beyza

beyza
@beyzco
Ortadoğu'ya has bir denge olarak, bu coğrafyada uzun süre tutunabilmenin ve kök salabilmenin yolu Yahudilik, Hıristiyanlık veya İslam'dan birine mensup olmaktır. Tarih'te, Roma ve Sasani imparatorluklarının yaşadığı "siyasi handikap", günümüzde Çin'in elini kolunu bağlamaktadır. Yahudilik, Hıristiyanlık veya İslamiyetin itici gücünden mahrum olan Çin, ekonomik kozları ve insan gücünü masaya sürmeye çabalasa da, bölgede derinlere kök salmak noktasında (mevcut dengeler ışığında) şansı bulunmamaktadır.İsrail'in kurucuları neredeyse tamamen ateist olmasına rağmen devletin bir "din" devleti olarak kurgulanması da tamamen bu gerçeklik sebebiyledir.
Siyaset
Allahu Teala kuluna bakar; iyi bir insan, fena değil ama amelleri az. Kişiliğindeki güzelliğin hak ettiği mevkiye gelecek amelleri yeterli değil. Rabbimiz adeta, ''Ben buna cennette derecesini yükseltmek için azıcık hastalık, azıcık imtihan, azıcık eziyet, azıcık bir dert vereyim'' der. Kul imtihanı isyanla, sabırsızlıkla, söylenerek karşılarsa daha kötü bir duruma düşer. Rabbimizden bela ve imtihan istemeyiz. O'ndan her daim af ve lütuf isteriz. Ama bir imtihanla karşı karşıya kaldığımızda Hz. Yusuf gibi tüm kademeleri başarıyla geçmeyi arzu ederiz
Alıntı
... bize düşen tedbir almaktır, kaderden biz sorumlu değiliz.
İnsanın zenginliği sadece kendisine verilenlerle değil, çevresindeki insanların her boyuttaki seçkinliğiyle de ilgilidir.
Müslüman Kadın Kimliğinin İnşası
Cumhuriyet ideolojisinin ve aydınların tehlike olarak gördükleri şey İslam ve halkın Müslümanlığı mı yoksa aktif ve ''örgütlü'' dini hareketler, moda deyimiyle ''siyasal İslam'' mıdır? İlk bakışta problem ne kadar farklı gözükürse gözüksün bütün modernleşme tarihimiz boyunca mücadele edilen ve dönüştürülmek istenen İslam ve Müslümanlıktır. Çünkü bu topraklarla koparılamaz olan en geniş manasıyla İslam'dır. Aktif dini hareketler olsa olsa konjonktürel ve geçici bir öneme sahip olabilir.
Sayfa 81 - Kutadgu Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı