Çağdaş Batı toplumunda sevginin kendiliğinden ortaya çıkıveren bir duygusal tepki, insanı birdenbire pençesine alıveren karşı koyulmaz bir his olduğu sanılmaktadır.
Cinsel isteğin amacı birleşmektir. Bu sadece bedensel bir açlığın, acı veren bir gerginliğin giderilmesi değildir. Cinsel arzuyu sadece sevgi uyandırmaz. Yalnızlıktan doğan huzursuzsuzluk, hükmetmek ya da hükmedilmek isteği, kendini beğenmişlik, incitme, hatta yok etme isteği de uyandırabilir. Öyle görülüyor ki herhangi bir güçlü heyecana cinsel arzu karışabileceği gibi böylesi bir heyecan cinsel arzu uyandırabilir de, ama bunlardan sadece bir tanesi sevgidir. Çünkü birçok kişi cinsel arzuyu kafalarında sevgi düşüncesiyle bütünleştirdiği için, birbirlerine duydukları bedensel isteği kolayca sevgi sanabilmektedir.