Süeda A.

Süeda A.
@birbavulkitap39
129 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·272 syf.··
2026 3. kitabı
İlk kez bir Çin polisiyesi okudum ve açıkçası beklentimin çok üstüne çıktı. Kitabın en sevdiğim yanı, neredeyse hiçbir detayın boşa olmamasıydı. Okurken bazı şeyleri önemsiz sanıyorsunuz ama finalde dönüp dolaşıp hepsi bir yere bağlanıyor. Son sayfalarda yapbozun tamamlanışını izlemek gerçekten keyifliydi. İsimler yer yer kafamı karıştırdı ama bir süre sonra alıştım. Bunun dışında kitap bana modern polisiyelerden çok klasik dedektiflik hikâyelerini hatırlattı. Erinyeler'in arka plan hikâyesi de oldukça iyi yazılmıştı. Karakterlerin motivasyonları havada kalmıyor. Pei ortaya çıktığında onu başrol sanmıştım ama hikâyede düşündüğüm kadar büyük bir yere sahip olmadı. Bu biraz şaşırttı beni. Genel olarak sürükleyici, iyi kurgulanmış ve finali tatmin eden bir polisiye okudum. Serinin devamını merak ettirdi.
Ölüm İlanıHaohui Zhou · The Roman · 2019317 okunma
Reklam
Puan vermedi·496 syf.··
2026 2. kitabı
Kitap genel olarak oldukça akıcıydı ve beni içine çekmeyi başardı. Hikâye, farklı dini cemaatlere mensup ailelerin çocuklarını hedef alan ve 13 yıldır faaliyet gösteren bir fidyeci katilin peşine düşen Carl ve Esad’ın yürüttüğü soruşturmayı anlatıyor. Bu uzun soluklu davanın adım adım çözülüşünü takip etmek gerçekten ilgi çekiciydi. Carl karakteri zaman zaman beni biraz zorladı; kendine acıma hâlinden çıkıp davaya daha çok odaklanmasını istediğim anlar oldu. Ama buna rağmen ekip içindeki etkileşimi ve özellikle Carl ile Esad arasındaki dinamiği çok sevdim.
Flaskepost Fra PJussi Adler Olsen · Politikens Forlag · 20198 okunma
Puan vermedi·198 syf.··
2025 66. kitabı
Agatha Raisin serisinin ikinci kitabı, yine bolca kaos, merak ve eğlenceyle dolu. Carsely köyüne yeni gelen yakışıklı veteriner Paul Bladen’in gizemli ölümü, Agatha’nın dedektiflik dürtülerini yeniden harekete geçiriyor. Polis olayı kaza sansa da, Agatha işin içinde bir bit yeniği olduğuna emin ve elbette James Lacey’i de peşine takıyor. Agatha’yı bu kitapta daha da sevdim. Ciddi olmaya çalışsa da aynı zamanda saf, aceleci ve kaotik biri. Özellikle söz konusu bir erkek ya da ilginç bir dava olunca gözü hiçbir şeyi görmüyor. Polisiye kısmı çok karmaşık değil ama hikâye akıcı, temposu güzel ve kendini okutturuyor. Katili tahmin edemedim, aslında kitabın adından çıkarım yapmam gerekirdi. Genel olarak, seriye eğlenceli bir devam kitabı olmuş. İlk kitabı sevenlere kesinlikle tavsiye ederim.
The Vicious VetM. C. Beaton · St. Martins Paperbacks · 20061 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2025 65. kitabı
Agatha Raisin, Londra’daki başarılı iş hayatını geride bırakıp Cotswolds’un sakin bir köyüne yerleşmeye karar veriyor. Fakat onun hırslı, aksi ve kusurlarıyla dolu kişiliği bu sakin köye hiç uymuyor. Daha ilk günden köyün düzenini karıştırmaya başlıyor. Bir yemek yarışmasına hazır kiş götürüp kazanmayı planlarken işler tersine dönüyor: jüri üyelerinden biri ölü bulunuyor ve tüm gözler Agatha’ya çevriliyor. Agatha karakteri bana çok gerçekçi geldi. Kusurlu, inatçı, hatta zaman zaman sinir bozucu ama aynı zamanda savunmasız. Bu yönleri onu daha insana yakın kılıyor. Köy atmosferi bence biraz durağan ve fazla ilgimi çekmedi ama karakterlerin çatışmaları eğlenceliydi. Polisiye kısmı çok derin değildi, fakat serinin ilk kitabı olduğu için bunu normal karşıladım. Kitap oldukça akıcıydı. Son birkaç aydır bir türlü kitaplara yoğunlaşamıyordum, bu roman beni o reading slump’tan çıkardı. Bu yüzden olumsuz bir şey söylemek istemiyorum. Hafif, keyifli ve kolay okunan bir başlangıç kitabı. Taşra-polisiye türüne giriş yapmak isteyenler için gayet güzel bir tercih olabilir.
Tatlı ÖlümM. C. Beaton · Nemesis Kitap Yayınları · 2019121 okunma
Puan vermedi·592 syf.··
2025 64. kitabı
Dirk Pitt serisinin bu kitabında, bir nükleer cephaneliğe sahip geminin patlamasıyla başlayan olaylar zinciri, siyasi komploları tetikliyor. Okyanusun altında kurulu gizli üsler, akıl almaz kaçış planları ve uluslararası güç çekişmeleri arasında Pitt ve ekibi bir kez daha dünyanın tek kurtarıcısı rolüne soyunuyor. Yazar, Amerikalı “tek adam kahraman” imgesini parlatırken diğer ülkeleri — özellikle Japonya’yı — şeytanlaştırma yoluna gidiyor. Öyle ki, Amerika kendi yaptığında meşrulaştırılan şeyler, Japonya yapınca “kötülük” olarak lanse ediliyor. Başlarda betimlemeler gerçekten çok güçlüydü; sahneler gözümde net canlandı. Ancak ilerledikçe tasvir edilen olayların mantıksızlığı, kurguya olan inancımı yok etti. “Her kapıyı açar, her güvenliği aşar, her durumdan çıkar” klişesiyle abartılmış karakterler vardı, inandırıcılıktan son derece uzaktı. Kitap ne akıcıydı ne de merak unsurunu diri tutuyordu. Yaklaşık iki haftada bitirmemden de anlaşılacağı gibi, içine çeken bir temposu yoktu.
KıskaçClive Cussler · Altın Kitaplar · 2010112 okunma
Reklam