Melisa Kesmez’in öykülerinde olağanüstü olaylar yoktur; aksine sıradanlığın içinde yankılanan sessiz bir derinlik vardır. “Çiçeklenmeler”deki karakterler; bir ilişkinin ardından kalakalmanın, geçmişle yüzleşmenin, bir eşyaya ya da bir mekâna tutunmanın getirdiği duygusal yoğunluğu yaşar. Her hikâye, bir kadının kendi iç mevsimini yaşaması gibidir. Kışla başlayan, baharla devam eden ve sonunda kendi içinde bir çiçeklenmeye varan bir süreç.
Bu anlamda kitap, kadınların görünmeyen direncine dair bir psikolojik çözümleme gibidir. Melisa Kesmez, karakterlerini birer kahraman olarak değil, “hayatta kalmaya çalışan insanlar” olarak çizer. Onların zaferi sessizdir; büyümeleri, başkaları fark etmese bile içlerinde yankılanır.
Çiçeklenme; kabuğunu kırma, yeniden yeşerme ve varoluşu kabul etme anlamına gelir. Kesmez, doğa imgelerini yalnızca arka plan olarak değil, karakterlerin iç dünyasının yansıması olarak kullanır.
Türkan sen gerçekten çok güzel bir kadınsın… çok umutlu , güzel bakış açın olan bir kadınsın… aşkı, sevmeyi o kadar naif görmüşsün ki çok sabırlıymışsın… karavan hayatın çok güzel güçlü kadını göstermiş… bu da benim hayalim… bu kitap benim bazı yönlerimi çok güzel anlatmış gibi… sayende güzel bir motive oldu Melisa Kesmez iyi ki okudum.