1000Kitap Logosu

bıçak

400 syf.
·
2 günde
·
5/10 puan
Pandemi sebebiyle buz patenini bırakmış, şu ansa sınav sebebiyle devam edemeyen biri olarak kitaptan belli bir beklentim vardı. Ancak kitap kesinlikle beklentilerimi karşılamadı. Henüz kitabın ilk sayfalarındayken neye uğradığımı şaşırdığımı söyleyebilirim. Kadın bir yazarın oluşturduğu kadın karakterlerin kendilerini bu kadar objeleştirmeleri ilginçti. Henüz 13. sayfadayken “Belki bu sene ikimizden biriyle olur.” sözüyle karşılaştıktan sonra 15. sayfada “Buzda Sevişen Adam’ı istiyorum!”, “Allah’ım, onu bir geceliğine bana verebilirsin. Cidden sevgilim olmasın ama bir geceliğine benim olsun.” sözleriyle karşılaştım. Neyse ki sonraki sayfalarda bunlar bu kadar yoğun değildi. Saçma gelen noktalardan biri Yağız’ın bir anda Şeyda’yla ilgilenmeye başlaması. Beraber tek sırt çantasıyla 8 ülke geziyorlar. Aynı yatakta olmasa da aynı otel odasında kalıyorlar. İlginç! Tanımadığın bir adamla 8 ülke gezmeyi kabul ettikten sonra aynı odada kalmak? Tanımadığın bir adamla? Risk. Sadece risk. Çok anlamsız sözler vardı. Mesela “Sen intihar mı ettin?” gibi. İntihara teşebbüs olmasın o? Selam, ben intihar ettim, nasılsın? Bunun dışında Yağız restore edilen şeylerden hoşlanmadığını söylüyor. New York’un en sevdiği şehir olduğunu, çünkü metrosuna bile el değmediğini söylüyor. Eğer doğruysa “gidilecek yerler” listemden New York’u çıkarabilirim. Çünkü metrolar süs eşyası değil Yağızcığım. Uzatılmış salak saçma sözlere de örnek vermek isterim. “Vücudunun başka hiçbir yerinde ne bir dövme ne de bir iz yokken, neden sadece bileğinde bir iz ve kalbinin ortasında da o izin gölgesi gibi duran bir dövme var?” Hımmm. Yazarın bize aktardığına göre iki karakterin de psikolojik problemleri var. Bunu kesinlikle dert etmiyorum, ancak düşünmenizi isterim: Sizin de problemleriniz var, karşı taraf gibi siz de bileklerinizi kesmiş, madde kullanmışsınız vb. Yani tüm bunların anlamını biliyorsunuz. Çektiğiniz acı gözünüzün önünde. Böyle bir cümle kurar mısınız? Bence bahsetmek bile istemezsiniz. Fakat ana karakterimiz, en mantıklımız, Şeyda pek umursamıyor. Daha doğrusu yazarımız pek umursamıyor. Kitaptaki hissizleşme yöntemi olarak gösterilen buz pateni bence hissetmek için yapılacak bir spor. Soğuk havayı, rüzgarı, hızı hissedersiniz. Altında bıçak olan bir ayakkabıyla neredeyse uçarsınız. Benim gözümde buz pateni budur. Ayrıca bazı detaylar bana mantıksız geldi. Kitapta bahsedilenlerin salchow, axel ve sit spinden ibaret olması komikti. Axel çalışan biri sit spinden fazlasını yapar arkadaşlar, camel spin (yazılıştan emin değilim, bırakalı 2 yıl oldu.) gibi. Birkaç yıllık deneyimim olduğu için çok gözüme battı bu detaylar. Karakterlere falan pek ısınamadım da. Önermiyorum. Bu kitaba para vermek yerine ödünç aldığım için memnunum. İyi günler.
Kalp Ne İsterse O Olur - 1
Okuyacaklarıma Ekle
1
3
Var olmak mı, yok olmak mı, bütün sorun bu! Düşüncemizin katlanması mı güzel, Zalim kaderin yumruklarına, oklarına, Yoksa diretip bela denizlerine karşı Dur, yeter! demesi mi? Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız Bitebilir bütün acıları yüreğin, Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun. Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü Çünkü o ölüm uykularında, Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından, Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu. Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden. Kim dayanabilir zamanın kırbacına? Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine, Sevgisinin kepaze edilmesine, Kanunların bu kadar yavaş Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine. Kötülere kul olmasına iyi insanın Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken, Kim ister bütün bunlara katlanmak Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek, Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa, O kimsenin gidipte dönmediği bilinmez dünya Ürkütmese yüreğini? Bilmediğimiz belalara atılmaktansa Çektiklerine razı etmese insanı? Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi: Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor Yürekten gelen doğal rengini. Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar Yollarını değiştirip bu yüzden Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar. Ama sus, bak güzel Ophelia geliyor. Peri kızı dualarında unutma beni, Ve bütün günahlarımı.
William Shakespeare
Sayfa 72 - türkiye iş bankası kültür yayınları
4