• Gözlerin hep derinlerde,
    Kayıp giden bir yıldız gibi.
    Gözlerin bir hüzün sarkısı.

    Bir masal kuşu konar düşlerine,
    Açılır kapısı, çocuk yalnızlığıdır.
    Kendini dinlemekten yorgun düşmüş insanlar,
    Kendi izini arayan umarsız bir dünya.
    Bak nasıl da sancılı,
    Bak nasıl da çözülüyor,
    Bak nasıl da fırtınalı!
    Yeniden ulaşmak için kendine.

    Metin Kemal Kahraman
  • Uyuyordu adam kendi yatağında. Benziyordu vücüdu bir su birikintisine.
    Bir ağaç bitmişti gözlerinde,
    Dolduruyordu boşluğu dalı, yaprağı.
    Ağacın damarları
    Kayıp bir yaşamla doluydu.
    Ağacın dalına
    Bir masal kuşu konmuştu.
    Göğsündeki yarıktan bakıyordu içeri:
    İçindeki boşluk benziyordu bir ağaca.
    Kanatlarıyla örttü göğsündeki yarığı.

    Açtı kanatlarını
    Ve yalnız bıraktığı dalını boşluğun bilinmezliğinde.
    Sohrab Sepehri
    Sayfa 82 - Ayrıntı Yayınları
  • Yaşarken kıymeti bilinmeyen sıradan anların uçuculuğu.Mutluluğu hep gelip omza konacak şatafatlı,ağır bir masal kuşu gibi hayal etme hatası.Yıllarca beklediğin şeyin,içinden geçtiği hafif anlarda kanatlanmış,minik,basit,sevinçlerden ibaret olduğunu insanın bu kadar geç anlaması,ah
  • 208 syf.
    ·7 günde·Beğendi·9/10
    "Dostum dostum güzel dostum 
    Bu ne beter çizgidir bu 
    Bu ne çıldırtan denge 
    Yaprak döker bir yanımız 
    Bir yanımız bahar bahçe."
    O türkü gönle doğunca,bütün karıncalar birleşince;fillerin sarayları yerle yeksan olur...
    Bir varmış bir varmış,bir yokmuş bir yokmuş diye başlamaz hiç bir masal ama bu masal eğer bir tekerleme ile başlasaydı böyle başlardı bence.
    Sizler insanistan da hayat ile aynı şekilde oyalanırken hayvanistanda da hayvanları oyalamak için filler görevlendirilir aynı şekilde.
    Yaşar Kemal bir masal yazmış,bu sefer uyutmak için değil uyandırmak için yazmış. Bir varmış bir yokmuş diye başlayan masallar bu kitapta bir yokmuş bir yokmuş'a dönüşmüş.
    Başladığı an canımı sıkan günümüz benzetmeleri ile o zamanda da her şeyin aynı olduğunu anlıyor insan. Sadece değişen zaman geri kalan her şey aynı.
    Ben her şeyin hakimiyim çünkü ben en büyüğüm,en liderim diyen bir beyaz fil ve ordusu,ardında ona hizmet edip karıncalara da dost gibi görünüp kuyularını kazan hüdhüd kuşu ve diğerleri. Aralarında her şeyin farkında olan "neden" diye sorguladığı için cezalandırılan,kaçan kırmızı sakallı,demirci ustası topal karınca.
    Kitabın konusu emparyalizm ile semiren kodamanlar(filler) - onların yandaşları yani (hüdhüdler) ve sömürülüp ezilenler(karıncalar) arasında geçiyor.
    Sonu da bir o kadar güzel biten Yaşar Kemal'e ait bu eseri muhakkak okumalısınız.

    Alıntılar:
    "Dünyanın bu delirmiş çağı da,bu alçalmış,bu obur,bu bencil çağı da geçecek ama ne zaman geçecek."
    "Hiçbir karıncaya göz açtırmayacak, bir tek sözcük düşündürmeyecek onlara yeni oyuncaklar bulmalıyız Karıncalar eğer düşünecek olurlarsa erinde gecinde bu özgürlük düzeninden kurtulmanın bir yolunu bulurlar. Düşünce için bu dünyada her şey sonsuzdur. Karınca da olsa düşünce bir gün bir yolunu bulup fili yener."
    "Zaten bütün yaratıklar görselerdi, duysalardı savaşı, bütün yaratıklar duyabilselerdi savaş çığlıklarını bu dünyada savaş olamazdı. Savaşın iğrençliği bilinmeyen bir şeydir de... Savaşın kötülüğü saklanan bir şeydir de, yaratıklar onun için kabul edebiliyorlar savaşı."
  • 208 syf.
    ·3 günde·Puan vermedi
    Yeryüzünün bütün karıncaları birleşince...

    Siyasal eleştirinin yapıldığı kitap fabl tarzında yazılmış,masal tadında,insanlara çok şey anlatan bir kitap.

    Huzur içinde yaşarken, bir anda hüdhüd kuşunun önderliğinde karınca ülkesini istila eden filler karıncaları vergiye bağlar,karıncalar hepsi fillerin rahat etmesi için çalışır-yalnız kırmızı sakallı topal karınca hariç- filler sultanı için sırça saray ve taht yaparlar. Kırmızı sakallı topal karınca isyan edip dağa çıkar çünkü fiiller sadece ovada gidebilmektedir. Topal karıncanın izine kimse rastlayamaz, bütün karıncaları topal karıncaya karşı örgütlemiştir filler sultanı. Onun ölüsünü ya da dirisini getirene mükafat verecektir ama bir türlü bulamazlar. Bu arada hüdhüd kuşu filler sultanına karıncaların benliğini kaybetmeleri için yapması gerekenleri söyler. İlk önce onlara dillerini unutturur daha sonra,onlara ait olmayan bir hayat sunar kendilerine.
    Bu hayata alışan karıncalar,sorgulama yeteneğini kaybederler bütün hayatları filler sultanını mutlu etmek içindir. Filler sultanı ve çevresindekiler çalışmadan yaşamaya alıştıkları için çok kilo almışlar hareket edemez olmuşlardır. Olaylar böyle devam ederken karıncalar bir gün dağdan bir türkü duyarlar,türkü özgürlükten bahsetmektedir,eskiden mutlu yaşadıklarından,aralarında ırk ayrımı yapılmadığından,beraber çalışıp beraber yediklerinden bahseder. Bu türkü karıncaları kendine getirir ve kırmızı sakallı topal karıncanın da lafını dinleyip filler diyarını yerle bir ederler.
  • Allahım, günleri bir rahmet yorganı gibi üstümüze sar ve içimizi ısıt yarabbi.
    Allahım, zamanı bizi kirlerimizden arındıran bir nehir gibi içimizden akıt yarabbi.
    Allahım, nurunla süsleyip bezediğin aydınlık akşamları, ateşi sönmeyen kandiller gibi kararan gökyüzümüze as yarabbi .
    Allahım, sıkıntılarla ağırlaşan uzun gecelerimizi hafiflet ve tünelin ucunda ışıyan güneş gibi ferah sabahlara bağla yarabbi.
    Allahım, sadece idrakine varmanın niyetiyle kuşanabildiğimiz bu meşakkatli günler hürmetine bizi çoğalt, fazlalaştır ve kalıbımıza doldur yarabbi.
    Allahım, unuttuklarımızı hatırlat, kaybettiklerimizi buldur, uzaklaştıklarımızı yakınlaştır ve yanlışlarımızı doğrulaştır yarabbi.
    Allahım, bizi hırsın köpüren denizinde dalgalara tutulmuş bir sandal gibi yalnız ve dirençsiz bırakma yarabbi.
    Allahım, öfkenin körleştiren nöbetlerinde sıtmalanan zavallı bedenlerden birine koyma ruhumuzu yarabbi.
    Allahım, yüreğimizi kinin katran kuyularından birine düşen çarpıntılardan ibaret bırakma yarabbi.
    Allahım, yalanın boyasıyla boyanmamıza, ateşiyle kavrulmamıza, neş'esiyle oynaşmamıza meydan verme yarabbi.
    Allahım, paranın cüzdanımızdan bedenimize yayılan çıldırtıcı başdöndürmelerine karşı içimizin iman ağacını bir tutamak olarak daim kıl yarabbi.
    Allahım, havaya savrulan kuru bir yaprak gibi titreyen biçare kullarının ellerini bırakma yarabbi.
    Allahım, gönüllerimizi işgal eden buzdağlarını erit, hayatın renklerinden bir gökkuşağı iklimi ile donat günlerimizi yarabbi.
    Allahım, umarsız bekleyişlerle sıkıntı duvarları ören yalnız kullarına, bir kardelen heyecanıyla filizlenen umutlar ver yarabbi.
    Allahım, sabır kalelerimizi sağlamlaştır, dünyanın oklarından bunalan göğüslerimizi tevekkül zırhıyla zırhlandır yarabbi.
    Allahım, bir masal kuşu gibi Kafdağı'nın ardına gizlenen adaleti dallarımıza kondur, düşüncelerimizde yuvalandır yarabbi.
    Allahım, yoksulları yoksulluklarıyla, zenginleri zenginlikleriyle güzelleştir, fazileti aramızda üleştir yarabbi.
    Allahım, dert çöllerinin susamış yolcularına deva, hastalıklarla kuraklaşan yağmur duacılarına şifa ulaştır yarabbi.
    Allahım, kendisiyle ve başkalarıyla konuşurken samimi, sözlerinde kavi, suskunluklarında münzevi ve adımlarında muttaki olmanın kararlılığını bağışla bilincimize yarabbi.
    Allahım, bakışımıza bir başkasının bakışı, kulağımıza bir başkasının kulağı ve sesimize bir başkasının sesi olabilme maharetini kazandır yarabbi.
    Allahım, kapıldığınız akıntıların pisliğini, koştuğumuz hedeflerin faniliğini ve kuşandığımız silahların bi'ganeliğini aşikar kıl yarabbi.
    Allahım, hatalarla irileşen bedenimizi hatalarından, günahlarla tıkanan zihnimizi günahlarından ve avuntularla avunan nefsimizi avuntulardan arındır yarabbi.
    Allahım, nice kargaşa ile gerilen hayat tellerimizi gevşet, dönüşsüz kopmalara duçar eyleme yarabbi.
    Allahım, yönsüz kaldığımızda yönümüzü, yolsuz kaldığımızda yolumuzu göster yarabbi.
    Allahım, bilemeyeceğimiz bilmeceleri sorma, taşıyamayacağımız bilgileri yükleme ve açamayacağımız kapıları açtırma yarabbi.
    Allahım, yaşayışımızı bir dua cümlesini dizer gibi kurmamıza yardım et yarabbi.
    Allahım, ümit kesilmeyecek merhametinle bizi, hayatımızı, dünyamızı temizle yarabbi.
  • Bir kuşu tutun avucunuzda, o küçücük kalbinden ne çok ses çıkar...