Bir meselenin daha konuşulması gerekiyor, doğrudan hayat değiştiren meseleyle alakalı ve daha önce dolaylı olarak değindiğim bir konu. Şimdi bununla yüzleşmek istiyorum. İnsanların farklı yollardan sordukları bir soru bu. Bazen kibarca bazen kabaca soruluyor ama hep aynı kapıya çıkıyor: "Parası için mi yapıyorsun, tatlım?"
Cevap hayır. Ne şimdi ne de başka bir zaman para için yazdım. Evet, kurgu kitaplarımdan çok iyi paralar kazandım ama tek bir kelimeyi bile karşılığında para alacağımı düşünerek yazmadım.
Kitap alanlar genelde romanın edebi değerine bakmıyorlar; kitap alanlar uçakta okuyabilecekleri, önce onları büyüleyecek sonra da içine çekip sayfaları durmadan çevirmelerini sağlayacak iyi bir hikâye istiyorlar. Bence bu ancak okurun kitaptaki kişiler davranışlarını, çevrelerini ve konuşmalarını tanıdık bulduğunda gerçekleşiyor. Okur hikâyede kendi hayatını ve inançlarının güçlü yankılarını duyarsa hikâyenin içine daha da çok giriyor.