Kendini tanıma ve içindeki her şeyle arkadaş olma yolculuğunda derinleştikçe, özüne uygun yaşamaya başladığın için, içinde merhamet ve şefkat kendiliğinden gelişir. Bu da sonuç olarak seni sevgi vermek ve almak konusunda özgürleştirir.
Her hayat birden çok iplikle dokunurken ve ne doğum dediğimiz şey yegâne başlangıç ne de ölüm tam olarak sonken, nereden başlatılır ki bir insanın hayat hikâyesi?
Bir lanettir, sağlam hafıza. Yaşlı Kıbrıslı kadınlar birine beddua ettiklerinde, bariz bir kötülük gelmesini dilemezler o kişinin başına. Yıldırım düşsün, görünmez kazalar olsun veya birden kısmeti kapansın diye dua etmezler. Sadece şunu derler:
Asla unutamayasın. Mezara kadar her şeyi hatırlayasın.
İnsanlar, iyimserlerle kötümserler arasındaki farkın kişilik meselesi olduğunu varsayarlar. Oysa ben olayın temelde unutmayı başaramamakla ilgili olduğuna inanırım. Olanları hafızanızda tutma gücünüz ne kadar büyükse, iyimser olma şansınız o kadar küçüktür.