• Bilge Kral Aliya'nın kaleminden: Kur'an'ı nasıl okumalıyız?

    Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç, Kur'an'ı anlayarak okumanın ne kadar mühim olduğunu bizlere anlattığı yazısında "Daha önce özetlediğimiz bu neticelere ulaşmak ancak Kur'an'ı bir bütün olarak değerlendirmeye tabi tutarsak mümkündür; yoksa sadece bir cüzünü alarak değil. Bunun için ben İslam'ı ve İslam risaletini tam olarak anlayabilmemiz ve bu yüksek seviyeye ulaşmamız için en iyi ve üstün aracı olarak bu üslubu (metodu) görüyorum." diyor.

    İŞTE ALİYA'NIN O YAZISI:

    Doğrusu Kur'an'ı defalarca okumuştum. Ancak daha önce "Kur'an'ı gerçek manada nasıl okumalıyız?" sorusunu sormamıştım.

    Bu soru beni düşünmeye şevketti. Bunun için sizlere, kafamda oluşan düşünceler zincirini arz etmeye çalışacağım.

    Her şeyden önce şunu göz önünde bulundurmalıyız ki, Kur'an-ı Kerim bölük pörçük edilemez. Kur'an'da siyakından koparılarak ele alınan her münferit ayet bize tam olarak gerçeği veremez. Ancak ondan bir cüzünü verir. Çünkü eğer Kur'an bir bütün olarak değerlendirilirse ancak tam bir gerçeği ifade eder. Sadece bazı ayetlerin ele alınması da kaçınılmaz olabilir. Ancak şunu bilmeliyiz ki bu sınırlı sayıdaki ayetler için geçerlidir. Bunu bir mozaik tablosuna benzetebiliriz. Bir mozaik tablosunda kırmızı veya siyah parçalar ancak diğer parçalar ile beraber anlam kazanır. Tabloya ait parçalardan sadece bir parçayı alırsak bu durumda tek basına aldığımız bu parça tabloyu oluşturan diğer parçalar olmaksızın tablonun güzelliğinden herhangi bir şeyi bize vermez. Bunu daha iyi açıklayabilmek için bazı örnekler vereceğim.

    "Ey iman edenler, öldürme konusunda kısas sizin üzerinize farz kılındı." Kur'an ayeti kısası destekler. Diğer bir ayette ise affetme ve bağışlamaya çağrı yapılır. "Kötü bir işin cezası misliyledir. Kim ki bağışlar, ıslah ederse onun ecri Allah kalındadır. Allah zalimleri sevmez." Bir ayette de, "Ey iman edenler Allah'ın sizin üzerinize helal kıldığı temiz (rızıkları), kendinize haram kılmayın ve haddi de aşmayın." Başka bir ayette de "Dünya hayatının çiçeği eşlere... " buna benzer misaller çoğaltılabilir.

    Kur'an okuyan bir kimseye bazı ayetlerde tenakuz varmış gibi görünebilir. Ancak asla böyle bir şey söz konusu değildir. Bilakis durum bunun tam tersidir. İşin gerçeği ise Kur'an'ın ve İslam'ın yüksek ve en harikulade bir şekilde ayrıcalıklı olmasıyla ilgili bir durumdur. Zahiren Kur'an emirleri arasında tam bir uyum olmakla beraber ilk bakışta tenakuz varmış gibi gözükebilir. Çünkü Kur'an bizde sadece bir tek iş yapmamızı istemiyor. Bilakis iki işin beraber olmasını istiyor. O bizden sadece kısas yapmamızı istemiyor. Bununla beraber affetmemizi de istiyor. Bunu ters çevirerek de düşünebiliriz. O bizden sadece ahiret için çalışmamızı istemiyor aynı zamanda bu dünya için de çalışmamızı istiyor. Yani biri olmadan diğerinin olamayacağını vurguluyor, Bundan dolayı hak üzere olsalar bile -cezadan başka- hiçbir şey düşünemeyen Müslümanların imanı olgun bir iman (kamil iman) seviyesine ulaşamayacağı gibi, sadece affetmeyi düşünen Müslümanların imanı da olgun bir iman (iman-ı kamil) değildir. Öyleyse olgun Müslüman iki emri de bilip mutedil olan insandır.

    Daha önce özetlediğimiz bu neticelere ulaşmak ancak Kur'an'ı bir bütün olarak değerlendirmeye tabi tutarsak mümkündür; yoksa sadece bir cüzünü alarak değil. Bunun için ben İslam'ı ve İslam risaletini tam olarak anlayabilmemiz ve bu yüksek seviyeye ulaşmamız için en iyi ve üstün aracı olarak bu üslubu (metodu) görüyorum.

    Diğer bir mesele de periyodik ve devamlı olarak Kur'an okunmasının zaruriyetidir. Bu, Kur'an ışığının aydınlığını keşfetmemiz için en güvenilir yoldur diye düşünüyorum. Çünkü Kur'an'ı her bir okuyuşumuz bize O'ndan yeni şeyler anlamamıza yardımcı olacaktır. Kur'an'ı Kerim hiçbir değişikliğe uğramadan kalmıştır. Ancak değişen bir şey var, biz değiştik. Bizi kuşatan durumlar ve üzerinde yaşadığımız dünya değişti. İşte bu olağanüstü değişiklikler bizim yeni derinliklere dalmamıza neden oldu. Bu da daha önce okuduğumuz Kur'an-ı Kerim'den tamamen gafil kalmamıza yol açtı. Ve ansızın kalplerimizin derinliklerinde ayetlerin yankılarını işittiğimizde Kur'an'ın Önceki öz anlamından tamamen gafil olduğumuzu fark ettik.

    Herkesin bu durumu kendi kendine doğrulatması mümkündür. Ancak ben burada bazı şahsi tecrübelerimden örnekler vermek istiyorum.

    Çok zaman önce, ömrümün ilk yıllarında Kur'an'ı Kerim okumam esnasında cihad, adalet ve amelden bahseden ayetler üzerinde duruyordum. Bunun delili o zamanlar not aldığım küçük defterimdir. Allah-u Teala diğer defterlerim arasından onun tahrib olmadan ulaşmasını bana bahşetti. Bu defter Kur'an-ı Kerim'den alınmış olan bu ayetlerle ve buna benzer ayetlerle dolu idi. Çok iyi hatırlıyorum bu ayetlerin birinde düşmanların ve istibdadın reddinin vücubu ile ilgili Müslüman kişinin şahsiyetinden bahseder, "Bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman kendilerini savunurlar" (Şura, 39) ayetidir.

    Ben her fırsatta yukarıda belirttiğim ayetler üzerinde durup düşünürken "bir" Allah-u Teala'dan bahseden ve dünya hayatının gelip geçici olduğunu anlatan ayetler dikkatimi çekti. Yani insanı düşünmeye yönelten ayetler, harekete değil... Allah-u Teala dışında her şeyin yok olup gideceği ile ilgili ayetlerin bütün benliğimi sardığını ve etkisinin şiddetini bugün bile çok iyi hatırlıyorum. Çünkü Allah'ın vadettiği gerçek çelişmez bir gerçekti. "Her şey fanidir. Ancak kerem ve iyilik sahibi Rabbin kalıcıdır (bakidir)." Yani Allah-u Teala tek başına bütün yıldızlardan önce ve onlardan sonra da baki idi. İşte bu tek başına ve değişmeyen hakikat idi. Annem, Allah'ın rahmetine intikal ettiği zaman kalbim hüzün ve keder dolu idi. Fecr Suresi'ndeki harikulade olan "Ey huzura eren nefisi Razı edici ve razı edilmiş olarak Rabbine dön. İyi kullarım arasına gir. Cennetime gir." (Fecr, 27-30) ayetlerini hiç o zamana kadar fark etmemiştim. Ancak ben bu ayetlerden daha iyi teselli olacak bir şey bulamamış ve kendi kendime şöyle soruyordum: "Kim annesi öldüğü zaman bir çocuğa ölümü kabullenmesi için bundan daha güzel bir söz söyleyebilir?"

    Öyle ise Kur'an bir durumda şeriat, bir durumda da cihadı yüceltirken diğer bir durumda da zamanın ölçeklerinden çıkış yolu bulamayanlara tesellidir. Buna binaen kişisel durumumuza göre dikkatimizi bir şey çekebilirken diğer bir halde dikkatlerimizi daha başka yönlere çekebilir.

    Bu ihtivanın Kur'ani yankıları insanın özel durumları ile ilgili olduğu gibi toplumsal düzey ve tarihi şartlarla da ilgilidir. O zaman toplumla veya tarihi şartlarla ilgili durumlar, etnik ayrılığın toplumu parçalaması, bakışlarımızı kadınların eşitliği, insanlığını ortak gelişmesi gibi bazı ayetlere öncelik verilmesine ve onlar üzerinde yoğunlaşmaya çevirir. Mesela dini hukukun çiğnendiği veya hangi türden olursa olsun bu konuda ayrılıkların ve ihtilafların baş gösterdiği bir toplumda üç kelimeden oluşan apaçık şu ayeti gündeme getirir, "Dinde zorlama yoktur."

    Biz Müslümanlar ayetler arasında ayırım gözetmeyiz. Ancak gayri müslimler bu kısa Kur'an ayetinin, dini hoş görü açısından en yüksek ve harika manayı ifade ettiği konusunda ısrarlıdırlar. Bu yönde düşünmemiz mümkündür. Ancak bu konu kısa olan makalemizin çerçevesini aşar.

    Şüphesiz Kur'an'ın okunmasından veya dinlenmesinden neyi kasdettiğimize de işaret etmemiz gerekir. Bazı insanlar Müslümanların genelinin Kur'an'ı anlamadıklarına bakarak bunu faydası az olan bir iş olarak görüyorlar. Bense bu görüşe katılmıyor ve asla unutamadığım bir olayı burada hatırlatmamın zorunlu olduğunu düşünüyorum. Seneler önce uluslararası bir İslami konferansa katılma fırsatı elde etmiştim. Konferans Avrupa'nın büyük şehirlerinden birinde düzenlenmişti. Konferansa birçok ulema ve düşünür İslam düşüncesinin yenilenmesi (tecdid) konusunda görüşlerini ve araştırmalarını sunmak üzere katılmışlardı. Her gün konferansın başlangıç ve bitiminde dünyanın meşhur kurralarından biri tarafından Kur'an-ı Kerim okunuyordu. Orada hazır bulunanlar büyük bir ilgi ile ulema ve konferansçıların kelimelerini dinliyordu. Ancak biz salonda bulunanlardan yüzlercesinin fısıldaşarak konuştuklarını, sandalyelerini hareket ettirdiklerini ve ellerindeki evrakların sayfalarını karıştırdıklarını duyuyorduk. Ancak Kur'an-ı Kerim'den ayetler okunmaya başlandığında ansızın duruyorlar ve salona sessizlik çöküyordu. Herkes nefes almamacasına büyük bir huşu ile okunan Kur'an-ı Kerim'i dinliyorlardı. Karinin ağzından Kur'an kelimeleri dökülmeye başladığı zamanki durum bir nehrin sesiz ve sakin bir şekilde " akmasına benziyordu. Sonra da insanı daha uzaklara alıp götüren bir şelalenin başına götürüyordu. Ancak olayın en zirve noktası anlatılamayacak, sadece yaşanacak bir hal olan son gün idi. Bu olay da karinin bize ayrılıktan önce özel olarak seçtiği Rahman Suresi hediyesidir. Bu harikulade meşhur sure ki, üslubunun güzelliği ve ayetleri arası uyumuyla onu anlatmak insanı aciz bırakıyor. Özellikle de Sure'de tekrarlanan, "Rabbinizin hangi nimetini yalanlıyorsunuz?" ayeti bütün dinleyenleri adeta derin bir okyanusun dibine çekti.

    Ancak ben o anda şunu hissettim ki okunan ayetleri tamamen anlıyorum. Kendimi de konferans süresince orada bulunan diğerlerine daha yakın gördüm. Diğerlerinin yüzlerinde de aynı ifade okunuyordu. Sanki şöyle demek istiyorlardı: "Görmüyor musunuz? Hepimiz İslam'da kardeş değil miyiz?"

    Bu olaydan sonra Kur'an'ı anlayarak okumanın önemini daha iyi anladım. Zira bütün Müslümanlar'ın kalpleri Kur'an'ı bu şekilde veya diğer bir şekilde anlayabilir. Ve anlamakla da yükümlüdürler.

    Mimberu'l Hak ve'l-Hürriyye / Çeviri: Yusuf Aydın

    Kaynak: Haksöz Dergisi - Sayı: 50 - Mayıs 95
  • Bu kitabı ölmeden önce lütfen okuyunuz.
    Kitabı okurken başlayan  düşünme serüvenim bitirdikten sonra da devam etti. Karekterler ve olaylar... Ah Fıgue, ah jizhen, ah fengxia ve ah youqing... .
    Dili sade ve akıcı idi. Anlatımı ve hikayesi kendi hikayenize teğet geçemeyecek kadar  yumruk gibiydi. Ve beni bu kadar etkileyeceğini aklımın ucunda  dahi geçirmemiştim. ... karekterlerin olaylara bakış açıları... Ben olsa idim nasl bakardım ne yapardım..soruları zihnimin bir köşesinde bilge bir vakarla sessiz sessiz oturuyorlardı.  Görmezlikten gelemedim... ... Diplere inmek? temizlenmeyen kokan,  gün ışığı görmeyen bir  apartmanın  bodrum katına inmek miydi?
    Kitabı okurken sürekli insanın geçmişini gözler önüne getirmesi...özellikle de hayatın getirdikleri kabul ret arasında bocalamların  karanlık ve dipsiz kuyuları... Neden soruları.. kaçırılan hayat ve akan zaman... Bunlar  dipler miydi.
    Bu da hikayemizi anlamlı bir şekilde yeniden yazmanın sıkışıklığını, heyecanını ve çekincesini üretiyoruz.  Hikaye doğru okunup yazıldığında aydınlanma ile hayat buluyordu... ... Figue nin bohem hayatını hatırladıkça gülmesi, bütün varını kaybettikten sonra ailecek varlıklqrını devam ettirebilmek için bütün azimleriyle çalışmaları ve hayatı hiç sorgulamamaları...düşündürüyordu beni.. Neden sefalet, neden bu durumdayız. Ya da  bu soruların çünkilerini biliyorlardı. Bu duruma düşmelerinin  en büyük sebebi Figue idi... Ama yine de  insan sorgulardı diye düşünüyorum. Hiç olmadı şikayetlenirdi... Hiç şikayetlenmemeleri dikkatimi çekmişti... Fıgue, savaşın içinde ölümle göz göze gelene kadar ölümü bile sorgulamaazken... Coğrafyanın insan üzerindeki etkisi miydi bu... Çinli insanların hayat kavgası, hayatın anlamı günlük geçimlerini  temin  etmek  miydi... Tok olmak  en büyük hayatın anlamı olabilir miydi... Ben bu karenin neresinde olacaktım... .
    Coğrafya kendi insanını üretiyordu.Rejimler de  insanın sınırlarını ve çaresizliklerini çiziyordu. .
    İnsan yaşamadığı bilmediği duyguyu ve davranışı  nasl göstersin. Babasından göremediklerini oğluna da göstremeşindeki duygu ve  davranışları..
  • 1. yabancı albert camus , can yayınları 
    2. küçük prens –mavi bulut ,antonie de saint-exupery,mavibulut yayınları 
    3. otostopçunun galaksi rehberi -5 cilt takım , douglas adams, kabalcı yayınevi
    4. yüzyıllık yalnızlık, gabriel garcia marquez, can yayınları
    5. bin dokuz yüz seksen dört, george orwell, can yayınları
    6. bütün hikayeleri - tek cilt, edgar allan poe, ithaki yayınları
    7. satranç, stefan zweig, can yayınlarıss
    8. çavdar tarlasında çocuklar, j. d. salinger, yapı kredi yayınları
    9. hayvan çiftliği, george orwell, can yayınları
    10. siddhartha, hermann hesse, can yayınları
    11. cesur yeni dünya, aldous huxley, ithaki yayınları
    12. ölümsüz aile, natalie babbitt, iş bankası kültür yayınları
    13. bulantı, jean-paul sartre, can yayınları
    14. yolda, jack kerouac, ayrıntı yayınları
    15. büyücü, john fowles, ayrıntı yayınları
    16. suç ve ceza - hasan ali yücel klasikleri, fyodor mihailoviç dostoyevski, iş bankası kültür yayınları
    17. dava, franz kafka, can yayınları
    18. görünmez kentler, ıtalo calvino, yapı kredi yayınları
    19. koku, patrick süskind, can yayınları
    20. açlık, knut hamsun, varlık yayınları
    21. veba, albert camus, can yayınları
    22. bozkırkurdu, hermann hesse, yapı kredi yayınları
    23. ulysses, james joyce, yapı kredi yayınları
    24. ince memed 1, yaşar kemal, yapı kredi yayınları
    25. venedik'te ölüm, thomas mann, can yayınları
    26. 🗽 üçlemesi, paul auster, can yayınları
    27. varolmanın dayanılmaz hafifliği, milan kundera, iletişim yayınevi
    28. zorba, nikos kazancakis, can yayınları
    29. kolera günlerinde aşk, gabriel garcia marquez, can yayınları
    30. yüzüklerin efendisi - tek cilt özel basım, j.r.r. tolkien, metis yayıncılık
    31. huzursuzluğun kitabı, j.r.r. tolkien, metis yayıncılık
    32. huzursuzluğun kitabı, fernando pessoa, can yayınları
    33. günlerin köpüğü , boris vian, e yayınları
    34. foucault sarkacı, umberto eco, can yayınları
    35. gülün adı, umberto eco, can yayınları
    36. gecenin sonuna yolculuk, louis ferdinand celine, yapı kredi yayınları
    37. kör baykuş, 😔ık hidayet, yapı kredi yayınları
    38. biz, yevgeni zamyatin, versus kitap yayınları
    39. hobbit, j.r.r. tolkien, ithaki yayınları
    40. yaşlı adam ve deniz, ernest hemingway, bilgi yayınevi
    41. fransız teğmenin kadını, john fowles, ayrıntı yayınları
    42. yeraltından notlar, fyodor mihailoviç dostoyevski, iletişim yayınevi
    43. oblomov-hasan ali yücel klasikleri, ivan gonçatov, iş bankası kültür yayınları
    44. kayboluş, georges perec, ayrıntı yayınları
    45. her şey aydınlandı, jonathan safran foer, siren yayınları
    46. başkaldıran insan, albert camus, can yayınları
    47. amok koşucusu, stefan zweig, can yayınları
    48. körleşme, elias canetti, payel yayınevi
    49. dünyanın merkezine seyahat-ithaki, jules verne, ithaki yayınları
    50. franny ve zooey, jerome david salinger, yapı kredi yayınları
    51. güvercin, patrick süskind, can yayınları
    52. bir kış gecesi eğer bir yolcu, ıtalo calvino, yapı kredi yayınları
    53. dorian gray'in portresi, oscar wilde, can yayınları
    54. genç werther'in acıları, goethe , can yayınları
    55. ay sarayı, paul auster, can yayınları
    56. çiçek açmış genç kızların gölgesinde - kayıp zamanın izinde (ikinci kitap), marcel proust, yapı kredi yayınları
    57. çanlar kimin için çalıyor, ernest hemingway, bilgi yayınevi
    58. albaya mektup yazan kimse yok, gabriel garcia marquez, can yayınları
    59. bülbülü öldürmek, harper lee, altın kitaplar
    60. iskenderiye dörtlüsü 1-justine, lawrence durrell, can yayınları
    61. suç ve ceza, fyodor mihailoviç dostoyevski, iletişim yayınevi
    62. mrs. dalloway, virginia woolf, iletişim yayınevi
    63. lolita , vladimir nabokov, iletişim yayınevi
    64. swann’ ların tarafı - kayıp zamanın izinde (birinci kitap), marcel proust, yapı kredi yayınları
    65. tatar çölü, dino buzzati, iletişim yayınevi
    66. savaş ve barış (2 cilt birlikte), lev nikolayeviç tolstoy, iletişim yayınevi
    67. drina köprüsü, ivo andriç, iletişim yayınevi
    68. gülüşün ve unutuşun kitabı, milan kundera, can yayınları
    69. gazap üzümleri, john steinbeck, remzi kitabevi
    70. trainspotting, ırvine welsh, siren yayınları
    71. anna karenina, lev nikolayeviç tolstoy, iletişim yayınevi
    72. doğal yaşam ve başkaldırı, henry david thoreau, kaknüs yayınları
    73. yüzüklerin efendisi - ııı - kralın dönüşü, j.r.r. tolkıen, metis yayıncılık
    74. boncuk oyunu, hermann hesse, yapı kredi yayınları
    75. yüzüklerin efendisi - ıı - iki kule, j.r.r. tolkien, metis yayıncılık
    76. madame bovary - hasan ali yücel klasikleri, gustave flaubert, iş bankası kültür yayınları
    77. yüzüklerin efendisi - ı - yüzük kardeşliği, j.r.r. tolkien, metis yayıncılık
    78. büyülü dağ (2 cilt takım), thomas mann, can yayınları
    79. usta ile margarita, mihail bulgakov, can yayınları
    80. otostopçunun galaksi rehberi, mihail bulgakov, can yayınları
    81. budala, fyodor mihailoviç dostoyevski, iletişim yayınevi
    82. deliliğin dağlarında, h.p. lovecraft, ithaki yayınları
    83. yakalanan zaman - kayıp zamanın izinde, marcel proust, yapı kredi yayınları
    84. binbir gece masalları 1/1, alim şerif onaran, yapı kredi yayınları
    85. sodom , marquis de sade, chiviyazıları yayınevi 
    86. yengeç dönencesi, henry miller, siren yayınları
    87. şato, franz kafka, cem yayınevi
    88. gurur ve önyargı-hasan ali yücel klasikleri, jane austen, iş bankası kültür yayınları
    89. sodom ve gomorra - kayıp zamanın izinde (dördüncü kitap), marcel proust, yapı kredi yayınları
    90. mahpus - kayıp zamanın izinde (beşinci kitap), marcel proust, yapı kredi yayınları
    91. tiffany'de kahvaltı, truman capote, sel yayıncılık
    92. murphy, samuel beckett, ayrıntı yayınları
    93. deniz feneri, virginia woolf, iletişim yayınevi
    94. soğukkanlılıkla, truman capote, sel yayıncılık
    95. albertine kayıp, marcel proust, yapı kredi yayınları
    96. barbarları beklerken, j. m. coetzee, can yayınları
    97. niteliksiz adam 1, robert musil, yapı kredi yayınları
    98. tristram shandy beyefendi'nin hayatı, laurence sterne, yapı kredi yayınları
    99. malte laurids brigge'nin notları, rainer maria rilke, can yayınları
    💯. madde 22, joseph heller, ithaki yayınları
    101. şans müziği, paul auster, can yayınları
    102. acı çikolata, laura esquivel, can yayınları
    103. moby dick, herman melville, yapı kredi yayınları
    104. garp cephesinde yeni birşey yok, erich maria remarque, engin yayıncılık
    105. alice harikalar diyarında, lewis carroll, can çocuk yayınları
    106. aspidistra, george orwell, can yayınları
    107. zeno'nun bilinci, ıtalo svevo, can yayınları
    108. altın defter, doris lessing, can yayınları
    109. ivan ilyiçin ölümü-can, lev nikolayeviç tolstoy, can yayınları
    110. guarmantes tarafı - kayıp zamanın izinde (üçüncü kitap), marcel proust, yapı kredi yayınları
    111. buddenbrooklar - bir ailenin çöküşü, thomas mann, can yayınları
    112. bir öykü yazalım mı?, cemil kavukçu, can çocuk yayınları
    113. sıkı kontrol edilen trenler, bohumil hrabal, everest yayınları
    114. ince memed seti - özel baskı (kutulu 4 cilt), yaşar kemal, yapı kredi yayınları
    115. flaubert'in papağanı, julian barnes, ayrıntı yayınları
    116. akıl ve tutku - hasan ali yücel klasikleri, jane austen, iş bankası kültür yayınları
    117. binbir gece masalları ½, alim şerif onaran, yapı kredi yayınları
    118. ruhlar evi, ısabel allende, can yayınları
    119. guguk kuşu, ken kesey, turkuvaz kitap
    120. justine, marquis de sade, 
    chiviyazıları yayınevi 
    121. karanlığın yüreği, joseph conrad, iletişim yayınevi
    122. dava, franz kafka, iletişim yayınevi
    123. sevgili, marguerite duras, can yayınları
    124. solaris, stanislaw lem, iletişim yayınevi
    125. baba, mario puzoe yayınları
    126. roger ackroyd cinayeti, agatha christie, altın kitaplar
    127. şeyler, george perec, metis yayıncılık
    128. emma, jane austen, can yayınları
    129. otuz dokuz basamak, john buchan, bilge kültür sanat
    130. budala - dostoyevski-can yay., fyodor mihailoviç dostoyevski, can yayınları
    131. katharina blum'un çiğnenen onuru, heinrich böll, can yayınları
    132. dalgalar, virginia woolf, iletişim yayınevi
    133. kalpazanlar, andre gide, can yayınları
    134. duygusal eğitim , gustave flaubert, iletişim yayınevi
    135. binbir gece masalları 2/2, alim şerif onaran, yapı kredi yayınları
    136. mansfield parkı, jane austen, can yayınları
    137. örümceklerin yuvalandığı patika, ıtalo calvino, yapı kredi yayınları
    138. türkü söylüyor otlar, doris lessing, can yayınları
    139. bir uzay efsanesi :(2001-2010-2061-3001:son efsane), arthur c. clarke, ithaki yayınları
    140. şato, franz kafka, ithaki yayınları
    141. binbir gece masalları 2/1, alim şerif onaran, yapı kredi yayınları
    142. büyük umutlar, charles dickens, can yayınları
    143. başkan babamızın sonbaharı, gabriel garcia marquez, can yayınları
    144. ada ya da arzu, vladimir nabokov, iletişim yayınevi
    145. homo faber, max frisch, can yayınları
    146. lady chatterley'in sevgilisi, d.h.lawrence , yapı kredi yayınları
    147. artemio cruz'un ölümü, carlos fuentes, can yayınları
    148. portnoy'un feryadı, philip roth, ayrıntı yayınları
    149. üçleme, samuel beckett, ayrıntı yayınları
    150. tehlikeli ilişkiler, charles de laclos, oğlak yayıncılık
    151. biçem alıştırmaları, raymond queneau, sel yayıncılık
    152. binbir gece masalları 4/2, alim şerif onaran, yapı kredi yayınları
    153. sanatçının bir genç adam olarak portresi, james joyce, iletişim yayınevi
    154. kasap çırağı, patrick mccabe, ithaki yayınları
    155. kedi beşiği, kurt vonnegut, dost kitabevi yayınları
    156. goriot baba-can, honore de balzac, can yayınları
    157. madame bovary, gustave flaubert, can yayınları
    158. burun, palto, neva bulvarı, delinin defteri, nikolay vasilyeviç gogol, sosyal yayınları
    159. örümcek kadının öpücüğü, manuel puig, can yayınları,
    160. parma manastırı, stendhal , can yayınları
    161. sıfır noktasındaki kadın, neval el seddavi, metis yayıncılık
    162. ay ve şenlik ateşleri, cesare pavese, can yayınları
    163. amerika, franz kafka, can yayınları
    164. tarçın kokulu kız, jorge amado, can yayınları
    165. ricardo reis'in öldüğü yıl, jose saramago, can yayınları
    166. babalar ve oğullar, ıvan turgenyev, iletişim yayınevi
    167. günaha son çağrı, nikos kazancakis, can yayınları
    168. binbir gece masalları 3/1, anonim yapı kredi yayınları
    169. dracula, bram stoker, ithaki yayınları
    170. şeffaf mavi, ryu murakami, doğan kitap
    171. binbir gece masalları 4/1, anonim , yapı kredi yayınları
    172. aslan asker şvayk, jaroslav hasek, can yayınları
    173. senin köylerin, cesare pavese, can yayınları
    174. utanç, salman rushdie, metis yayıncılık
    175. yağmur akşamları, selim ileri, everest yayınları
    176. oblomov-hasan ali yücel klasikleri, ivan gonçatov, iş bankası kültür yayınları
    177. vampirle görüşme, anne 🍚, turkuvaz kitap
    178. ölü canlar, nikolay vasilyeviç gogol, iletişim yayınevi
    179. yaban diyarlardaki yabancı, robert a. heinlein, artemis yayınları
    180. candide ya da iyimserlik, voltaire, adam yayıncılık
    181. kızıl ile kara, stendhal , can yayınları
    182. medyum, stephen 👑, altın kitaplar
    183. yanardağın altında, malcolm lowry, can yayınları
    184. güliver'in gezileri - hasan ali yücel klasikleri, jonathan swift, iş bankası kültür yayınları
    185. aynanın içinden, levis carrol, can çocuk yayınları,
    186. frankenstein, mary shelley, ithaki yayınları
    187. başkalaşımlar, apuleius, kabalcı yayınevi
    188. bunlar da mı insan, primo levi, can yayınları
    189. eugenie grandet-can yay., honore de balzac, can yayınları
    190. dorian gray'in portresi, oscar wilde, engin yayıncılık
    191. wittgenstein'ın yeğeni, thomas bernhard, metis yayıncılık
    192. solak kadın, peter handke, metis yayıncılık
    193. oliver twist, charles dickens, can yayınları
    194. güneş imparatorluğu, j. g. ballard, ayrıntı yayınları
    195. biri hiçbiri binlercesi, luigi pirandello, telos yayıncılık
    196. önemsiz bir adamın günlüğü, weedon grossmith, iletişim yayınevi
    197. bilirbilmezler, gustave flaubert, can yayınları
    198. ölüm hükmü, maurice blanchot, kabalcı yayınevi
    199. kızıl damga, nathaniel hawthorne, bilge kültür sanat
    200. michael kohlhaas, heinrich von kleist, can yayınları
    201. pnin, vladimir nabokov, iletişim yayınevi
    202. jane eyre, charlotte bronte, can yayınları
    203. michael k : yaşamı ve yaşadığı dönem, j.m. coetzee, can yayınları
    204. ramea'nun yeğeni, denıs dıderot, engin yayıncılık
    205. vathek - babil kitaplığı-3, william beckford, dost kitabevi yayınları
    206. rahip c., georges bataille, kabalcı yayınevi
    207. dünya nimetleri ve yeni nimetler, andre gide, can yayınları
    208. adsız sansız bir jude, thomas hardy, letişim yayınevi
    209. w ya da bir çocukluk hatırası, georges perecmetis yayıncılık
    210. dr. moreau'nun adası, h.g. wells, ithaki yayınları
    211. taşıdıkları şeyler, tim o'brien, 
    212. insanlık durumu, andre malraux, iletişim yayınevi
    213. alice harikalar diyarında (ciltli), lewis carrollsinan ezber, iş bankası kültür yayınları
    214. define adası, r. l. stevenson, iş bankası kültür yayınları
    215. bir kadının portresi, henry james, yapı kredi yayınları
    216. nostromo, joseph conrad, iletişim yayınevi
    217. dr. jekyll ve bay hyde, robert louis stevenson, iletişim yayınevi
    218. kent ve köpekler, mario vargas llosa, can yayınları
    219. effie briest, theodor fontane, turkuvaz kitap
    220. çağımızın bir kahramanı, mihail yuryeviç lermontov, cem yayınevi
    221. fotoğrafta kadın da vardı, heinrich böll, can yayınları
    222. yok etme, thomas bernhard, yapı kredi yayınları
    223. ecinniler 1-2 takım, fyodor mihailoviç dostoyevski, engin yayıncılık
    224. bahar karları, yukio mişima, can yayınları
    225. amerika, franz kafka, ithaki yayınları
    226. therese raquin, emile zola, varlık yayınları
    227. boğulanlar, kurtulanlar, primo levi, can yayınları
    228. hayvanlaşan insanemile zolaithaki yayınları
    229. şeytanın kurbanları, somerset maugham, kastaş yayınları
    230. kırmızı ve siyah, stendhal , remzi kitabevi
    231. geniş geniş bir deniz, jean rhys, can yayınları
    232. ateş, henri barbusse, evrensel basım yayın
    233. gönül yakınlıkları, johann wolfgang von goethemustafa özdemir, akçağ
    234. amerikan sapığı, bret easton ellis, ithaki yayınları
    235. nişanlılar, alessandro manzoni, literatür yayıncılık
    236. germinal, emile zola, oğlak yayıncılık
    237. tom amcanın kulübesi, harriet beecher stowe, can yayınları
    238. orlando - toplu eserleri 3, virginia woolf, iletişim yayınevi
    239. fay kırığı - 3: rojin, mehmet eroğlu, iletişim yayınevi
    240. toprak yeşerince, knut hamsun, kastaş yayınları
    241. aşktan ve gölgeden, ısabel allende, can yayınları
    242. gökkuşağı - oğlak y., david herbert lawrence, oğlak yayıncılık
    243. dr. jekyll ve mr. hyde, robert louis stevenson, oğlak yayıncılık
    244. oyunun kuralı, leonardo sciascia, can yayınları
    245. meyhane, emile zola, sosyal yayınları
    246. masumiyet çağı, edith wharton, altın bilek yayınları
    247. manzaralı bir oda, e. m. forster, iletişim yayınevi
    248. kapanda üç kaplan, guillermo cabrera ınfante, ayrıntı yayınları
    249. leopar, giuseppe tomasi di lamped, can yayınları
    250. hindistan'a bir geçit, e. m. forster, iletişim yayınevi
    251. aşk eğitimi, gustave flaubert, ithaki yayınları
    252. rüzgarın yüzyılı-ateş anıları 3, eduardo galeano, can yayınları
    253. kızılağaçlar kralı, michel tournier, ayrıntı yayınları
    254. kaçak atlar, yukio mişima, can yayınları
    255. altın kollu adam, nelson algren, versus kitap yayınları
    256. gizli ajan, joseph conrad, imge kitabevi yayınları
    257. yıldızın saati, clarice lispector, imge kitabevi yayınları
    258. aşık kadınlar, lawrence , metin celâl, engin yayıncılık
    259. beyazlı kadın, wilkie collinsnihal yeğinobalı, engin yayıncılık
    260. ağ, ıris murdoch, ayrıntı yayınları
    261. şafak tapınağı, yukio mişima, can yayınları
    262. babalar ve oğulları, turgenyev , inkılap kitapevi, 
    263. uyanış, kate chopin, adam yayıncılık,
    264. ragazzipier paolo pasolini, remzi kitabevi
    265. aytaşı, wilkie collins, bilge kültür sanat
    266. goriot baba-oğlak, honore de balzac, oğlak yayıncılık
    267. david copperfield, charles dickens, alfa yayıncılık
    268. profesör unrat, heinrich mann, ithaki yayınları,
    269. tais, anatole france,pencere yayınları
    270. sicilya konuşmaları, elio vittorini, adam yayıncılık
    271. silas marner, george eliot, altın bilek yayınları
    272. günaydın geceyarısı, jean rhys, can yayınları
    273. dokuz buçukta bilardo, heinrich böllcan yayınları
    274. ağla sevgili yurdum, alan paton, bilgi yayınevi
    275. goriot baba,honore de balzac (honoré de balzac), cem yayınevi
    276. goriot baba, honore de balzac (honoré de balzac), sosyal yayınları
    277. hazreti süleyman'ın hazineleri, h. r. haggard, remzi kitabevi
    278. jane eyre, charlotte bronte, inkılap kitapevi
    279. rehber, r.k. narayan, remzi kitabevi
    280. drenai masalları 1.bölüm-efsane, david gemmell, artemis yayınları
    281. konsolos yardımcısı, marguerite duras, can yayınları
    282. artamonov ailesi, maksim gorki, payel yayınevi
    283. binbir gece masalları, mustafa delioğlu, sennur sezer, büyülü fener yayınları
    284. sirte kıyısı, julien gracq, yapı kredi yayınları
    285. gurur dünyası, william makepeace thackeray, imge kitabevi yayınları
    286. don quijote, miguel de cervantes saavedra, alfa yayıncılık
    287. u.s.a. ııı büyük para, john dos passos, adam yayıncılık
    288. eugenie grandet, honore de balzac (honoré de balzac), cem yayınevi
    289. fantoma 2 boş tabut, marcel allain, pierre souvestre, güncel yayıncılık
    290. siyah dalya los angeles dörtlemesi bir, james ellroy, nisan yayınları
    291. fareler ve insanlar, john steinbeck, remzi kitabevi
    292. don quijote (2 cilt takım), cervantes, yapı kredi yayınları
    293. fedailerin kalesi alamut, wladimir bartol, yurt kitap yayın
    294. berci kristin çöp masallarılatife tekin, everest yayınları
    295. körleşme, elias canetti, payel yayınevi,
    296. beyaz kale, orhan pamukiletişim yayınevi
    297. zaman makinası, h. g. wells, ithaki yayınları
    298. orlando, virginia woolf, ayrıntı yayınları
    299. binbir gece masalları (2 cilt takım), alim şerif onaran, yapı kredi yayınları
    300. sırça fanus, sylvia plath, can yayınları
    301. geceyarısı çocukları, salman rushdiemetis yayıncılık
    302. kesişen yazgılar şatosu, italo calvino, yapı kredi yayınları
    303. gargantua-hasan ali yücel klasikleri, françois rabelais, iş bankası kültür yayınları
    304. vakıf kurulurken - vakıf serisi 1.kitap, ısaac asimov, ithaki yayınları
    305. duygu yolculuğu, laurence sterne, ayrıntı yayınları
    306. çılgın kalabalıktan uzak, thomas hardy, can yayınları
    307. otranto şatosu, horace walpole, altıkırkbeş yayınları
    308. myra, gore vidal, ayrıntı yayınları
    309. alıklar birliği, john kennedy toole, turkuvaz kitap
    310. sevilen, toni morrison, can yayınları
    311. yalancı jakob, jurek becker, ayrıntı yayınları
    312. mezbaha no:5,kurt vonnegut, dost kitabevi yayınları
    313. gelecekten anılar, william moris, ayrıntı yayınları
    314. çıplak şölen, william s. burroughs, versus kitap yayınları
    315. 2001:bir uzay efsanesi, arthur c. clarke, ithaki yayınları
    316. çarpışma, j.g.ballard , ayrıntı yayınları
    317. doktor jivago, boris pasternak, cem yayınevi
    318. solgun ateş, vladimir nabokov, yaba yayınları
    319. willard ve onun 🎳 kupaları, richard brautigan, altıkırkbeş yayınları
    320. soğuktan gelen casus, john le carre, bilgi yayınevi
    321. kapan, vüsat o bener, yapı kredi yayınları
    322. sefiller 1.-2.cilt takım, victor hugo, oğlak yayıncılık
    323. ivan ilyiç'in ölümü, lev nikolayeviç tolstoy, iletişim yayınevi
    324. alice b. toklas'ın özyaşamöyküsü, kolektif, punto özel fiyat
    325. 80 günde dünya gezisi, jules verne, iş bankası kültür yayınları
    326. kesik bir baş, ıris murdoch, ayrıntı yayınları
    327. hayatın ve aşkın yasaları, connie palmen, ayrıntı yayınları
    328. ve tutku - ciltli - hasan ali yücel klasikleri, jane austen, iş bankası kültür yayınları
    329. kasvetli ev, charles dickens, yapı kredi yayınları
    330. gurur ve önyargı (ciltli), jane austen, iş bankası kültür yayınları
    331. gormenghastgormenghast 2, dost körpe, om yayınevi
    332. tavşan kaçjohn updike, alef yayınevi
    333. kadersizlik, ımre kertesz (ımre kertész), can yayınları
    334. pippi uzunçorap 1.kitap, astrid lindgren, ithaki yayınları
    335. en mavi göz, toni morrison, can yayınları
    336. nadja, andre breton, dost kitabevi yayınları
    337. boşlukta sallanan adam saul bellowokuyan us yayınları
    338. teneke trampet, günter grass gendaş kültür
    339. nana, emile zola, can yayınları
    340. beyaz gürültü, don delillodost kitabevi yayınları
    341. ivan denisoviç'in bir günü , aleksandr isayeviç soljenitsin, cem yayınevi
    342. gözün hikayesi, georges bataille, roland barthes, susan sontag, chiviyazıları yayınevi 
    343. maldoror'un şarkıları (ciltli), comte de lautreamont, kırmızı yayınları
    344. matrix avcısı, william gibson, punto özel fiyat
    345. çıplak şölen, william s. burroughs, altıkırkbeş yayınları
    346. dünyaların savaşı, h. g. wells, ithaki yayınları,
    347. sıddhartha - 25.yıla özel, hermann hesse, can yayınları
    348. tess, thomas hardy, inkılap kitapevi
    349. çalgılı bahçe, simon vestdijk, versus kitap yayınları
    350. ferdydurke, witold gombrowicz, ayrıntı yayınları
    351. obabakoak, joseba ırazu garmendia (bernardo atxaga), dost kitabevi yayınları
    352. mutfak, 🍌 yoshimoto, arion yayınevi
    353. ruhum yeniden doğacak, chinua achebe, sosyalist yayınlar
    354. sessizlik zamanı, luis martin, yapı kredi yayınları
    355. monte cristo kontu, alexandre dumas, ithaki yayınları
    356. yengeç dönencesi, henry miller, parantez yayınları
    357. habeşistan prensi rasseas'ın hikayesi, samuel johnson, ayraç yayınları kelepir kitaplar,
    358. herzog, saul bellow, iletişim yayınevi
    359. hayat bir kervansaray iki kapısı var, birinden girdim, birinden çıktım, emine sevgi özdamar, varlık yayınları
    360. yaban kuğuları, jung chang, inkılap kitapevi
    361. ölümün karanlık yüzü, henning mankell, punto özel fiyat
    362. rahibe, denis diderot, engin yayıncılık
    363. nehrin dönemeci, v. s. naipaul, turkuvaz kitap
    364. bin beyaz turna, kavabata yasunari, doğan kitap
    365. zor tercih, graham greene, oğlak yayıncılık,
    366. itiraflar, j.j. rousseau, doruk yayınları, bağışlanmış bir günahkarın özel anıları ve itirafları, james hogg, altıkırkbeş yayınları
    367. 😂 v. stein'ın kendinden geçişi, marguerite duras, iletişim yayınevi
    368. uzun bir mektupafrika'da dul bir kadının hayat hikayesi, betül biliktü, kaknüs yayınları
    369. stiller, max frisch, yapı kredi yayınları
    370. yevgeni onegin, aleksandr sergeyeviç puşkin, yapı kredi yayınları
    371. yargıç ve celladı, friedrich dürrenmatt, iş bankası kültür yayınları,
    372. giovanni'nin odası, james baldwin, yapı kredi yayınları
    373. huckleberry finn'in maceraları mark twain, alfa yayıncılık
    374. kedi ve fare, günter grass, gendaş kültür
    375. sessiz amerikalı, graham greene, everest yayınları
    376. yalnızlık dolambacı, octavio paz, can yayınları
    377. o'nun hikayesi, pauline reage, chiviyazıları yayınevi 
    378. yaşam kullanma kılavuzu, georges perec, yapı kredi yayınları
    379. yaratılış - ateş anıları 1, eduardo galeano, can yayınları
    380. yüzler ve maskeler-ateş anıları 2, erduardo galeano, can yayınları
    381. vahşetin çağrısı, jack london, can yayınları
    382. robinson crusoe, daniel defoe, yapı kredi yayınları
    383. baltasar ve blımunda, jose saramago, gendaş kültür
    384. fanny hill-bir zevk kadınının anıları, john cleland, istiklal kitabevi
    385. hadrianus'un anıları, marguerite yourcenar, adam yayıncılık
    386. uğultulu tepeler, emily bronte, alfa yayıncılık
    387. senilita, ıtalo svevo, can yayınları
    388. krom sarısı, aldous huxley, ithaki yayınları
    389. talihli jim, kingsley amis, punto özel fiyat
    390. parma manastırı, stendhal , engin yayıncılık
    391. caz dönemi (ragtime), e.l.doctorow , arşiv
    392. piyanist, elfriede jelinek, everest yayınları
    393. meleğin çürüyüşü, yukio mişima, can yayınları
    394. büyük uyku, raymond chandler, arşiv
    395. baden baden'de yaz, leonid tsıpkin, yapı kredi yayınları
    396. üç silahşörler - oğlak y., alexandre dumas, oğlak yayıncılık
    397. raşamon, akutagava , bilgi yayınevi
    398. james bond royale kumarhanesi, ıan fleming, oğlak yayıncılık,
    399. hoşçakal berlin, christopher ısherwood, punto özel fiyat
    400. ödeşmeler, tomris uyar, arşiv
    401. tanrıya bakıyorlardı, zora neale hurston, phoenix yayınevi,
    402. rüzgar gibi geçti 2 cilt takım, margaret mitchell, toker yayınları,
    403. berlin - aleksander meydanı, alfred döblin, sel yayıncılık
    404. lanetli göl, george sand, şule yayınları,
    405. oğullar ve sevgililer - oğlak y., d.h.lawrence , oğlak yayıncılık,
    406. simon ve meşe ağaçları, marianne fredriksson, punto özel fiyat,
    407. suç ve ceza 2 cilt takım, fyodor mihailoviç dostoyevski, cem yayınevi,
    408. gülün adı - 25.yıla özel, umberto eco, can yayınları,
    409. güliver'in gezileri - hasan ali yücel klasikleri, jonathan swift, iş bankası kültür yayınları,
    410. gargantua-hasan ali yücel klasikleri, françois rabelais, iş bankası kültür yayınları,
    411. dilsizin kızı, pavlos matesis, everest yayınları,
    412. geceyi anlat bana, djuna barnes, ayrıntı yayınları,
    413. atları da vururlar, horace mccoy, yeniyaz yayınları, 
    414. platero ile ben - bir endülüs ağıtı, juan ramon jimenez, yapı kredi yayınları,
    415. ahlaksız, andre gide, imge kitabevi yayınları,
    416. hawksmoor, peter ackroyd, yapı kredi yayınları
    417. baskervillelerin köpeği, sir arthur conan doyle, iş bankası kültür yayınları,
    418. lizbon kuşatmasının tarihi, jose saramago, iş bankası kültür yayınları
    419. küçük kadınlar, louisa may alcott, artemis yayınları,
    420. gurur dünyası, william makepeace thackeray, remzi kitabevi,
    421. kül ve elmas, jerzy andrzejewski, versus kitap yayınları
    422. korkusuz şövalye ıvanhoe, sir walter scott, arşiv
    423. tersine, j.k huysmans, yapı kredi yayınları
    424. yüzyıllık yanlızlık - 25.yıla özel, gabriel garcia marquez, arşiv
    425. anna karenina 2 cilt takım, lev nikolayeviç tolstoy, sosyal yayınları
    426. notre dame de paris, victor hugo, sosyal yayınları
    427. kızgın ova, juan rulfo, yapı kredi yayınları,
    428. eşekarısı fabrikası, ıain banks, ayrıntı yayınları,
    429. moll flanders, daniel defoe, iletişim yayınevi,
    430. son dünya, christoph ransmayr, dost kitabevi yayınları,
    431. genç törless, robert musil, iletişim yayınevi,
    432. sirk geceleri, angela carter, arşiv
    433. uzak tepeler, kazura işiguro, arşiv,
    434. fantoma 1 suç dehası, marcel allain, pierre souvestre, güncel yayıncılık,
    435. vişnenin cinsiyeti, jeanette winterson, iletişim yayınevi,
    436. u.s.a. ı42. enlem, kolektif, adam yayıncılık,
    437. quo vadis?, henryk sienkiewicz, timaş yayınları,
    438. dumas kulübü ya da richelieu'nün gölgesi, arturo perez reverte, iletişim yayınevi
    439. bilge kan, flannery o'connor, arşiv,
    440. silahlara veda - bütün eserleri 4, ernest hemingway, arşiv,
    441. don quijote 2 cilt takım, miguel de cervantes saavedra, sosyal yayınları,
    442. ingiliz casus, michael ondaatje, can yayınları,
    443. ana, maksim gorki, sosyal yayınları,
    444. doktor faustus, irfan şahinbaş, öteki yayınevi,
    445. içimizdeki şeytan, raymond radiguet, arşiv
    446. mao 2, don delillogülden şen, simavi yayınları,
    447. berci kristin çöp masalları, latife tekin, arşiv,
    448. yürek yangını, sandor marai, gendaş kültür kelepir kitaplar,
    449. g, john berger, arşiv,
    450. boncuk oyunu, kolektif, afa yayınları,
    451. kasvetli ev2 cilt takım (ciltli), charles dickens, yapı kredi yayınları,
    452. u.s.a. ıı1919, kolektif, adam yayıncılık, 
    453. tanrının eseri, john ırving, arşiv
    454. kreutzer sonat, lev nikolayeviç tolstoy, öteki yayıncılık,
    455. transit, anna seghers, evrensel basım yayın,
    456. travnik günlüğü, ivo andriç, iletişim yayınevi
    457. en acıklı öykü iyi asker, ford madox ford, kabalcı yayınevi,
    458. mucizeler dükkanı, jorge amado, gendaş kültür
    459. holmes dizisini alana (8 kitap)´cave canem´ kitabı hediye, arthur conan doyle, güncel yayıncılık
    460. dalgaların sesi, yukio mişima, varlık yayınları,
    461. lazarillo hayatı öğreniyor ispanyol halk klasiği, özlem kumrular, gendaş kültür
    462. göç mevsimi, tayeb salah, adam yayıncılık
    463. şimdi değilse ne zaman?, primo levi, iletişim yayınevi
    464. binbir gece masalları, anonim , elips kitapları,
    465. her kadın gibi, sigrid undset, elips kitapları
  • Cennetten kovulmaya dair kadim mitler tüm dünyada bilinir, ama bu kovulma, genellikle bir Baştan Çıkarıcı'nın işi değil, insani veya ilahi bir budalalığın sonucudur.
    Mayaların Popul Vuh adlı kutsal kitabıyla karşılaştırın; burada, tanrılar kendilerine hizmet edebilecek bir varlık yaratmak için uzun süre uğraşmışlardır. Kilden öncelikler hayvanları, sonra da insanları yaratırlar. İnsanları tahtadan yarattıklarında başarılı olduklarını sanırlar, ama bunlar sonunda elleri ve dizleri üzerinde yürüyüp tanrıları unuturlar; bunun üzerine tanrılar da bir tufanla onları yokeder. Farklı denemelerin ardından tanrılar, sonunda güzel ve bilge olan dört muhteşem insan yaratır. Ama bu kusursuzluk örneği yaratıkların sonradan kibre kapılmalarından ve kendilerini unutmalarından korkup onları yeryüzüne indirirler, ölümü getirirler ve insanlar ile cennet arasına bir bilinmezlik engeli koyarlar; bu, insana henüz işlenmesi için zaman verilmemiş bir hatanın cezasıdır.
  • Bil ki, tarih ilmi, dünya toplumu ve uygarlığı olan insan toplumundan ve bu toplu­ mun gerçekleri arasında yer alan yabanilik ve barbarlık, medenilik ve uygarlık, asabiyetıs, bazılarının diğer bazıları üzerinde kurduğu değişik şekillerdeki hakimiyetler ve bu hakimi­ yetlerden doğan hükümdarlıklar, devletler ve bunların derecelerinden haberler verir. Yine toplum içinde insanların ilim, sanayi, geçimlerini temin etmek için çalışıp kazanmak gibi faaliyet ve durumlarından haber verir. Ancak pek çok sebepten dolayı bu haberlere yalan­ lar karışır. Bunlardan biri, kişinin bazı düşünce, görüş ve mezheplere taraftar olmasıdır. Ki­ şi haberi kabul etmek hususunda dengeli hareket ederse gerekli özeni gösterir, onu incele­ yip değerlendirir ve doğrusunu yalanından ayırabilir. Ancak haberi kabul etme noktasında işin içine görüşlerini ve inançlarını karıştırırsa, bu görüş ve inançlara uyan haberleri ilk du­yuşta kabul eder. Çünkü bu meselede kendi eğilimini ve görüşlerini öne çıkarmak, basiret gözünün, eleştirmenin ve araştırma yapmanın üzerine örtülmüş bir perdedir. Sonuçta ya­ lan haberler kabul edilip alınır ve başkalarına nakledilir. Yalan haberlerin kabul edilmesi sonucunu doğuran bir başka sebep de haberi nak­ledene duyulan güvendir. Bu durumda haberin doğru olup olmadığını anlamak ise cerh ve ta'd il ilmiyle olur. Bir başka sebep, nakledilen haberlerden nelerin kastedildiğinin farkına varılma­masıdır. Pek çok kişi gördüğü ve duyduğu şeylerin gerçeğini anlayamaz ve onları kendi tahminine ve zannına göre (yorumlayarak) nakleder ve bu şekilde yalana düşer. Bir başka sebep ise haberin doğru olduğunun düşünülmesidir. Bu çok yaygındır ve daha çok ravilere güvenmekten kaynaklanmaktadır. Bir başka sebep, haberin içerdiği (geçmişe ait) durumların, mevcut durumlara na­ sıl uyarlanacağının bilinmemesi ve ravinin geçmişteki durumları görmüş olduğu mevcut durumların kalıplarına sokarak nakletmesidir. Oysa mevcut durumun kalıbına sokula­ rak nakledilen haber bu haliyle doğru değildir. Bir başka sebep, nüfuz ve makam sahiplerine yaklaşmak isteyenlerin, onları öven ve durumlarını güzel gösteren haberleri yaymalarıdır. Bu şekilde doğru olmayan haber­ ler ortalığı kaplar. Çünkü nefisler övülmeye sever ve insanların çoğu da erdemli olmaya ve bu hususta yarışmaya değil, dünya malına, şan ve şöhrete düşkündür. Bütün bunların hepsinden daha önemli olan bir başka sebep ise, sosyal hayattaki (umran'daki) olayların ve hallerin (kendilerine has ve onların altında yatan) doğasını bil­ memektir. Çünkü sosyal hayatta vuku bulan her olayın ve ortaya çıkan her durumun, ol­ ması gereken kendine has bir doğası vardır. İşte eğer kişi, toplumdaki olayların ve durum­ ların doğasını ve bunları gerektiren sebepleri bilirse, bu ona haberlerin doğru olup olma­ dığını tespit etmek noktasında yardımcı olur. Bütün haberler için, doğruluğunu tespit et­ mek noktasında yararlanılacak en iyi kriter budur. Kimi zaman, vuku bulması imkansız olan durumlarla ilgili haberlerin de doğru kabul edildiğine ve başkalarına aynen nakledildiğine tanık olmaktayız. Tıpkı Mesudi'nin lskender ile ilgili naklettiği haber gibi. Buna göre, deniz yaratıkları İskender'in lskende­ riye şehrini kurmasına engel olunca, lskender tahtadan bir sandık yaptırmış, o sandığın içine camdan bir sandık koymuş ve kendisi de onun içine girerek denizin dibine dalmış­ tır. Sonra denizin dibinde gördüğü cinlerin resimlerini çizmiş, sonra (o resimlere göre) onların heykellerini yaptırmış ve bu heykelleri şehri kuracak olduğu yerin kıyısına dik­ miştir. Sonra yaratıklar denizden çıkıp bu heykelleri görünce korkup kaçmışlar, böylece lskender, lskenderiye şehrinin yapımını bitirmiştir. Uzun bir hurafede yer alan bu hikayede gerçekleşmesi inıkansız olan pek çok nokta vardır: her şeyden önce cam bir sandık içinde denize açılıp, sandığın o küçük hacmiy­ le azgın dalgalarla boğuşmak mümkün değildir. Ayrıca hükümdarlar kendilerini böyle tehlikelere de atmazlar. Böyle yapan zaten kendisini yok etmiş olur. Çünkü insanlar onun böylesine tehlikeli bir maceradan sağ döneceğini beklemeyeceklerinden, bir an bile vakit kaybetmeden başkasının etrafında toplanırlar. Yine cinlerin kendilerine has (maddi) şe­ killeri ve suretlerinin olduğu bilinmiyor. Bilinen onların değişik şekillere girebildiğidir. Hikayelerde, onların çok sayıda başlarının olduğu gibi hususların zikredilmesi, gerçek ol­ duğu için değil, çok çirkin ve korkunç görünüşlerini anlatmak içindir. Bütün bunlar o hikayenin doğruluğunu sakatlayan şeylerdir. Hikayenin doğru ol­ masını imkansız kılan, bunlardan daha önemli bir husus da şudur: Böyle bir cam sandık içinde denize açılıp denizin dibine dalmak mümkün olsa bile, sandıktaki hava onun ne­ fes alma ihtiyacını karşılamada yetersiz kalacak, ruhu ısınacak, temiz ve serin havanın ol­ mamasından dolayı ciğer, kalp ve ruh dengesini yitirecek ve kişi orada ölecektir. Hamam­ da veya derin kuyulara inenlerin ölmesi de temiz ve serin havadan mahrum kaldıkları için olmaktadır. Derin kuyulara inenler, oranın rüzgar almayan, ısınmış ve kokuşmuş ha­ vasıyla karşılaştıklarında anında ölmektedirler. Yine denizden çıkmış balığın ölümü de aynı sebepten oluyor. Çünkü onun ısısını dengeleyen su soğuk, kara ise onun için çok sı­ caktır. İşte bu sıcaklık onun hayvani ruhuna hakim oluyor ve onu öldürüyor. Aynı şekil­ de yıldırım çarpanlar ve benzerleri de bu sebepten ölüyor. Yine Mesudi'nin naklettiği doğru olması imkansız haberlerden biri diğeri de Ro­ ma'daki sığırcık kuşu heykeliyle ilgili anlattığı hikayedir. Buna göre yanlarında zeytin ta­ şıyan sığırcık kuşları, senenin belli bir gününde o heykelin yanında toplanırlarmış. Ro­ malılar da zeytinyağı ihtiyacını o getirilen zeytinlerden karşılarlarmış. Zeytinyağı ihtiya­ cını karşılamada, işin doğasına ne kadar uzak bir hikayedir bu. ..
    Bunlara benzeyen haberlerden biri de Bekri'nin naklettiği "Zatü'l-Ebvab" (Çok Kapılı) ismini taşıyan bir şehirle ilgili hikayedir. Buna göre şehir, otuz konaklık bir alanı kapsamaktadır ve on bin kapısı vardır. Oysa şehirler, ileride açıklanacağı gibi,28 güven içinde yaşanılacak korunaklı yerler olmaları için kurulurlar. Halbuki böyle bir büyüklük, surlarla çevrilmenin ve korunaklı bir hale getirilmenin sınırlarını aşmaktadır. Yine Mesudi'nin, Sicilmase Çölü'nde (Mağrib'in güneyinde bir yer) bütün bina­ ları bakır olan "Medinetü Nuhas" (Bakır Şehir) isminde bir şehir hakkında naklettiği hi­ kaye de bu türdendir. Buna göre Musa bin Nuseyr, Mağrib' e sefere çıktığında bu şehri görmüş. Kapıları kapalı olan şehrin surlarına tırmananlar, yukardan şehre baktıklarında aniden ellerini çırpıp kendilerini aşağıya atıyorlarmış ve bir daha hiç dönmüyorlarmış. Gerçek olması imkansız bu tür haberler genellikle kıssa anlatıcılarının hurafeleri oluyor. Sicilmase Çölü, kervanların ve yol kılavuzlarının uğrak yeri ve özelliklerini anlattıkları bir bölgedir. Nedense bu şehirden hiç bahsetmemişlerdir. Aynı şekilde bu hikayede anlatılan­ lar, şehirlerin kuruluşuyla ve binalarıyla ilgili bilinen gerçeklerin doğasına aykırıdır. Ma­ denler, süs eşyaları ve kap kacak yapımında kullanılırlar. Bir şehrin tamamen madenler­ den kurulması ise anlaşılacağı gibi imkansız bir şeydir.
    Böyle asılsız hikaye ve haberlere daha pekçok örnek verilebilir. Haberlerin doğru ve gerçek olanlarını yalan olanlarından ayırmak, sosyal hayatın karakterini ve doğasını bilmekle mümkün olur. Doğruyu yanlıştan ayırmada en iyi ve güvenilir yol budur. Hat­ ta, bu yol, haberleri nakleden ravilerin güvenilir olup olmadıklarının araştırılmasından bile daha önce gelir. Çünkü ravilerin durumları, ancak rivayet edilen haberlerin kendi içinde doğru olabileceğinin mümkün olmasından sonra araştırılır. Eğer, ortada gerçek olması imkansız bir haber varsa ravinin güvenilirliğini araştırmakta da bir yarar yoktur. Haberin aklın kabul etmeyeceği bir içeriğinin bulunması veya ancak aklın kabul edeme­ yeceği bir yorumla açıklanabilmesi de, onun gerçek oluşunu imkansız kılan sebeplerden biri olarak kabul edilmiştir. Ravilerin güvenilirliğinin araştırılmasına (cerh ve ta' dile) da­ ha çok şer'i (dini) haberler konusunda itibar edilir. Çünkü onların çoğu Allah'ın, yerine getirilmesini farz kıldığı sorumlulukları bildiren inşai29 haberlerdir. İşte bu tür haberle­ rin doğru olduğu zannına varılması, ravinin güvenilir ve kuvvetli bir hafızaya sahip ol­ ması, naklettiği haberin sağlamlığını şüpheye düşürecek unutkanlık gibi kusurlardan da uzak olmasıyla mümkündür. Ancak vuku bulmuş olaylarla ilgili haberler söz konusu olduğunda, bu haberlerin sosyal hayatın doğasına uyup uymadığı ve böyle bir şeyin gerçekleşme imkanı bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir ve az önce de söylediğimiz gibi bu, haberi naklede­ nin güvenilir olup olmadığını araştırmaktan çok daha önemlidir. Haberlerin doğrusunu yanlışından ayırmadaki temel kural bu olduğuna göre, o halde toplumsal hayatın incelenmesi ve onun doğasına uygun olacak hal ve durumlar ile onda ortaya çıkamayacak durumların birbirinden ayrılması gerekir. Haberlerin doğru olup olmadığını tespit etmekte bu kuralı esas aldığımızda, hiçbir şüpheye yer olmayan kesin bir delile dayanmış olarak, doğruyu yanlıştan ve hakkı batıldan ayırmış oluruz. O zaman toplum hayatında her hangi bir şeyin meydana geldiğiyle ilgili bir haber duydu­ ğumuzda, onun kabulüne mi, yoksa uydurma olduğuna mı hükmedileceğini biliriz. İşte tarihçilerin bize naklettikleri haberlerin doğru olup olmadıklarını anlamada kullanaca­ ğımız geçerli ölçü budur ve bu kitabın birinci bölümü de bu amaçla telif edilmiştir. Öyle görünüyor ki, bu konu başlı başına bir ilim dalıdır. Çünkü konusu insan uy­ garlığı ve toplum hayatı olan ve ondaki her meseleyi ve durumu teker teker açıklayan bir ilimdir. Zaten bütün ilimlerin yaptığı da kendi konularını teker teker açıklamaktır. Bil ki, bu konuda söyleyeceklerimiz, daha önce başkaları tarafından söylenme­miş ve gündeme getirilmemiş, faydaları çok ve ancak derin araştırmalardan sonra ula­şılacak yeni bir düşüncedir. O, mantık ilimlerinden biri olan "hitabet" değildir. Çünkü hitabetin konusu, insanları bir görüşe çekecek veya bir görüşten uzaklaştıracak, faydalı ve ikııa edici konuşmadır. Yine o, sivil siyaset (Es-Siyasetu'l-Medeniyye) ilmi de değildir. Çünkü sivil siyaset ilmi, ahlak ve hikmetin gereklerine göre insanların güven içinde ha­ yatlarına devam edebilmelerini sağlayacak şekilde, bir ev veya şehrin işlerinin nasıl düze­ ne konulacağıyla ilgilenir. İşte bizim burada ele alacağımız ilim, bu iki ilim dalına benzese de, konuları onlardan ayrılır. Öyle görünüyor ki bu, yeni keşfedilmiş bir ilim dalıdır. Ve yemin olsun ki, daha önce hiç kimsenin bu konu hakkında bir şeyler söylediğini duymadım. Bilmiyorum, aca­ ba bu konunun farkına mı varamadılar? Biz, geçmiştekilerin bu konunun farkına varama­ dıkları kanaatinde değiliz. Belki onlar bu konuda konunun hakkını vererek bazı eserler yazmışlardır, ancak bunlar bize ulaşmamıştır. Çünkü ilimler çoktur ve farklı toplumlarda çok sayıda filozof vardır. O toplumlardan bize ulaşmayan ilimler, ulaşanlardan daha çok­ tur. Fars toprakları fethedildiğinde, Hz. Ömer'in yok edilmesini emrettiği Farsların ilim­ leri nerede? Kildanilerin, Süryanilerin ve Babillilerin ilimleri ve bunların eserleri ve sonuç­ ları nerede? Kıbtllerin ve onlardan öncekilerin ilimleri nerede? Bize tek bir milletin, özel­ likle (eski) Yunanlıların ilimleri ulaşmıştır. Bunun sebebi de Halife Me'mun'un büyük pa­ ralar harcayarak ve çok sayıda mütercim görevlendirerek onların kitaplarını dilimize çe­ virtmiş olmasıdır. Bunun dışında diğer milletlerin ilimlerinden bir şey bilmiyoruz. Farkına varılan her hakikatin, bütün özelliklerini ve meselelerini araştırmak uy­ gun ve faydalı olacağına göre, her mefhumun ve hakikatin kendisine has (sadece kendi­ siyle ilgilenen) bir ilmi olması gerekirdi. Ancak filozoflar bu konuda, belki de sadece işin meyveleriyle ilgilenmeyi uygun gördüler. Ve bilindiği gibi bu ise, konunun sadece nakle­ dilen haberlere ilişkin meyveleridir. Bu konunun bir bütün olarak, ilgi alanının ve ele al­ dığı meselelerin çok kıymetli oluşuna nispetle, sadece haberlerin doğruluğunu anlamaya ilişkin yönü zayıf kalmaktadır. Evet, belki de filozofların bu konuyla ilgilenmemelerinin sebebi budur. Allah en iyisini bilir. "Size ancak çok az bilgi verilmiştir" (İsra Suresi, 85). Keşfetmiş olduğumuz bu ilim dalındaki bazı meseleler ile, diğer ilim dallarında delil olarak zikredilen bazı meselelerin uygunluk arz ettiğini görüyoruz. Örneğin filozof­ lar ve bilginler, Peygamberlere duyulan ihtiyacı ispat etmek içirı, irısanların varlıklarına devam etmek için yardımlaşıp dayanışmaları gerektiğini, bunun içirı de, bir öndere ve düzen kurucuya ihtiyaç duyduklarını söylerler. Aynı şekilde fıkıh bilginleri, fıkıh usulün­ de (fıkıh metodolojisinde) dillere duyulan ihtiyacı ispat içirı şu açıklamayı yapıyorlar: Yardımlaşmanın ve toplumsal hayatın tabii bir sonucu olarak, irısanlar neler istedikleri­ ni ifade etmeye ihtiyaç duyarlar. Bunu, cümlelerle (konuşarak) ifade etmek ise en kolayı­ dır. Yine fıkıh bilginleri, şer'i hükümlerdeki hikmet ve amaçlan zikrederler: Zina, nesep­ lerin karışmasına ve neslin bozulmasına; adam öldürmek, yirıe neslin zarar görmesine; zulüm, sosyal hayatın bozulmasına yol açar. lşte fıkıh bilginleri, toplumu korumayı esas alan bunlar gibi şer'i hükümlerdeki hikmetleri ve amaçları açıklarken, toplumda görülen durumları da inceliyorlar. Örnek verilen bu meselelerde, bizim söyleyeceklerimiz de esas itibariyle bunlardır. Yine farklı toplumların bilge ve filozoflarının da dağınık bir şekilde buna benzer bazı değerlendirmelerde bulunduklarını görüyoruz. Ancak bunlar konuyu gerektiği gibi ele alan yeterli değerlendirmeler değildir. Mesudi'nirı naklettiği, Fars bilgesi ve hüküm­ darı Mılbezan'ın, şu sözleri bunun örneklerinden biridir: "Ey Hükümdar! Devlet ancak şeriate uymakla, Allah'a itaat etmekle ve onun emir ve yasaklarına göre hareket etmek­ le kuvvet bulup yücelir. Şeriat devlet ile, devlet, (kendi) işlerirıi görecek kişiler ile ve bu kişiler de mal (para) ile ayakta durur. Mal sahibi olmak kalkınmak, kalkınmak da ada­ letle mümkün olur. Adalet ise irısanların arasına dikilmiş bir terazidir (İnsanların arasında kurulmuş dengedir). Bu teraziyi Rab dikmiştir ve onu ayakta tutacak bir görevli tayin etmiştir. İşte bu görevli hükümdardır". Enılşirvan'ın söyledikleri de aynı anlamda: "Devlet asker ile, asker de mal ile ayakta kalır. Mal vergi ile, vergi kalkınmışlık ile, kalkınmışlık adalet ile, adalet valilerin işlerini düzgün yapmalarıyla, valilerin işlerini düzgün yapması da vezirlerin işlerinde sağlam olmasıyla sağlanır. Bunların hepsinden önce ise, Hükümdarın halkının duru­ munu bizzat takip etmesi ve onları yola getirmeye muktedir olması gelir. Böylece yönet­ tiklerinin ona değil, onun yönetetiklrine hakim olması sağlansın". İnsanların ellerinde dolaşan ve Aristo'ya nispet edilen "Siyaset" isimli kitapta da bu konuya uyan bir bölüm vardır. Ancak konu gerektiği ölçüde ele alınmamış, deliller ye­ terli verilmemiş ve başka şeylerle karıştırılmıştır. Aristo o kitapta Mılbazan ve Enılşir­ van'dan naklettiğimiz yukarıdaki sözlere işaret ediyor ve o sözleri başı ve sonu belli olma­ yan bir daireye benzeterek söylüyor: "Dünya, bir bostandır ve o bostanı koruyan duvar devlettir. Devlet kanunla yaşayan bir kuvvettir. Kanunu uygulayıp tatbik eden Hüküm­ dardır. Hükümdarlık askerlerin desteklediği bir düzendir. Askerleri ayakta tutan maldır. Mal halkın topladığı rızıktır. Halk, adaletle korunup gözetilen kölelerdir. Adalet, dünya­ nın kendisiyle ayakta durduğu cana yakın bir dosttur. Dünya bir bostandır ... " Sonra tekrar sözün başına dönüyor. Bu sekiz cümlelik siyasi ve hakimane söz, birbiriyle bağlantılı, sondakinin tekrar başa döndüğü ve başı ve sonunun belli olmadığı bir daire gibidir. Aristo bu sözleri öğren­ miş olmaktan dolayı övünüyor ve ondaki faydaları yüceltiyor. "Devletler ve hükümdar­ lık" faslındaki söylediklerimizi dikkatlice okur ve üzerinde iyice düşünürsen, bu sözlerin yorumunu ve detaylı açıklamasını en açık delilleriyle görürsün. Ben bunları Aristo'nun veya Mılbezan'ın söylediklerinden değil, Allah'ın beni bu konulara vakıf kılmasıyla öğ­ rendim. Aynı şekilde lbn-i Mukaffa'nın söylediklerinde ve siyasete ilişkin risalelerinde de, bizim bu kitabımızda ele aldığımız konularla uyuşan değerlendirmeler vardır. Ancak o bu tür değerlendirmelere, hitabette, güzel ve belagatlı konuşmaktan bahsederken değin­ miş olup, bizim delilleriyle açık bir şekilde ortaya koyduğumuz gibi açık ve net olarak bu konuları ele alıp değerlendirmemiştir. Ebu Bekir Tartuşi de "Siracu'l-Mulılk" isimli eserinde bu konuların etrafında do­ laşmış ve kitabının konularını bizim bu kitabın konularına benzeyen bölümlere ayırmış­ tır. Ancak o, oku hedefe isabet ettirememiş, meselenin özüne girememiş, konuları yeter­ li ve hak ettiği ölçüde ele alıp değerlendirmemiş ve delillerini açıklamamıştır. Sadece me­ seleleri bölümlere ayırmış, bol miktarda o konuyla ilgili rivayetlere yer vermiş ve dağınık bir şekilde Büzürcümher, Mılbazan, Danyal ve Hürmüz gibi Farslı, Hindli ve diğer mil­ letlerin filozof ve bilgelerinin sözlerini nakletmiştir. Ancak konunun üzerindeki perdeyi kaldıracak inceleme ve değerlendirmelerde bulunmamış ve buna ilişkin delilleri ortaya koymamıştır. Sadece nasihat ve vaazlara benzer bir şekilde oradan buradan yaptığı alın­ tıları derleyip bir araya getirmiştir. Bu haliyle de meselenin etrafında dolaşmış, ancak oku hedefe isabet ettirememiştir. Bana gelince, Allah, verdiği ilhamla beni bu konulara yönlendirdi ve beni yeni bir ilmin sırrına erdirdi. Eğer ben bu ilmin konularını gerektiği gibi değerlendirip ortaya koymuş ve diğer ilimlerin bunlara benzeyen konularından ayırmışsam, bu tamamen Al­ lah'ın yol göstermesi ve yardımıyladır. Eğer bu ilmin konularını ortaya koyarken dikka­ timden kaçan bir şey olmuşsa veya başka ilimlerin konularıyla karıştırdığım bir şey var­ sa, bunları tespit edecek dikkatli bir araştırmacının bunları düzeltmeye elbette ki hakkı vardır. Ancak bu ilmin yolunu açma ve bu ilmi açık bir şekilde ortaya koyma önceliği be­ nimdir. Şimdi bu kitapta (yani birinci kitap olan bu bölümde}, sosyal hayatta ortaya çıkan hükümdarlık (devlet ve yönetim), kazanç, ilimler ve sanayi gibi toplumsal durumları, bunlarla ilgili detaylı özel ve genel bilgileri vererek ve geride hiçbir şüphe ve vehim bırak­ mayacak delillerle açıklayacağız. Diyoruz ki: İnsan kendisine has özellikleriyle, diğer bütün hayvanlardan ayrılır. Örneğin ilim ve sanayi alanındaki faaliyetler sadece insana has özelliklerdendir. Çünkü bu faaliyetler, onu diğer hayvanlardan ayıran ve mahlukatın en şereflisi kılan, düşünme yeteneğinin bir sonucudur. Yine bu özelliklerden bir diğeri, (toplumdaki ) düzeni koruyacak ve sözünü dinletecek bir yöneticiye ve hükümdara ihtiyaç duymasıdır. Böyle bir makam diğer hay­ vanlar arasında yoktur. Sadece arılar ve çekirgelerde olduğu söyleniyor. Eğer onlarda bu­ na benzer bir konum mevcut olsa da, bu, uzun uzun düşünmeleri sonucu böyle bir şeyi gerekli gördükleri için değil, Allah onlara böyle bir şeyi ilham ettiği içindir. Bu özellikler­ den bir diğeri ise yaşamını sürdürüp geçimini temin edebilmek için bunu sağlayacak se­ beplere sarılmasıdır (meslek edinmesidir). Allah, insanın yaşamını sürdürebilmesi için onun beslenmeye ihtiyaç duyacağı bir özellikte yaratmış, sonra bunun yollarını ona gös­ termiştir: "Rabbimiz her şeye yaratılış özelliğini veren ve sonra (bu özelliğe) uygun yo­ lu gösterendir" (Taha Suresi, 50). Bu özelliklerden bir başkası da beraberliğe ve dostluğa duyulan düşkünlükten ve ihtiyaçların gerektirmesinden dolayı bir kent veya mıntıkada toplu olarak iskan etmek anlamına gelen "toplumsal yaşam"dır (umrandır). Çünkü ileride açıklaması yapılacağı gibi insanlar, yaşamlarını devam ettirebilmeleri için yardımlaşma ve dayanışmaya ihtiyaç duyan bir yaratılıştadır. Toplumsal yaşamın bir çeşidi "bedevilik"tir ve bu gelenek şehir­ lerin dışındaki geniş ve açık alanlarda, dağlık bölgelerde, çöllerdeki ve çöllerin etrafında­ ki yaşam şartlarının bulunduğu mıntıkalarda sürer. Bir diğer çeşidi ise şehir yaşamıdır ve etrafındaki surlarla korunaklı hale getirilmiş olan şehirlerde hüküm sürer. Toplumsal ya­ şamın her çeşidinde, topluluk halinde birlikte yaşamaktan kaynaklanan meseleler ve du­ rumlar vardır. Biz bu bölümde konuyu altı fasıla ele alarak değerlendireceğiz: Birincisi: Genel olarak toplumsal yaşam, çeşitleri ve yeryüzündeki iskan yerleri. İkincisi: Bedevi toplumunun yaşamı (El-Umranu'l-Bedevi), bedevi kabileler ve barbar toplumlar.
    ler.
    Üçüncüsü: Devletler, hilafet, hükümdarlık ve hakimiyetin dereceleri. Dördüncüsü: Şehir toplumunun yaşamı (El-Umranu'l-Hadari}, ülkeler ve şehir-
    Beşincisi: Sanayi, geçim, kazanç ve bunun yolları.
    Altıncısı: İlimler, elde edilmesi ve öğrenilmesi. Bedevi toplum yaşamını başa almamın sebebi, ilerde açıklanacağı üzere, (toplum­ sal yaşamın) diğer görünümlerinden daha eski olması ve onlardan önce gelmesidir. Hü­kümdarlığın ülkelerden ve şehirlerden önce ele alınmasının sebebi de aynıdır. Geçimi te­ min etmek, yani yaşamı devam ettirebilmek için çalışmayı ilimlerden önce ele almamın sebebine gelince, geçimi temin etmek için çalışmanın tabii (hayati) bir zaruret olması, il­ min ise tamamlayıcı ve kemale erdirici veya (hayati olmayan) bir ihtiyaç olmasıdır. Ha­yati olan ise tamamlayıcı olandan önce gelir. Sanayi konusunu kazanç konusuyla birlikte ele almamın sebebi ise, ilerde açıklanacağı gibi, sanayinin kazanç getiren faaliyetlerin içinde yer almasıdır. Doğruya ulaştıran ve bunun için yardım eden Allah'tır.