, güç kazanmasına ve erkeğe karşı çıkma özgürlüğünün olmasına bağlaması beni şok etti. Yani kadın olarak iş hayatına girmeyelim, güç kazanmayalım, erkeğimize asla karşı çıkmayalım?¿ Bana göre aldatmanın cinsiyeti olmaz her türlü iğrençtir o mahluk. Ama bir kadın, hele hele eğitimli bir kadın nasıl bunu yazar aklım almadı. Son ana kadar iyi gidiyo dediğim kitap tek bir cümleyle rezil bir hale geldi benim gözümde.