• 80 syf.
    ·2 günde·Beğendi·8/10
    Belki bir gün O kişi sizi bir saat bile olsa çağırır düşüncesiyle bir başkasına bağlanmamak.. Yalnızca bir ihtimal uğruna ömrünüzü gelmeyecek olana feda edecek kadar birini çok sevmek...

    Zweig ın okumuş olduğum ikinci kitabı ve yazarın ruh halini, aklından geçenleri, iç dünyasına olan ilgimi daha da arttıran bir eser.. Bu kadar kısa yazılan kitaplarla okurları bu derece etkileyebilmek gerçekten bizlere bir kez daha yazarın başarısının ne derece büyük olduğunu vurguluyor.
    Böylesine hassas ve nazik olduğunu düşündüğüm Zweig i tanımış olmayı çok isterdim..

    Hayatımız yaptığımız seçimlerin artı ve eksilerinin bedellerini ya da sevinçlerini yaşamamızla geçer. İnsan ömrü yanılgılarla ve hatalarla doludur çoğu zaman akıp gidenler arasında neleri feda ettiğimizi görmeyiz üstelik buna bir adanmışlık dahilse elimizden gidenler bu uğurda kaybettiklerimizden çok daha fazlasıdır. Şanslı olanlarımız belki yıllar sonra görür ve hayatını tekrar kazanmanın yollarına bakar eğer şanssız toplulukta isek kayıp bir ömürle siliniriz yaşamdan..
    Okuyanlarınızın aklına hataları, yanlışları, elinden kaçırdığı fırsatları gelebilir. Bu kaybedişin çoğu kişi içinse sebebi tek birşeydir, Aşk...

    Kahramanımız Bay R. çıktığı yolculuktan döndüğünde biriken mektupları arasında iki düzineden oluşan isimsiz bir zarfla karşılar ve yazarın da kitabında ki cümleler ile " Sana, beni hiç tanımamış olan sana" hitabıyla bir insanın bazen sonsuz mutluluğu bazen de yakıcı çaresizliği olan tarifsiz aşkını okumaya başlar.
    Her insanın yaşamına değmeyen duygular vardır kimisi aşkı hiç bulamaz. Kimisi ise gerçek bir bağlılığa erişecek kuvvette yaşar, işte ben buna Kara Sevda derim sevgili arkadaşlar..

    Bir insanı kendi canından çok sevecek kadar benliğini kaybetmek, yanında uyuyan insanın nefes alışlarını sayacak kadar tutkuyla aşık olmak. Her anını her saniyesini her davranışını çözümleyecek kadar O olabilmek.
    Çoğunun bende böyle seviyorum dediğini duyarsınız, çok seviyorum diye anlatırlar oysa gerçek bir sevgi dilsizdir bana göre.. Kendini kaybeden benliğin konuşması mümkün olabilir mi? Adadığın ömürsündür sen artık her şeyin ile karşındaki insansındır.
    Onsuz geçirdiğin her anı yasta geçirir benliğin, gülmek haramdır, hayata tutunmak haramdır.. Bildiğin tek yol O"na çıkar.
    Ne derece tarif edilir inanın bilmiyorum, duygular her zaman kelimelere etkili yansıyamaz, içinde hissedersin varlığında kavurucu bir ateştir ama sözcük olup çıkamaz..

    Yazarımız kadın kahramanın aşkını öyle içten öyle samimi ele almış ki ister istemez kelimelerin gücünde ve karşılıksız, çaresiz bir aşkın eziciliği altında boğuluyorsunuz evet okurken etkisi altından çıkamadığım bir boğulma takıldı göğsüme belki yaşanmış bir hikayenin sözcükler de canlandığı kısımlar içindir boğazıma takılan nefesler yine de okuyucuların çoğunu benzer hislerle ele geçirdiğini düşündüğüm bir eser " Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu "

    İsimsiz kahramanımızla duygularını paylaşırken, kitap sonunda Bay R. ve onun gibi hayatına değmiş insanların bilincinde olmayan ya da kişileri sadece kategorilere indirgeyen insalara kızmadan yapamıyorsunuz...

    Farklı bakış açılarından ele alırsak saplantılı bir aşkla kadın kahramanımıza hak vermeyenler de olabilir ama bunun için insanın ömründe gerçekten sevmemiş olması gerekir..(diye düşünüyorum.)

    Kısa ama şiddetli etkiler yaratan kitabı okumamış olan herkese kesinlikle tavsiye ediyor gerçekten zaman ayırıp incelememi okuyan arkadaşlara da teşekkür ediyorum.