Biliyor musun?
Şiirler okuduğumuz biri vardı.
Film izlediğimiz beraber.
Yalanıma ben gibi o da gerçek diyordu.
Evrenin sonsuzluğunu biliyorduk,
maddenin kararsızlığını tartışıyorduk.
Hayatı beynimize, beynimize
kalbimize, kalbimize çekiyorduk.
Biliyor musun ?
O sen değildin…
Ben onu kaybettim
Sen de beni…


- Emre Koçak

HATİCE KESKİN, bir alıntı ekledi.
19 May 23:00 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"elbette onun gerçek olmadığını
biliyorduk
fakat huysuzluk gerçek
sevgi de öyle
ama yaban elması ağacıyla
lağımın arasında bir yerde
tıkanıp kalmış

yargıç odasında
uyuyor
ve kimse
suçlu değil."

Ben Makul Bir Adamım, Charles BukowskiBen Makul Bir Adamım, Charles Bukowski
ece, bir alıntı ekledi.
19 May 10:17

kırıyordum. madem insanın hayvandan farkı alet kullanabilmesiydi. insanın kullandığı ilk alet de başka bir insandı: ben! verilmemiş emirleri bile yerine getirmeye hazırdım. çünkü gök ile yer arasında sıkışıp kalmıştım. iki beyaz arasında. preslenmiştim. kubar gibiydim. kar topunun içine sıkıştırılmış bir çakıl taşı gibiydim. yaracak kafa arıyordum. ama kanayan sadece ellerim oluyordu. taşıyan, temizleyen, donan, çözülen, kasıklarımı okşayan, selam veren ellerim. kulaklarımı tıkayan, yüzümü kapayan, boğazımı sıkan ellerim. avuçlarımdaki çizgiler derinleşmiş, yarıklarda siyah nehirler akıyordu. simsiyah deltalar. ben yıkıyordum ama sular daima yükseliyordu. ne gelecek ne kader. hiçbiri okunmuyordu. bollaşmış derileri sıyrık, çatlamış tırnakları kırıktı. ama umursamıyorduk. ne ellerim ne de ben. bağırmıyorduk. ağlamıyorduk. yumruklar dolusu çığlıklar atmıyorduk. çünkü sessizliğin şart olduğunu biliyorduk. düşünmek için gerekiyordu.

Ziyan, Hakan GündayZiyan, Hakan Günday
Dilek Tunç, bir alıntı ekledi.
 18 May 23:43 · Kitabı okuyor

Kimin umrundaydı, annesinin, babasının, sevgilisinin, kardeşinin, gömüldükten sonra başına neler geldiği? Kimin umurundaydı, yaşarken aşık olunmuş hatta tapılmış bütün o bedenlerin, toprağın altında nelere dönüştüğü? Ben ve dünyanın bütün sıradan insanları, biz sadece, gömmeye kadar olan bölümü biliyorduk. Belki biraz da,"Sonra da böcekler gelip yiyor" diyorduk. Herkes yakılmalıydı aslında! Olması gereken buydu! En azından, o zaman bilirdik, öldükten sonra ne olduğunu
"Kül olup savruluyor insan" derdik ve kimse aksini iddia etmezdi.

Daha, Hakan GündayDaha, Hakan Günday
Aykut Ç., bir alıntı ekledi.
18 May 01:18

Yaşamak canımızı yakıyordu, çünkü canlı olduğumuzu biliyorduk; ölmek korkutmuyordu, normal ölüm kavramını yitirmiştik.

Huzursuzluğun Kitabı, Fernando PessoaHuzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa
Beyza Gökgöz, bir alıntı ekledi.
17 May 23:26 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Ben ona bazı şeyleri söylemeyi ne kadar çok istiyorsam, o da bana birşey söylemek konusunda o kadar istekliydi.
Galiba birbirimize çok benziyorduk, bu yüzden o çizgiyi ikimiz de geçmedik.
Bizi durduran neydi? Belki bendim, belki de aramızdaki her neyse. Andrew, benim ne istediğimi bildiğimi hissedene kadar daha ileri gidemeyecekti. Bunun sebebi onunda hiç bir şeyden emin olmamasıydı belki de.
Peki, iki kişi aralarında sadece çekimden fazla olduğunu inkar edemez bir haldeyken nasıl pes etmeyebilirlerdi?
Birbirimizle en güzel anılarımızı paylaşmış, başka özel şeyler de yaşamıştık. Yan yana uyumuş, birbirimize dokunmuştuk, ama yine de kalın camdan bir duvarın iki yanında duruyorduk. Uzanıp parmaklarımızla cama dokunuyor, birbirimize gözünün içine bakıyor, ne istediğimizi biliyorduk; ama cam yerinden kımıldamıyordu. Bunun sebebi ya bozulmaz bir disiplin ya da saf, katıksız bir kendi kendine işkence etme isteğiydi.

Hiçliğin Kıyısında, J. A. Redmerski (Sayfa 327 - Ephesus)Hiçliğin Kıyısında, J. A. Redmerski (Sayfa 327 - Ephesus)
Beyza Gökgöz, bir alıntı ekledi.
16 May 15:48 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

“Ian’ı kaybettiğinde suç ortağını da kaybetmiş oldun.”
“ Evet. Mezun olunca sırt çantalarımızla dünyayı gezecektik. Belki de sadece Avrupa’yı ama kafamıza koymuştuk, en azından bu kadarını planlamıştık.”
“Üniversiteye falan gitmek, kırk yıl aynı işte çalışmak istemediğimizi biliyorduk. Her yerde çalışmak, yoldayken herşeyi denemek istiyorduk.
“ Bir kişini taşıyamayacağı kadar yükün var,” dedi.
O anda Ian ile Andrew’u çok fazla düşünmediğimi, çünkü Andrew’da Ian’ı bulmaya çalıştığımı fark ettim.

Hiçliğin Kıyısında, J. A. Redmerski (Sayfa 222)Hiçliğin Kıyısında, J. A. Redmerski (Sayfa 222)

Gidecegiz deyip gidemeyenlerdniz.
Biliyorduk ki ,gidersek yol çakıll,ı az yokuş.cam kıriklarida var .
Donemeyebilirdik.

O karanlıkta hiç korkmuyorduk, çünkü biliyorduk. Dünya diye bir yer vardı ve sana verilen tüm şefkatle sen bizi orada bekliyordun. Anne, iyi ki varsın.

@kitapkokuluhatun, bir alıntı ekledi.
13 May 18:23 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Bir gün öleceğimizi hepimiz biliyorduk. Nasıl öleceğimizi ise hiçbirimiz bilmiyorduk."

Çocuk Yasası, Ian McEwanÇocuk Yasası, Ian McEwan