• 38 syf.
    ·Puan vermedi
    “Dokunulmasa da,
    Görülmese de;
    Kalpte yer verilir bazısına, nedensiz.”
    ― Cemal Süreya

    Artık sen de benim kalbimin tam ortasındasın büyük usta.

    Bu nasıl bir hayat hikayesidir. Daha önce bu kadar detaylı okumadığımdan bilmiyordum yaşanılanları…
    Bir kez daha anladım ki, başarısız ilişkilerin tek sebebi sevgisiz aile de geçen çocukluk.
    Babam ile hep mesafeliydim demiş şair. Kendi çocukluğum aklıma geldi. Kurallar yığını olan bir çocukluk… Babam asker olduğu için çok yaklaşamazdım yanına. Ev değil sanki koğuştu:)
    Şimdi gülerek anlatıyorum ama bıraktığı izler derin.
    Küçükken eve hep hediyelerle gelirdi. Ben kapıda onun bana sarılmasını kucağına almasını beklerdim. O ise genelde yorgun ve sinirli olurdu. İçten içe beni sevmediğini düşünürdüm.
    Bilirsiniz kızlar baba ya aşık büyür. Doğal olarak bu kadar kuralcı bir çocukluktan sonra içe kapanık bir çocuk yetişir. Derslerinde son derece başarılı,insan ilişkilerinde korkan bir çocuk…
    Neyse ki farkındalığı olan bir çocukmuşum ki 20’li yaşlarıma geldiğimde kendimi bulmaya başladım. Puzzle’ın eksik parçaları bir bir yerine oturuyordu. Anne babamı anlamaya başlamıştım.Müziğim dolayısıyla oluşan özgür ruhum kabuğumdan çıkardı beni. Sonunda babam ile istediğim ilişkiyi yakaladım. Ama tabi çocukluk izleri silinmedi. Bunu da ilk aşık olduğumda fark ettim. Sonuç başarısız oldu tabi. Bitmek tükenmek bilmeyen korkularım ve karşı tarafa sevgimi ifade edemeyişim… Çünkü sevgi nasıl verilir bilmiyordum.Bana verilen sadece hediyelerdi.
    Neden kendimi anlattım ? Yazının başında dediğim gibi,hikaye beni tam kalbimin ortasından vurdu. Belki ben de evlensem muhtemelen boşanır,boşanır evlenirdim :) Bilemiyorum….
    Cemal Süreya’ya gelecek olursak; böyle çalkantılı bir hayat yaşamasaydı bu muhteşem sözler çıkar mıydı ? Tabiki hayır.
    Sürekli bir sevgi arayışı…Onu anlamayan kadınlar…. Tam anlaşıldığını zannederken yine bir hayal kırıklığı.. Belki ona denk gelen kadınlarda sevmesini bilmeyenlerdi…
    Ve Memo tıpkı kendisi gibi ordan oraya atılarak bir çocukluk geçiren oğlu. Sonrasında yaşanılan trajik son :(
    Eminim Memo’da böyle olmasını istemezdi. :(
    Cemal Süreya ise yaşadığı olay sonrası halini soran dostu Muzaffer Buyrukçu’ya şöyle cevap verir;
    “Ben atlatırım bu bunalımı,hiç merak etme.”
    Sonrasında zaten hastaneye kaldırılır.Hafifçe gülümseyerek son kez bakar sevdiklerine…
    “Ölüyorum Tanrım,
    Bu da oldu işte
    Her ölüm
    Erken ölümdür
    Biliyorum Tanrım.
    Ama,ayrıca
    Aldığın şu hayat,Fena değildir.
    Üstü kalsın…”

    Bu ay ki konu anlaşıldığı üzere Cemal Süreya...
    Ben çok beğendim dergiyi.
    Kesinlikle alın ve okuyun derim.
    Hissettiklerimi bütün şeffaflığıyla paylaşmak istedim.
    Ve son bir şey eklemek istiyorum.
    Çocuklarınıza her daim "Seni Seviyorum" diyin. Bir çocuğun tek beklentisi bu çünkü.
    Sevgiler
    #jess