Beni her zaman düşündüren bir şey var. Bugün anladığımız şekliyle yasalara göre, evrenin en küçük bir bölümünde ve en küçük bir süresinde bile ne olup bittiğini öğrenmek, bir bilgisayarın sonsuz sayıda matematiksel işlevini gerektiriyor. O küçücük bölgede bütün bunlar nasıl olabiliyor ? Küçük bir uzay-zaman parçasında olan biteni anlamak neden sonsuz ölçüde mantık gerektirsin ? Fiziğin matematiksel ifadeye gerek duymayacağı, işleyiş tarzının sonunda açıklığa kavuşacağı ve karmaşık görünüşlü bir dama tahtasına benzemekle beraber yasaların basit olduklarının ortaya çıkacağı yolundaki hipotezimi sık sık dile getiririm. Biliyorum bu tahminler de diğer insanların yaptığı " beğeniyorum", " beğenmiyorum " yolundaki beyanlarlarla aynı türde. Bu konularda fazla önyargılı olmak iyi bir şey değil galiba.
Özetlersek, Jean' in "Büyük Mimar bir matematiki olsa gerek" sözlerini kullanma gereğini. duyuyorum. Matematik bilmeyenlere doğanın güzelliğini, en derin güzelliğini gerçekten hissettirmek çok zor. G.P Snow iki kültürden söz etmişti. Bu iki kütürün, insanları, doğayı gerçekten bir kerecik olsun algılayacak ölçüde matematiği anlama deneyimi olanlar ve olmayanlar şeklinde ayırdığını düşünüyorum.
Ne yazık ki fizikte matematik olmak zorunda; matematik de bazı kimselere zor geliyor.
Sıradan insan bu kitapları bir bir deneyerek sonunda mutlaka karşısına çıkacak olan zorlukları içermeyen bir kitap bulmaya çalışacaktır. Okudukça giderek artan bir karmaşa, art arda gelen karışık ifadeler, birbiriyle bağlantısız görünen ve anlaması zor şeylerle karşılaşacaktır. Bir açıklama bulmak umuduyla belki bir başka kitaba sarılacaktır. Bu yazar neredeyse başarıyordu, belki bir başkası gerçekten başarır...