M. Yakup Altun

M. Yakup Altun
Avukat - Marka Vekili
Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi - Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler
İstanbul
Ağrı
55 okur puanı
Mart 2015 tarihinde katıldı
7/10
·218 syf.··
2017 49. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2017 21:32
Okudukça ve Budizmi öğrendikçe aklımda en çok tekrar eden sorular şunlar oldu; Nankin Katliamı'nı veya bugün Arakan' da yaşananları gerçekleştirenlerin inancı olan Budizm, bu kitapta anlatılan Budizmden nasıl bu kadar farklı olabilir ve bu kitap bu tarz cana kıymaları meşrulaştıran öğretileri neden anlatmıyor? Kitap Budizm hakkında genel bir bilgi edinmek için okunabilir. Anlayabilmek, Asya uygarlıklarının tarihine azda olsa aşina olmayı gerektiriyor. Şakyamuni Buda' nın öğretileri rahatça anlaşılıyor ama zamanla farklı kollara ayrılan Budist öğretilerin arasındaki farkların iyi anlatılmadığını düşünüyorüm. Edward Conze (1904-1907) Budizm üzerine bilimsel çalışmalarıyla tanınan, İngiltere'de sosyalist cephede geçmişi bulunan bir insan. Budist midir bilmiyorum ama kitaptan bu inanca sempatisi olduğu anlaşılıyor. Budizmin Hindistan'da yok oluşu üzerine yaptığı şu yorumu "Darvin'in "en iyiler kalır" savı dinler söz konusu olunca geçerli değil galiba..." ve bir kaç benzeri, bu inanç karşısında ki duruşunu açıkça gösteriyor...
Felsefe
Kısa Budizm TarihiEdward Conze · Yol Yayınları · 200513 okunma
8/10
·216 syf.··
2017 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2017 15:26
Hristiyanlıkta her zaman bir takım tartışmalar oldu. İnananların 313 yılında devlet baskısından kurtulması ve ilki 325 yılında olan konsillerin yapılmasıyla bu tartışmaların boyutu değişti; daha derin tartışmalar yapıldı, aforozlar, gruplaşmalar ve iktidar için yoğun mücadeleler başladı. Yıl 1517’ ye geldiğindeyse Papalığın mutlak hakimiyetinin olduğu Batı Avrupa’da Luther’in Wittenburg Kilisesi’nin kapısına astığı 95 maddelik protesto yazısı ile bu kitabın konusunu oluşturacak olayların ve tartışmaların ilk büyük adımı atılmış oldu. Kitapta bu protesto hareketinin nedenleri, gelişmeleri, kendi içindeki ayrımları, içinde yer alan insanların nelere inanıp nelere inanmadığı, günümüzdeki dünya düzeninin oluşmasında etkisinin olup olmadığı ve son olarak da İslam dininin bu tarz bir reform hareketine ihtiyacının olup olmadığı hakkında bazı Müslüman aydınlarının düşünceleri yer alıyor. Yazarın bazı istisnai yerler hariç, eleştirel yaklaşmadan, objektif olmaya özen göstererek bu kitabı yazmaya çalıştığını düşünüyorum. Gerekli bilgileri verip fazla ayrıntıya girmeden, konu başlıklarını doğru seçip konu dışına çıkmadan Protestanlık mezhebini anlaşılır bir şekilde anlatmış. Bu mezhep ve kendi içindeki ayrımlarına dair kafamdaki çoğu soru cevap bulmuş oldu. Umarım okuyan herkeste bu faydayı elde eder.
Din
Hristiyanlıkta Reform ve Protestanlık TarihiAli Erbaş · Diyanet İşleri Başkanlığı · 200436 okunma
6/10
·608 syf.··
2017 35. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2017 10:05
İnternette sürekli karşıma çıkıyordu, bende dayanamayıp kısa bir araştırmanın ardından hemen aldım. Kitap on bir bölümden oluşuyor. İçerdiği konular hayli ilgi çekici; tek tanrıcılığın başlangıcından günümüze kadar Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam dinlerinde yaşanan gelişmeler anlatılıyor ve Tanrı’nın geleceği var mı sorusuyla sona eriyor. Böyle ilgi çekici konulara rağmen okurken çok sıkıldım. Herhangi bir konuyu doyurucu bir şekilde anlatmıyor, verilen bilgiler yetersiz kalıyor, sürekli bir kendini tekrar var. Kutsal kitaplardan hareketle bazı yorumlar, çıkarımlar yapıyor. Bu güzel bir şey ama bu kutsal kitaplarda olmayan bilgileri yazıp bunları kaynakça göstermesi olacak iş değil. Bazılarına Kur’an’dan İncil’den açıp baktım. Ayetlerin lafzından hiç çıkmayacak veya zorlamayla çıkacak anlamlar çıkardığını gördüm. Hele bir tanesi var ki yayıncı bile dayanamayıp dipnotun yanına yazmış “Söz konusu ayette böyle bir ifade yoktur” diye(sayfa 337, dipnot 387, 3.baskı ). Doyurucu bilgiler yok ama daha önce hiç merak etmediğim şeyleri merak etmeme, sormadığım soruları sormama vesile olduğu için kitaptan hiç istifade etmedim değil. Arada birşeyler de öğretti tabi. Ancak dinler tarihi ile ilgili Kürşat Demirci ve Murat Bardakçı’nın katıldığı şu ( youtube.com/watch?v=ZdSDDt3... ) 4 saatlik Teke Tek bölümünde daha çok şey öğrendim. Bu arada belgeseli de varmış. Daha izlemedim ama izlemek isteyenler için, buyurun linki : vimeo.com/146878098
Din
Tanrı'nın TarihiKaren Armstrong · Pegasus Yayınları · 20202,010 okunma
8/10
·264 syf.··
2017 36. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2017 10:05
Taş Devrinden bugüne mimaride öne çıkan üsluplar, yapılar ve çoğunu gördüğümüz yapıların hiç bilmediğimiz mimarları kronolojik sırayla anlatılıyor. Anlatım tarzı genelde aynı; önce bölümün başlığı sonra bölümde öne çıkacak olgunun yer aldığı birkaç kelimelik alt başlık (örneğin “Antik Roma” ise bölüm başlığı, diğeri “Şehir Planlamacılığı” oluyor veya “Norman Foster” ise “İleri Teknoloji Mimarı” oluyor). Bunlardan hemen sonra genel bilgiler veriliyor. Bir uygarlığın yapı inşa etme tarzı anlatılacaksa hemen bu yapıların özellikleri sayılmayıp önce birkaç paragrafta tarihi özetleniyor, kültüründe öne çıkanlar anlatılıyor ve daha sonra ayrıntıya giriliyor. Veya bir mimarsa anlatılacak olan, önce onun hayatı, yetiştiği dönem anlatılıp sonra inşa ettiklerine değiniliyor. Dilinin sade olması ve bu anlatım tarzı eserin en çok beğendiğim yönleri oldu. Görsellerin az olması dışında büyük bir eksikliğini ise göremedim.
Teknoloji
Mimarlık 101Nicole Bridge · Say Yayınları · 2016392 okunma
8/10
·772 syf.··
2017 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2017 16:10
Kitap 772 sayfa. Biraz kalın ancak Celal Şengör'ü konuşurken nasıl sıkılmadan ve yeni şeyler ögrenmenin verdiği zevkle saatlerce dinleyebiliyorsanız, kitabınıda elinize aldığınızda, aynı şekilde saatlerce okuyabiliyorsunuz ve bir bakıyosunuz ki 772 sayfa bitmiş. Çoğu geçen yüzyılın sonlarında yazılmış, sayfa sayısı 2-45 arası değişen 76 tane bilim yazısının, konularına (bilim tarihi, bilim felsefesi, popüler bilim yazıları...) göre bölümlere ayrılarak derlenmesindan oluşuyor. Bunların pek çoğu Orhan Bursalı'nın yönettiği 2015 yılında kapanan Cumhuriyet Bilim Teknik (2006 dan sonra Cumhuriyet Bilim ve Teklonoji) dergisinde yazılmış yazılar. Bazı konuların ve örneklerin farklı yazılarda sürekli tekrarlanması dışında kötü bir yanını görmedim. İnternette yazıların çoğunun eski olması ve bazılarının içerdiği konuların geçerliliğini yitirdiği şeklinde olumsuz bir yorum görmüştüm ancak ben kitapta, ülkemizdeki bazı kurumlar üzerine yazılanların aradan geçen sürede o kurumlar için geçerliliğini yitirmiş olması ihtimali dışında buna pek katılmıyorum.
Siyaset
Bilgiyle SohbetCelâl Şengör · Türkiye İş Bankası Yayınları · 20211,068 okunma