• Şunu düşünmelisiniz; sizin okuduğunuz kitapları sizden önce hiç kimse sizin gibi okumadı. Elbette başkaları da okudu o kitabı, elbette her okur aynı satırların muhatabıydı ama o kitaptan önce okuduğunuz kitabı, ya da ondan öncesini, ondan öncesini, okuyanlar da sizinle aynı sıralamada okumadı. Her kitapta şu heyecanı duymamak işten bile değil; bir sır var ve o sır yalnızca sizin okuduğunuz kitapları, sizin okuduğunuz sıralamayla okuyan kişi için aşikâr olacak. Hayır siz derken sizin seçilmiş olduğunuzu kast etmiyorum; her kitapta her kişi için yalnızca onun fark edebileceği bir sır vardır. Okumazsa unutulup gidecek bir sır; sürekli değişen, her kitapta derinleşen, başka bir boyutunu gösteren büyük olağanüstü bir sır.

    Sırlı bir soru daha; bir kitabı okurken sadece tek bir kitap mı okuyor sayılırız? Ya o kitabın yazarının okudukları; onun o satırları yazmasına sebep olan başka yazarlar, o yazarları etkileyen başkaları... Ezele kadar uzanan bu sonsuz çokluk sizi şimdiye getirir; sizin için ve benim ya da başkaları için tarih şimdidir, bugün ve tam şimdi okuduğunuz kitapta sadece sizin için saklı olan şey: sır/his. Benjamin'in söylediği gibi bugünden geriye doğru bakınca görülmesi imkânsız olan o şey.