• Büyük zatlar buyuruyor ki:
    Nefse en çok zor gelen şey, sual sormaktır. Çünkü insanın nefsi, bilmemeyi, sormayı gururuna yediremez, (O biliyor da ben bilmiyor muyum) der. İstişare etmek, sormak, nefsin belini kırar. Sormamak ise nefsi azdırır. Hâlbuki nefsine uyan, onu azdıran, haram işler. Haram işleye işleye küfre girer, kâfir olur. Çünkü haramı işleyince alışır, alışınca da, haramdan zevk alır. Zevk alınca da, haram olduğunu unutur, önem vermeden haramı işler. Harama önem vermeyen de kâfir olur.

    30-40 yıldır yakından tanıdığımız kimseler var. Bir kere sual sorduğuna şahit olmadık. Bir gün bir arkadaş çok bunalmış, bir sualin cevabı çok lazım olmuş. Buna rağmen, (Şunun cevabı nedir) diyemedi de, (Sen 30 yıl hocamıza soru sordun, belki şu soruyu da sormuş olabilirsin) dedi. Ancak böyle dolaylı olarak sorabildi. Böyle dolaylı olarak soramayanlar da çoktur. Nefsin gururunu, şeytanın bacağını kırmak lazımdır. Sual sormak dinimizin emridir. Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    (Bilmediğini sormamak helâl değildir.) [Taberani]

    (İlim hazinedir, anahtarı sual sormaktır. Sual sorana, Allahü teâlâ rahmet eder.) [Ebu Nuaym]

    Bir kimse, ya kibrinden dolayı sual soramaz veya cahilliğinden, bilmediğinden dolayı sual soramaz. Ancak bir şey bilen, sorabilir. Nitekim Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    (Güzel sual sormak, ilmin yarısıdır.) [Taberani]