Sevgili Ülkem, Yeni eğitim yılı bol okumalı, yazmalı olsun da beni bi’ dinle! Süslü püslü lâflar; gerçekler duvarına toslayıp döner. Eski Türkiye, yeni Türkiye gibi sloganlardan sonra dönüp eğitime bakıyorum. Karnemiz (fena şekilde) fena... Bunu, üniversiteyi bitirip işsiz gezen gençlerin fotoğrafı ve dünya sıralamasında sonlardaki yerimiz
Kûy-i Yâr’da Bir Mûrg
Şubat Ayı Öykü Etkinligi (Tema: Yeni Hayat) İnsanlar uzaklaşıyor gözlerimden, yüreğimden, derimden, içimden... Ruhumda yalnızlıkların türküsünü söylüyor; üşüten, ürperten rüzgarlar. Yalnızlıklar boy boy, çeşit çeşit yanı başımda. Bir tek onlar terk etmiyor benliğimi… Aynı yöne giden gemilerimiz ne çoktu tanıştığımızda. Aşkla dolu, hayaller,
Reklam
Ben de bilmiyorum işte O akıntı beni de gıdıklıyor -Sen yine de ipleri elinde tut -çünkü ne kadar sonu güzel de olsa o yolda giderken sağ solda taşlara var onlara çarpabilirim buna dayanabilir miyim O güzel diyar için sabredebilir miyim Bilmiyorum Ama şansımı denemek istiyorum çünkü bu akıntı bambaşka -Bence de denemelisin -Her güzelliğin bi bedeli olacak nasılsa kacinilmaz Peki sen denemek ister misin? -isterim -O zaman bu akıntıya karşı el ele verelim ayrılmadan kapılalım
bugun az kalsın diyar pala dinliyodum oyle bi gun iste
Bi sonbahar akşamı...
Beyaz atlar vardı işte dağ başında ... Gökyüzünde asırlanmıs bulutlar... Sonra gün batımı olacaktı.. Sessiz ve tek kişilik odalarda.. Var mısın yok musun? oynayacaktık.. Biri deli rolüne bürünecekti, İşte birden bire dizilecekti saatler... Lâkin gün hep sonradan adım attı... Beklenti bakışlı çocuklar hayallere takıldı... Sonsuzluk rıhtımı, bizim diyar oldu.. Ne yapalım kuşlar bu şekilde daha güzel uçtu...
Bi diyar işte...
Bi masal diyarına gidesim geldi, Yol kenarında küçük, şirin evleri olan, Dünya olmayan bi diyara işte... 🤗🤗🤗
Reklam
Zembilfîroş hikayesi!
Zembîlfiroş’ta ki aşk, karşılıksız bir aşktır. Ölümü çare gören aşkın hikayesidir. Efsanenin Mezopotamyanın tarih ve kültür bakımından oldukça zengin ve bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmış, Mervanilerin başkenti Farqîn’de geçtiği yaygın olarak söylenir. Yörede hüküm süren bir kralın çok yakışıklı oğluymuş. Görenin bir daha dönüp baktığı,
Madem diye başlamak belkide cümleye.. Noktaya yer vermemek asla... Olur diye bi kelime kullanmamak mesela... Şahı olmak denizlerin... Karalarda rüzgarların... Debdebeli bilirim bu ten ... Bu diyar başka artık... Ben mi? desem... Yoksa... Bitmez işte hengameler... Vakitte susamış zambaklar ...
en işlek yerlerinde varız hayatın, ama hep kendimizle tenhayız,
youtube.com/watch?v=Ituzi_-... Mevsim, hava, saat, gün, yıl farketmeden hep burdasınız biliyorum. Otobüstesiniz siz de biliyorum, metroda, sokaktasınız, iştesiniz, sonra evde, hava yağmurlu, mutlulukla ağır ağır yürüyerek ıslanıyorsunuz yahut bir saçak altına sığınmış yaşamayı ne kadar sevdiğinizi düşünürken bir yandan da intiharı
28 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.