• Dünyayı iyileştirmek, kendini iyileştirmektir. Dünyayı senin dünya görüşün yaratır. Bu sana son derece karmaşık, saçma, hatta tümüyle mantıksız gelebilir, ama dünya tam da senin düşlediğin gibidir. Onu sen hasta ediyorsun. Onu harap eden tüm çatışmaların, felaketlerin, açlığın ve işlenen suçların tek sorumlusu sadece sensin.

    Sen özünle yeniden bir bütün olduğunda, dünya ebediyen iyileşecektir!
  • Oradasın, biliyorum. Bu satırları okuyorsun. Şimdi bu satıra geçtin, kaşların çatıldı. Kafan karıştı. Kimle konuştuğumu, bu satırları kime yazdığımı anlamaya çalışıyorsun. Ben bu satırları sana yazıyorum. Ona, buna, şuna değil. Sana yazıyorum. Dünyanın her neresindesin bilmiyorum, hangi şehrin hangi sokağında okuyorsun bu yazdıklarımı bilmiyorum. Bir otobüste misin, trende misin, saat orada kaç? Bilmiyorum... Ekrana dökülen saçların ne renk inan bana tahmin edemiyorum. Ve inan bana, bunların hiçbirinin önemi yok. Saçlarının renginin, saçlarının olup olmamasının, nerede olduğunun, saatin kaç olduğunun... Tek önemli olan sensin. Bu satırları okuyor olman. Neler yaşadın, neleri atlattın, neler yaşayacaksın, neleri atlatmak zorunda kalacaksın bilmiyorum. Tek bildiğim var, bu dünyada çıkmaz sokak yok. Sonuna geldiğini düşündüğün her yolda, o yolun sonunda bir duvar da görsen adım attığında yıkılacak o duvar. Belki mahvolmuş bir haldesin, belki pes ettin, belki çaresizsin, belki artık hiçbir şeyin iyi olacağına inanmıyorsun. Ama sen bu satıra geçtiysen, hâlâ umut var demektir. Çünkü bu satırları okumaya devam ediyorsan bu satırlardan bir kurtuluş yolu, bir cevap arıyorsun demektir. Derin bir nefes al. Bir nefes daha. Ve bil ki, ‘Vardır elbet bir çıkılacak yol.’ Yeter ki o yola adımını at. O telefonu eline al, kendini tuttuğun o mesajı at. Aynanın karşısına geç, kendine bir bak. O kadar değerlisin ki kendinin kendine yazık etmesine izin verme, saçlarını tara. Bir özür dile kendinden. Kendine yaptığın haksızlıklar için, kendini soktuğun o çıkmaz sokak için, kendini suçladığın her an için özür dile kendinden. Bu dünyadaki en önemli insan sensin. Bu dünyadaki en değerli insan sensin. Başkalarına verdiğin değerin yarısını bile kendine vermediysen eğer, şimdi bir kez daha özür dile kendinden. Ve bir kez daha. Unutma, herkes gittiğinde bile ruhun seninle kalacak... Senin en yakın arkadaşın, en daimi ailen sensin.
  • Dualar eder insan
    Mutlu bir ömür için
    Sen varsan her yer huzur
    Huzurla yanar içim
    Çok Şükür bin şükür
    Seni bana verene
    Yazmasın tek günümü sensiz kadere
    Ellerimiz bir gönüllerimiz bir
    Vedalar denizler engeldir sevene
    Bu sarkı kalbimin tek sahibine
    ömürlük yarime
    Gönül eşime
    Bahar sensin bana gülüşün cennet
    Melekler nur saçmış aşkın yüzüne

    Yazmasın tek günümü sensiz kadere
    Ellerimiz bir gönüllerimiz bir
    Vedalar denizler engeldir sevene
    Bu şarkı kalbimin tek sahibine
    ömürlük yarime
    Gönül eşime
    Bahar sensin bana gülüşün cennet
    Melekler nur saçmış aşkın yüzüne
    Bu sarkı kalbimin tek sahibine
  • Sizin gösteriş dünyanıza neden ihtiyaç duyayım ki..
    Yeni bir pantolona, yeni çıkmış ürünlerinize,
    Her mevsim yenilenen kıyafet sevdanıza,
    Yediğiniz daha doğrusu hiç yiyemediğiniz, benim hergün yediğim yiyecekleri başkasıyla değilde insanların nefisleri ile paylaşmanıza..
    Bir diziye 3-4 saat harcayıp' BEN TV İZLEMEM ZATEN SADECE BİR DİZİ TEK TAKİP EDİYORUM 'larınıza..
    Et yemem Hayvanlar katlediliyor deyip suyu insafsızca harcamanıza...
    Doğmayan bebeğe yapılan baby shower' larınıza..
    Benim çocuğum hiperaktif durmuyor deyip salak bir nesil yetiştirmenize...
    Evet en iyisi sensin, sen mükemmelsin, en güzel yemek senin, en güzel kıyafetler senin, en güzel yerleri gezdin, aa siz çifte kumrular ne kadar da mutlusunuz en iyi aşk sizin,
    Sahi bu kadar mutluysanız neden anı yaşamayıp da bizi mutlu olduğunuza inandırmak çabası içindesiniz..!
  • “bir çiçek açtığında
    bir eski avluda
    diyor ki;
    çalıda sarı bir çiğdemim ben
    ve senin çok eski cümlen.
    sen otursan, gitmemiş ki! olsan
    ben sana bir eski endülüs avlusu
    istersen serin bir portofino getirsem
    ya da yedigöllerin yedisini birden.
    bir çiçek açtığında
    bir eski avluda
    diyor ki;
    her şey çok eksik ve neredeyse yok gibiyken
    buldum buluşturdum kendime geldim
    tek eksik sensin! incecik, çilli bir dille
    sen de gelsen.
    ben sana kırmızı kiremitli bir çatı
    begonviller ve bir mavi kapı
    ve illa amansız bir avlu getirsem.
    dünya soğur, akşam serinlerken,
    benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
    kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
    ve işte en geniş cümlem:
    içimi açtım sana.
    içini açmak için.”
    Birhan Keskin