• 312 syf.
    ·3 günde·Beğendi·9/10
    2004 yılında ensest,taciz tecavüz konusunu cesurca ele aldığı için yasaklanan bir kitap Yeter Tenimi Acıtmayın! Nadir de olsa Adelet yerini buluyor ve tekrar biz okuyucularla buluşuyor ve Türkiye Yayıncılar Birliği Düşünce ve Ifade Özgürlüğü Ödülünü alıyor.
    .
    Meltem Arıkan benim çok çok hayran olduğum cesur,dobra bir yazar .Şiddet görmüş, tecavüze, tacize uğramış hayatlarında travma yaşamış dört kadının diğer kadınları hatta erkekleri bile yaşama bağlamasını anlatıyor kitap bize.Evet romandaki kahramanlar belki hayal ürünü fakat olaylar gerçek!
    Birileri bu kitabın içeriğinden çok rahatsızlık duymuş "kitapta yer alan yazıların halkın ar ve hayâ duygularını incittiği, cinsi arzuları tahrik ve istismar eder nitelikte genel ahlaka aykırı olduğu" için toplatılmış. Hadi Ordan ! Çocuk istismarı ve tacizde Dünya da 3.sıradayız Neyin Ahlakı?Bu olaylar hep oldu şu an daha da vahim durumdayız .Olaylar olurken değilde okurken mi rahatsız oluyoruz yani Korkmayın bu kadar gerçeklerden hergün binlerce çocuk, kadın tecavüze, tacize uğruyor bırakın bunlarla uğraşmayı da asıl nasıl önüne geçeriz bu durumun ona bakın,ona bakalım birşeyler yapalım .
    Tüm baskılara rağmen büyük bir cesaretle elini taşın altına koyuyor Meltem Arıkan
    Bu kitap size Gül bahçeleri vadetmiyor. Rahatsız ediyor gerçekliği ile bizde biraz rahatsız olalım zaten dünya toz pembe değil.
    .
    Bir kereden çok şey oluyor!!!!!
  • "Bütün yaşam bir hikayedir ve biz de onun içindeyiz."

    Hey oradaki! Evet evet sen... Yaklaş yaklaş 2.yaşımızı kutlarken neler yaptık, neler konuştuk biraz sohbet edelim.

    Geçtiğimiz pazar günü tarih 21 Nisan'ı gösterirken Bursa okuma grubu olarak 24. buluşmamızı gerçekleştirdik. Bu demektir ki 24 ay, 2 yıl, vay be! Hani küçükken yaş konusunda ay hesabı yapılır da büyüyünce yıla döner ya heh işte öyle 2. yaşımızı doldurduk 3’ten gün alıyoruz artık.😄 Şimdi burada 24 aydır birbirimizle kurduğumuz dostluklar, paylaştığımız anılar gibi klişe cümleler kurdurtmayın bana, zaten tahmin ettiğiniz şeyler bunlar. Ama yeri gelmişken 1k Bursa Okuma Grubu'ndan yolu geçmiş, grubu bugünlere getirmiş, başından beri burada olan, sonradan gelip müdavim olan, bir kere bakıp çıkan, bir süre katkı sağlayıp artık bizle olmayan, gelmek isteyip de programını uyduramayan, bir merhaba kadar bile katkı sağlamış olan herkese çok teşekkürler. Hepimizi çok seviyorum. 😊🥰

    Tarih 21 Nisan, saat 14:00 gösterirken Gerçek Kafe Momo kitabından konuşmak için doğum günü çocuklarını ağırlamaya başlamıştı.

    https://i.hizliresim.com/9ayomO.jpg

    Saat 14:30 oldu 14:45 oldu 15:00 oldu fakat o da ne? Moderatörümüz sevgili NigRa hâlâ ortalarda yoktu. Genelde geç kalanlar olduğundan toplantıya belirlenen saatinde başlayamıyorduk, fakat bu sefer kutlama heyecanıyla herkes erkenden gelivermiş. Gelecek mi gelmeyecek mi nerede bu NigRa gergin bekleyişi devam ederken sevgili NigRa içeri girdi ("Fakat o gelecektir. birinci gelişinde ona kötü muamele yapanlar utanacaklardır.") ve o anda bir alkış kıyamet koptu gitti, o da herkesin toplanmış olmasının ve alkış tutulmasının şaşkınlığıyla bize bakakaldı.

    Nihayet toplantıya başladığımızda, kitap okumayı son güne ve hatta son saatlere bırakmasıyla meşhur Ahmed Yasir Orman arkadaşımıza ilk söz hakkını verdik ve bize kitabı özetledi. Espriler, gülüşmeler eşliğinde gayet güzel bir özet geçerek kafalardaki kesin yetiştiremedi düşüncesini de silmiş oldu. Utandık mı, hayıııııırr! =)

    Kitabın fantastik türe benzer olması hatta çocuk kitabı, masal kitabı gibi değerlendirilmesi sebebiyle kafanızda ne konuşulur ki üzerine gibi bir düşünce mevcut olabilir. Sanırım buluşmadan önce biz de çok şey konuşamayacağız gibi bir hisle gittik mekana.Fakat Semra kaynananın bile ağzını açık bırakacak derecede daldan dala daldan dala atlanılan bir tartışma oldu.

    Zaman nedir? Gerçek zaman ve hissedilen zaman arasındaki fark nedir? Bir kişinin hissettiği 24 saatin yoğunluğu ile diğerinin hissettiği 24 saatin yoğunluğu neden farklıdır? Sınav zamanları 1 saat = 24 saattir diyebilir miyiz? Pazartesi günü ile pazar günü aynı şiddette değilse zaman göreceli bir şeydir diyebilir miyiz? Ahmed Yasir Orman son gün kitabı yetiştirmek için ışık hızına nasıl yaklaşıyor? Çocuklar için 25. saat nasıl yaratılır? (İrtibat : Semra Beynel ) Zamanda yolculuk mümkün müdür? Kitabı okuduktan sonra zamanımızı boşa harcadığımızı fark etmişsek radikal bir kararla sil baştan başlamak ne kadar mümkündür? Şebnem Ferah'a mı kulak asmalıyız yoksa atalarımızı dinleyip yuvarlanmadan yosun mu tutmalıyız? Bunlar ve daha fazlası pazar günü, geçirdiğimiz dünya saatine göre 3 bize göre 10 saat sürede, Bursa'da tartışıldı; karara bağlanamadı.

    O kadar tartışmanın sonucunda tabi kan şekerimiz düştü. Dedik bari tatlı bir şeyler yiyelim. 😍

    https://i.hizliresim.com/gra86Q.jpg

    2 yaşına gelmişiz öyle aaa 2 olduk negzel deyip geçiştirmek olmazdı. Afiyetle pastamızı yedik, kitap seçimine geçtik.

    https://i.hizliresim.com/MV7pd7.jpg

    Oyladık saydık, emin olamadık tekrar saydık, geçersiz oy vardı tekrardan saydık sonuçta kazananın Açlık olduğunda hemfikir olduk. 😜

    Şu da toplu fotoğrafımız - https://i.hizliresim.com/P19klb.jpg

    E pastamızı yedik, kitabımızı seçtik,tarihi belirledik o halde olaysız dağılalım dedik ve günü sonlandırdık.

    Yazıyı kitaptan geçmiş - gelecek ve şimdiki zaman üzerine anlamlı bir pasaj ile sonlandırmak isterim.

    "Birincisi evde yoktur, gelecek.
    İkincisi çıkmış gitmiş, dönmeyecek.
    Üçünden en küçüğü evdedir.
    O olmazsa her ikisi ne edecek?
    Bildiğimiz sadece üçüncüdür.
    Çünkü birinci İkinciye dönüşmüştür.
    Sen tam onu görüyorum derken,
    Bakarsın ki, kardeşi görünmüştür."

    https://i.hizliresim.com/gra8bL.jpg
    https://i.hizliresim.com/QLqBVr.jpg (Kırmızıyı hanginiz yedi!?)

    Bir sonraki buluşma tarihi : 19 MAYIS, PAZAR
    Okunacak Kitap : Açlık

    Mekan ve saat şuanda belli değil çünkü buluşma İFTAR organizasyonlu olacak. Buraları arada bir kontrol etmeyi unutmayın.✌

    İleti için yardımcı olan Şeyda 'ya ayrıca teşekkürler...

    KATILIMCI LİSTESİ :

    1-NigRa
    2-Oğuz Beyiniz / Auri
    3-Ahmed Yasir Orman
    4-Beytullah Kurnalı
    5-Samet Ö.
    6-Semra Beynel
    7-Şeyda
    8-Gülfe
    9-Meral Başpınar
    10- endymion
    11- ÖMER
    12- Zeynep Ayva
    13- H
    14- emine¿希望
    15- Cemile Çakmak
    16- Saadet Bahar
    17- Fatih Yıldırım
    18 - Aysun Yanık
    19- Bilal Günaydın
    20- Volkan
    21- Sevgi Vatansever
    22- esra demirkol
    23- Necef Göz
  • "Pamuk ipliğinden biraz daha sağlam tek bağ: Düşünce birliği. O da rüzgârın her an tehdit ettiği bir kandil. Düşünce birliği, düşünen insanlar arasında olur. İnsanların kaçta kaçı düşünür. Düşünenlerin kaçta kaçı karşılaşır ve açılır birbirine?"
    Cemil Meriç
    Sayfa 57 - İletişim Yayınları
  • Düşünce ortamı da yok!
    Var olan şey, yıkıcı rekabet atmosferi, üst üste yığılan bilgi parçacıkları ve berbat test mantığı...
    Söyleyin; bir çocuk bunları gerçekten sevebilir mi? Seviyorsa, asıl tam da burada bir terslik bulmak gerekir ama sakın, bu "cısss" konulardandır.
    Bilişsel ilke açıktır: İnsan doğası merak üzerine kuruludur. Fakat merak kendi başına "düşünmek" demek değildir. İnsan, koşullar uygun değilse, düşünmeyi savsaklar.
    Willingham diyor ki, müfredat ve öğretmenler çocukları düşünmeye özendirmiyorsa, bir süre sonra merak duygusu ölür, ortama kayıtsızlık egemen olur.
    Nitekim günümüzde olan şey budur. Geriye standart testlerin gerektirdiği ezberler kalmıştır.
    O ezberlerin çocuklara özgü neşeyle, heyecanla, katılımla ne ilgisi olabilir!
    Şimdi durup biz yetişkinleri bütün bunları biraz daha derinden düşünmeye çağırıyorum.''
  • 352 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Fazla bir şey bahsetmeyeceğim.Zaten kitap,ilk kitabın devamıydı.
    Duygu geçişleri çok hızlı olan bir kitaptı.Bir yerde bir karaktere kızıyorsanız,birkaç sayfa sonra onu sevmeye devam etmeye başlıyorsunuz.İçindeki sözlere bayılıyorum bu serinin.Ve sonunda şu kitapta istediğimiz duyguları okuyoruz.Onur'un normale dönüşünü okuyoruz...

    !BUNDAN SONRASI SPOİLER!Dilerseniz okumayın!
    İlk olarak Ender'in hafıza kaybı,sırf kitabın sonu için kurgulanmıştı.
    Zeynep'in vurulması kimine göre doğru olsada, Onur'a üzülmesi gereken bölümde zayıf duygu yansıtılmış.
    Onur'un babası final bölümde ortaya çıktı.Çok geç olmuş bence.Yani biraz üçüncü kitaba konu çıksın diye sankii...
    Rüzgar bölümü ayrı bir düşünce karmaşası.Yani Rüzgar Zeynep için iyi mi kötü mü bilemiyorum.

    (Son bir kez okuyunca kitabın olumsuzluklarına çok deyinmişim :D Kitabı kötülemek için yazmadım,içimden geçen düşünceleri yazdım.)


    Irmak
  • Yorgun Haliç´e biraz inat
    biraz ihanet bırakıyorum
    ellerinden bir tedirginliği bir tehdidi avuçluyorum
    aklıma düşüyorsun
    düşüyorum
    düşünce
    üşüyorum
    azgın hüzünlerle körlüğüme göçüyorum
    ayrılığın saati kaç geçiyor bilmiyorum
    ama bir hiçlikteyim
    beni içinden kaç..
  • 111 syf.
    ·Beğendi·Puan vermedi
    Öncelikle kitabı hemen okuyup bitirdim. 2 gün sürdü okul, sınav vb. şeyler yüzünden. Kitabı çok beğendim ve kitapta biraz kendimi buldum.Bu yüzden başkahramanın duygusuz, kalpsiz izlemi verdiğinin söylenmesi bana söylenen sözleri hatırlattı. Kimse bilmiyordu. Ben de annemi yeni kaybettim. Hayatım boyunca hep bu adama yaftalanan sözleri işittim. Toplumun normalrına yabancı kalmış bir bireyin yargılanışı aslında günümüzün topluma aykırı görülen kişileri nasıl hakaretlerle dışladığını gösteriyor. İnsanların içini bilemezsiniz. Karşınızdaki insanlara bulunduğunuz ithamların gerçekliğini hiçbir zaman bilemiyeceğiniz için kendiniz dışındaki bireylerin hayatına burnunuzu sokmaktan vazgeçin!!! Neye göre kime göre bu ahlakın ölçütü? diyesim geldi
    başkahramanın mahkemede savcının yargılayışı karşısında. Aslında başkahramanın mahkemedeki sessizliği en iyi cevap olmuştu. Yeri geldi bn başkahramanın yerine kendimi koyup yargıca cevap vermek istedim. Kitabın sonu biraz yarım kalmış etkisi bıraktı bende ama yazarın düşünce tarzı bana pek yaban gelmese de sonunun böyle yarım bitmiş hissi bırakması bni üzdü. Yine de okumanızı tavsiye ederim.