Düşünce bir amaç doğrultusunda gerçekleşmediği sürece, akıllıca bir beceriden söz etmek mümkün değildir. Çoğu zaman düşüncenin sesi, yaşam okyanusunda "sürüklemeye" bırakılır.
Sürekli olarak kötü niyet, alaycılık, şüphe ve kıskançlık düşünceleriyle yaşamak, insanın kendi elleriyle yaptığı bir hapishanede kapalı kalması demektir. Diğer taraftan her şeyi iyi açıdan düşünmek, her şeye neşeyle yaklaşmak, her şeyin içindeki iyiliği bulmak için azimle öğrenmek;bu tür bencil olmayan düşünceler cennetin giriş kaplarıdır ve her yaratığa karşı barışçıl düşünceler barındırmak bu düşüncelerin sahibine dilediği kadar huzur getirecektir.
Beden, kendisini etkileyen düşüncelere hemen cevap veren hassas ve plastik bir enstrümandır, düşünme alışkanlıkları onun üzerinde iyi ya da kötü etkilerini gösterecektir.