Bi Poşet Kitap'ın Kapak Resmi
Bi Poşet Kitap, Ay'da 172 Saat'ı inceledi.
10 Şub 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

Okuduğum her kitaba başlamadan önce yaptığım gibi bunun da arka kapağını, iç kapağını, sayfalarının kokusunu, elimde duruşunu incelemek için elime aldığımda arka kapaktaki şu yazıyı gördüm ve dehşete düştüm. Bir süre daha kitaba başlayamadım ve oturup bu söz üzerine düşünmeye başladım. Yazan şey tam olarak şuydu: “Neden Ay’dan arkamıza bakmadan kaçıp onu rahatsız etmemeyi seçtik?”

Aldığı ödülleri incelerken Tüm Zamanların En İyi Genç Yetişkin Kitabı Ödülünü almış olduğunu gördüm. “Allah Allah” dedim, “genç yetişkin ne alaka ki, bilimkurgu diye almadım mı ben bunu?” Tabii okudukça kitabın gerilim, korku, bilimkurgu, genç yetişkin türlerinin hepsine ait olabileceğini gördüm.

NASA, 40 yıllık uzun bir aradan sonra Ay’a insanlı bir yolculuk düzenlemeye karar veriyor ve kamuoyunda heyecan oluşturmak, basın desteği sağlamak, finansal gelir bulmak gibi amaçlarla dünya üzerindeki 14-18 yaş arası gençlerden bu yolculuk için kurayla 3 kişi belirliyorlar. Yanlarında 5 tecrübeli astronotla beraber bu 3 genç de Ay yolculuğuna çıkmış olacak. Fakat Ay’da kendilerini nelerin beklediğinden habersizler..

Öncelikle kitabın yarattığı ortam, dili falan çok iyiydi ama sanki kısa kesilip atılmış gibiydi birçok şey. Mesela çocukların Ay’a gitmeden önce alacakları eğitimden kısaca bahsedilip geçilmişti. Bir de mesela bütün çocukların aileleri hemencecik izin verdi Ay’a gitmelerine. Benimkiler olsa asla izin vermezdi :D Belki diyeceksiniz ki “zaten önemli olan Ay’a gitmeden öncesi değil sonrası”. Ben de diyeceğim ki, zaten Ay’da yaşadıkları olaylar da tam olarak anlatılmamıştı. Orası da kısa kesilmişti. Daha ayrıntılı, daha dehşete düşürücü bir şekilde anlatılabilirdi diye düşünüyorum. Kitap 310 sayfa olacağına 510 olsaydı, ne olurdu ki.. En azından okuyucu doymuş olurdu. Bununla birlikte kitabın sonu tam istediğim gibiydi!

Kitapta gerçek bilgilere de yer verilmiş olması, kesinlikle kitabı bir tık üste taşıyordu. Böyle Ay’a, uzaya, bilimkurguya, NASA’ya falan ilginiz varsa kesinlikle okuyun derim ben. Kitap yarattığı ortamla tüm bu bahsettiğim eksiklerini kapatıyor. Ama hem böyle şeylere aç hem de benim gibi öğrendikçe korkan birisiyseniz biraz temkinli okuyun, gündüz falan okuyun sonra ışık açık uyumak istiyorsunuz falan :D

daha fazlası için: http://biposetkitap.blogspot.com.tr/...n-harstad-kitap.html

Sevgili 1000Kitap dostlarım! İletilerimi görmezden gelseniz bile burda olmayı seviyorum :)

Arkadaşlar "adında kış kelimesi ya da kışa dair bir imge geçen yahut kış teması işlenen bir kitap" tavsiyelerinizi alabilir miyim?

arkadaşlar öğrenciler için bi Kitap Bursu başvurusu var şu an. Ayrıntılara linkten ulaşabilirsiniz. Bugün galiba son gün bence kaçırmayın!
http://biposetkitap.blogspot.com.tr/...lus-kitap-bursu.html

Bi Poşet Kitap tekrar paylaştı. 18 Ara 2015

Herkese Merhabaa!
2015'te okuduğum en iyi kitapları listeledim. Merak edenler için linki burada. Siz hangilerini okudunuz, neler düşünüyorsunuz benimle paylaşın lütfen :)
http://biposetkitap.blogspot.com.tr/...2/2015in-enleri.html

Arkadaşlar blog temamı değiştirdim, önceki temayı bilenler bi bakabilir mi nasıl olmuş ^^
http://biposetkitap.blogspot.com.tr

Şimdi size yeni bir kitap alışverişi yazım var derdim ama tepkilerden korkuyorum arkadaşlar :D

Arkadaşlar bugün harika bir indirim buldum ve birsürü kitap aldım :) Merak edenler bloguma uğrayıp bakabilir, bana tavsiyede bulunabilirler :) http://biposetkitap.blogspot.com.tr/...tap-alsverisi-2.html

Bi Poşet Kitap, Sade ve Derin'i inceledi.
03 Oca 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap bildiğiniz kültür hapı. Sinema, müzik, kitaplar, yazarlar, düşünürler, sanatçılar, resim.. Kısacası sanatın her alanına değinmiş.Birsürü izlenecek film, okunacak kitap, tanınacak insan çıkıyor karşınıza. Ama keyifle kabulleniyorsunuz onları. Deep ağır bir dille vermiyor okuyucuya tüm bunları.

İnsana, hayata, aşka dair öyle güzel tespitlerde bulunmuş ki sanırsınız bin yıl yaşamış. Fakat okudukça gördüm ki bazı şeyleri anlayabilmek için bin yıl yaşamaya gerek yok. Kendimizi hayata kapatmayalım yeter.

“Birden ve aniden, geri dönüşü olmayacak şekilde gösteri ve gösteriş toplumundan gerçek insanlar toplumuna, edebiyata, kitaba, aşka dönüşü sağlayacak bir kitap.” bu.

Tüketim toplumunu, kendine yabancılaşmayı öyle güzel işlemiş ki.. Neyse ki kendi kitabı hızlı tüketilip çabuk unutulanlardan olmayacak, mesela ben canım sıkıldıkça, hayat anlamsız gelmeye başladıkça rastgele açıp okuyacağım. Bir de işaretlediğim yerler var, “mutsuz olunduğunda okunacak” falan gibi notlar aldım.

Ertelememeyi öğrendim bir kez daha. Kendimi anlamazsam başkalarını, hayatı anlayamayacağımı öğrendim. Üstelik “Hayatın bizi anlamak gibi bir misyonu da yok”. “Kendi hikayemi yazma zamanı şimdi” dedim, ”oturup hayal kurarak yazılmıyor ama hikayeler, yolda olmak gerek.” Etrafıma, insanlara, hayata daha bir merakla, şaşkınlıkla, çocukça bir ruhla bakmam gerektiğini öğrendim.

Demem o ki, kişisel gelişim kitabı falan okumak yerine bunu okusanız hayata bakışınızı çok daha fazla değiştirir. Çünkü olduğu gibi yazmış o, içinden geldiği gibi. Bazı yazılarda bir yarım kalmışlık hissi uyandı bende; ama rahatsız etmedi. Çünkü neden? Deep bu, “illa öyle yazıyı afilli bir cümleyle bitireyim de herkes ne yazmış ama be!” desin diye yazmaz, canı isteyince başlar içini döker, söyleyecekleri bitince kalkar gider. Sonra size de oturup düşünmesi kalır.

hepsi ve daha fazlası: http://biposetkitap.blogspot.com.tr/...ne-kitap-yorumu.html

Merhaba!

Düşündüm ki kitap yorumu yapacaksam ve onları puanlamaya çalışacaksam elimde belli kriterler olmalı. Böylece bir kitapta benim için önemli olan hususları listeledim ve onların nihai puanıma ne kadar etki etmesini istediğime karar verdim. İşte bu kriterler:

-Kapak Tasarımı = %5

Evet bir kitabı kapağıyla değerlendirmenin çok da doğru bir şey olmadığını bilsem de itiraf etmeliyim ki bazı kitaplar sırf kitaplarıyla bile bize kendini okutabiliyor ya da kapağı yüzünden okumayı ertelediğimiz nice kitaplar olabiliyor. Bu yüzden puanlamamda az da olsa etkisi olacak gibi görünüyor.

-İsim - Kitap Uyumu = %5

Bazen bir kitabı ismine hayran olarak alırız fakat içeriği bize aradığımızı vermez. Bazen de bu ne absürt bir isim diyerek okumak isteyebilir ya da okumaktan vazgeçebiliriz. İstedim ki isimde bulduğumu kitapta da bulabileyim, bu yüzden isim - kitap uyumu da kriterlerim arasına girdi.

-Özgün Konu - Özgün Anlatım = %30

İsterim ki bir kitap okuyorsam bana daha önce hiç duymadığım ya da duyup da hiç o açıdan bakmadığım bir şeyler katsın. Bazen bir kitabın konusu fazlasıyla özgün olabiliyor fakat yazarın elinde harcanıyor, tüm potansiyeline rağmen gerektiği gibi anlatılamıyor. Bazen de konu gayet sıradan, alışılmış bir konu olsa bile yazar onu bambaşka bir şekilde anlatıyor ve size yeni bir bakış ya da yeni bir deneyim kazandırıyor, az malzemeyle çok iş yapıyor.

-Yazarın Dili = %30

Kitap size kendini okutuyor mu? Yazarın üslubuna, anlatışındaki akıcılığa, söylemek istediklerini anlatıp anlatamadığına gidiyor buradaki puan.

-Kitabın Dünyası = %30

Ne demek kitabın dünyası? Şöyle ki bazı kitaplar sizi içindeki dünyaya öyle bir çeker ki karakterlerle beraber hop oturup hop kalkarsınız, onlarla gülüp ağlarsınız. Bazı kitapları açtığınız an farklı boyuta geçmişsiniz, farklı hayatlarınız varmış gibi hissedersiniz. İşte aradığım tam olarak bu. Kitap bana yaşamadığım şeyleri hissettirebiliyor mu? Çünkü kitap okumak yaşamadan deneyimlemek demektir.

Peki ya siz kitap puanlarken nelere dikkat ediyorsunuz?