• Ne zorluklardan geçtik yine
    Bir olduk hep kardeş olduk
    Sarsıldıkça çarptı kalpler
    Bir olduk hep kardeş olduk

    Ey memleket uyan uyan
    İnsanlar ölüyor dayan
    Rahat değiliz ki inan
    Bir olduk hep kardeş olduk

    Erzurum da Malatya da
    Canlarımız enkazlarda
    Ciğerimiz yangın yerde
    Bir olduk hep kardeş olduk

    Böyle zamanda unut ırkı
    Ölüm ayırır senden seni
    Unutamazsın can kardeşini
    Bir olduk hep kardeş olduk

    Sızlar içimizde yara
    Başımızda bunca bela
    Sığındık biz de mevlaya
    Bir olduk hep kardeş olduk

    Varsın ses gelsin derinden
    Hissederiz hep kalbimizden
    Bir nefes yeter her ilden
    Bir olduk hep kardeş olduk.....



    Rabbim aynı acıları tekrar yaşatmasın..🌹🙏
    #Manisa
    #Ankara
    #Aydın
    #Elazığ
    #Adana
    #Hatay
    #Osmaniye
    #Tunceli
    #Gaziantep
    #Diyarbakır
    #Bitlis
    #Siirt
    #Şanlıurfa
    #Kahramanmaraş
    #Malatya
    #Adıyaman
  • Bir hüzündür
    Onun olmadığı anlarda olmak
    Nefes alıp vermeden yaşamaktır
    Onun nefesine muhtaç olmaktır
    Bir acıdır sancı ve iğne batışıdır
    Derinlere inen etlerini lime lime eden hançerdir yokluğu
    yüreğin kanamasıdır içten içe derinden derine
    Bir karanlık boş sokakta titreyen lambanın soğukluğudur onun yokluğu
    Ellerin üşümesidir bedenin buz kesmesidir
    Bir fırtınadır onun yokluğu
    Yavaş yavaş yok oluştur
    Yüzünü unutmaktır gülüşünü bakışını unutmaktır
    Sadece sadece sesidir zihinde kalan içini ısıtan
    Heyhat eller beden üşürken
    Sadece ses yeter mi ısıtmaya gönlü
    Susma içinden bağırma artık
    Seslen çağır dağların srdından
    Uzaklardayken dahi susma sessiz çığlıklarını salıver
    Çık yollara aş zorlukları at heybeni omuzuna içine sevgi aşk özlem ve sohbet doldur biraz da suskunluk koy ki onun yerını ses ve bakışın alsın elimi tuttugunda gozlerıme baktıgın anlar gibi hatırla o anı çıkar ayakkabılarını öyle gel ayakların yara olsun hisset ki gönülde bıraktıgın yarayı anla bırak kanasın ayakların kanasın ki ellerimi tutup baktıgın gözlerimin derinliklerindeki kanayan yüreğimin kanını gör
    Son sözün işte o son sözün misali bunları duymamak için bana gelirken fırtınada yürü ki kulaklarının duymak istemedıklerını fırtına gizlesin
    İnçi Kayar
    Mada’LA şiir kitabımdan
  • “uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
    dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
    deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
    ne çarşaf halden anlar ne yastık.
    girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.
    onun unutamadığın hayali,
    sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine.
    kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.
    sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

    bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
    şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin.
    gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,
    vurursun başını soğuk taş duvarlara.
    büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın.
    duyarsın,
    ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.
    sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

    bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin.
    niçin yaratıldığını.
    bu iğrenç dünyaya neden geldiğini.
    uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini.
    boşuna geçip giden günlerine yanarsın.
    dolar gözlerin, için burkulur.
    sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

    bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların.
    sevilen gözlerin erişilmezliğini.
    o hiç beklenmeyen saat geldi mi?
    düşer saçların önüne, ama bembeyaz.
    uzanır, gökyüzüne ellerin.
    ama çaresiz,
    ama yorgun,
    ama bitkin.
    bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın.
    sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.
    sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

    bir gün anlarsın hayal kurmayı;
    beklemeyi, ümit etmeyi.
    bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
    bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.
    lanet edersin yaşadığına...
    maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.
    o zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.
    seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.”
  • 210 syf.
    ·5 günde·Beğendi·9/10
    Yaşamak.. Yaşamak nedir tam olarak? Nefes almak mı? Çoğumuzun yaptığı şey bu.. Hayatın kıymetini ne kadar biliyoruz ki? Sadece yaşıyoruz, etrafımızdaki memnun etmeye çalışarak. Kendimize ise sadece nefes almak kalıyor..
    Beni derinden etkileyen bu roman Fugui isimli bir adamın hayat hikayesi.. Fugui zengin bir ailenin tek varisi. Romansa Fugui'nin bu serveti kumarda yiyip bitirmesiyle başlıyor. Sonrası mı? Sonrası hep dram..
    Yazar olay örgüsünü çok iyi kurmuş ve çok akıcı bir dille anlatmış. Kitabın nasıl bittiğini bile anlamadım. Yazar, dönemin yönetim şeklini, rejimini eleştirmiş yer yer.. (Dönemin yönetim şekli, bir okurun incelemesinde çok daha derin incelenmiş, okumanızı tavsiyeye ederim.. #37347398 ) Romanın konusuna dönecek olursak Fugui' nin başına çeşitli felaketler geliyor.. Çok kayıplar yaşıyor. Tam toparlandım dediği anlarda düşüyor.. "Durum ne kadar kötüye giderse gitsin, bir yolunu bulup ayakta durmamız gerekiyordu." diyor. Hiç bir zaman pes etmiyor. Hayatta en önemli şey de bu değil mi zaten? Herkes düşer, ama ayağa kalkıp devam edenler hedefine ulaşır. Önemli olan çabuk toparlanmak, pes etmemek..
    Ben çok beğenerek okudum bu romanı. Hatta bir kaç arkadaşıma hediye ettim. Sizlerin de okumalarını tavsiye ederim.. Keyifli okumalar.. ^^