Evlenmeyi aklının ucundan geçirmiyor, başkalarının sıralı hayat düzenine de zerre ilgi duymuyordu. Ne toplumun 'normal' dediği yaşama ne de başkalarının hikâyelerine aldırmazdı.
Kendi sonunu düşünürken özel bir duygu hissetmiyordu ama gözlerini gökyüzünden olabildiğince uzun süre ayırmak istemiyordu. Bunun pişmanlıkla aynı şey olduğunu fark etmeden.